7
2008
Temiz Türk Blog Küresi [mim]
Bir mimi 1 ay sonra yanıtlayan var mıdır bilmiyorum ama geç olsun güç olmasın diyerek hemen konuya giriyorum. Fikirbozan yerinde bir konuya parmak basmış ve Temiz Türk Blog Küresi için neler yapılabileceği konusunda bir mim başlatmış. Daha sonra Web Öğrencisi de topu bana atmış.
1- Blog dünyamızda konu bakımından ne tür eksiklikler var. Örneğin bana göre haber yorum blog sayıları oldukça az, hatta yok.
Türkiye’de blog diyince akla ilk gelen, “Güzin abla öldüm ben, yandım ben, yok ondan bıktım yok şundan tırstım” tarzı bloglar. Üzülerek söylüyorum ki bu böyle. Açıkcası kendi adıma bu tarz “bunalım” blogları sevmediğimi belirtmek istiyorum. Ecnebi amcalarımız blog olayına çok çok farklı bir persfektiften baktıkları için daha şimdiden blog yazmayı bir sektör haline getirmeyi başardılar. Bence Türkiye’de eğitim konusunda içerik yazan blog sayısı çok az. Hepimiz blog yazıyoruz örneğin; “etkili içerik nasıl yazılabilir?, içerik yazarken nelere dikkat edilmelidir” tarzı bloglar açılsa bütün Türk blog yazarlarını etrafında toplayabilir. (bkz:Copyblogger)
2- Yazının kaynağını belirtme(me) huyumuz
Bu konuda yazmak ne kadar mantıklı bilemiyorum. Çünkü bunu daha önce defalarca tartıştık ancak bir çözüme ulaşamadık, ulaşamayacağız. Çünkü biz hazırı seven bir milletiz. Ordan burdan içerik çalıp yayınlayan bloglar, Türk Blog Küresini çöplüğe çevirdi. Hatırlarsanız daha bir kaç gün önce yazdığım yazımda bir blogun nasıl içeriklerimi arakladığını yazmıştım. Bizde şu zihniyet var: “Kaynak göstermeyim, ben yazdım sansınlar”. Yahu kardeşim ölürmüsün altına nerden alıntı yaptığını yazsan. Salak mı bu kadar millet, neyin orjinal neyin kopya olduğunu anlamayacak kadar? Dünyadaki örneklere bakın en büyük haber siteleri bile bir yerden alıntı yaptıklarını konunun altına link vererek belirtiyorlar. Biz bu zihniyetimizi değiştirmediğimiz sürece -ki değişeceğini sanmıyorum- bu böyle devam eder. “Eğitim Şart” diye boşuna dememiş Cem Yılmaz! -Geçen gün içeriğimi araklayan Electroblog, Fikirbozan’ın açtığı konuya “Blog olayını anlamaya başladım” yazmış 1 ay önce. Ama 2 gün önce gördüm ki halen alıntı ne demek anlayamamış!-
3- Popüler konular hakkında yazılar yazma huyumuz (dizi, film, msn, şarkı)
SEO yapacağım diye işin bokunu çıkaran bloglar bu kategoriye giriyor sanırım. Bazı blog yazarları Google’dan gelen ziyaretçilerin, onlar için herşey olduğunu sanıyorlar ancak yanılıyorlar. İçeriği yazmış olmak için yazarsanız o çok sevdiğiniz Google ziyaretçisi bir daha asla uğramaz blogunuza ey SEO ustasıyım diyen sevgili blog yazarları. Yeni bir dizi başladığında Google girip dizinin ismini aratın. Aynı gün içinde dizinin ismini içeren bir alan adı ya da blog açılmış oluyor. Dediğim gibi bu tarz blogların ömürleri çok kısa ama bu tarz blogları yollarından döndürmek de mümkün değil. Onlar sağ biz selamet!
4- Paylaşımcılık sıfır!
Türk blogları arasında sürekli takip ettiğim blog sayısı çok çok az. Bu takip ettiğim blogların sahipleriyle de az çok muhabbetim var. Hatta bazılarıyla sürekli fikir alışverişi yapıyoruz, yaptığımız işe sürekli yenilikler katıyoruz. Üzülerek söylüyorum ki bu irtbatta olduğum yazarların dışındaki bazı eski blog yazarları, eski olmalarının verdiği gaz ile diğer blog yazarlarından üstün sanıyorlar kendilerini ve herşeyi çok bildiklerini. Vazgeçin arkadaşlar bu işlerden! Biraz paylaşımcı olun, hani bilgi paylaşarak çoğalır dı? Bu mu sizin paylaşım anlayışınız?
5- Yorumsuz okuyucular
Bir blog yazarının yazdıklarına karşılık alacağı en büyük ödül sanırım yapılan yorumlardır. Ancak Türkler nedense yorum yazmayı pek sevmiyorlar. Okuyup geçiyorlar. Ya da abuk subuk değersiz yorumlar bırakıyorlar. Buna karşın Youtube’da bir kaç yüzbin izlenen videoların altına yazılan yorumların abukluğunu sanırım söylememe gerek yok.
Bu son maddeden sonra düşünüyorumda, Türkiye’de blogculuk nereye gider kestiremiyorum. Çünkü bizde, yüz yıllardır gelen oturmuş bazı şeyler var ve bunların değişmesi neredeyse imkansız. Türkiye’de blog yazan insanlar emeklerinin karşılıklarını gerçekten alamıyorlar. Bunun başlıca nedenleri ise kafa yapımız ve alt yapı imkanlarımız. Senelerdir değişmeyen bu iki kriter bu saatten sonra değişir mi bilen söylesin?
Eğer halen mimlenmedilerse paslarım: Ali Altuğ Koca, Henster, Ekubio, Alisko ve Hakkı Ceylan‘a.
Etiketler:blog, blog yazarları, blogger, içerik, Yazmak, Yorumlar
Şu an tam 293 kişi yazıları RSS ile takip ediyor. Sen de üye olmak ister misin? 




nanoturkiye Temmuz 7, 2008 16:03
Yabancı dillerde de içeriği çok sayıda kötü blog var, kaliteli blog sayısı da fazla. kaliteli blog sayısı çok olunca, kalitesiz bloglar göze çarpmıyor. Türkçe kaliteli blog sayısı artması lazım. Bunun için ise blog kavramını yaygınlaştırmak lazım. Her geçen gün bir arkadaşımın daha blog kavramını bilmemesi beni şaşırtıyor. Kim bilir, kaliteli blogcu olabilecek kaç tane insanımız, boş boş geziyordur?:)
Can Temmuz 7, 2008 17:59
Paylaşmak ve biz haha cidden gülesim geliyor bu halimize. Paylaşmak diye bir şey yok en azından türkiye sınırları içinde bizim için böyle. Ama hakkını yememek lazım türkiyeden değil ama yabancı forumlarda katılım sağlayan ve bilgilerini sonuna kadar herhangi bir beklenti içinde olmadan paylaşan türkler de var hakkını yememek lazım hepsi bir değil. Ve bu yüzden dir ki türkiyede forum olayı bitti/bitmek üzere (bence). Umarım yakın zamanda aynı şey blogların başına gelmesin.
mırc Ağustos 2, 2008 16:53
blog yazmak çok sevkli yaw
mirc Ağustos 2, 2008 16:57
bende yeni merak sardım bu blog işlerine ama zevkli bi iş yaw