Küfürsüz Yorumlar v1.5.1
İki gün önce Küfürsüz Yorumlar Wordpress eklentimin 1.5 versiyonunu yayımlamıştım. Bugün gelen bir geri bildirimden yola çıkarak eklentiye yeni bir özellik daha ekleyerek 1.5.1 versiyonuna ulaştım.
Bir okurum Küfürsüz Yorumlar eklentisinin sansürlediği kelimeler üzerine koyduğu “****” karakterini özelleştirebilmemiz için bir geri bildirim verdi. Ben de bu geri bildirimi değerlendirerek eklentiye yeni bir özellik kazandırdım. Küfürsüz Yorumlar v1.5.1 ile artık sansürlenen kelimelerin üzerini kapatan “****” karakterini kendinize özel bir karakter ya da isim ile değiştirebilirsiniz. Örneğin “****” yerine “—-” koyabilirsiniz. Eklentiyi farklı bir amaç için de kullanabilirsiniz. Örneğin; bu güne kadar yapılmış tüm yorumlar içerisindeki belli bir kelimeyi, sizin belirleyeceğiniz başka bir kelime ile değiştirebilirsiniz.
Bunun için aşağıdan eklentiyi indirin ve admin panelinde Ayarlar/Küfürsüz Yorumlar bölümüne giderek sansür karakterini istediğiniz gibi özelleştirin. Eğer başlangıçta herhangi bir karakter girmezseniz, varsayılan sansür karakteri “****” olacaktır.
Kurulum
- Küfürsüz Yorumlar v1.5.1′i indirin.
- Eski sürümü Wordpress admin panelinden devredışı bırakın.
- wp-content/plugins/kufursuz-yorumlar klasörü içerisindeki eski versiyona ait dosyaları silin ve v1.5 içerisindeki dosyaları kufursuz-yorumlar klasörüne kopyalayın.
- Wordpress yönetim paneli/eklentilere girerek Küfürsüz Yorumları’ı etkinleştirin.
- Hepsi bu kadar! Küfürsüz Yorumlar, otomatik olarak küfürleri engellemeye başladı (:
Eklenti ile ilgili geliştirilmesi gereken noktaları yorumlarınız ya da e-mail ile bana iletirseniz sevinirim.
Bu geri bildirim için gevv‘e teşekkür ediyorum.
Kurulum
- Küfürsüz Yorumlar v1.5′i indirin.
- Eski sürümü Wordpress admin panelinden devredışı bırakın.
- wp-content/plugins/kufursuz-yorumlar klasörü içerisindeki eski versiyona ait dosyaları silin ve v1.5 içerisindeki dosyaları kufursuz-yorumlar klasörüne kopyalayın.
- Wordpress yönetim paneli/eklentilere girerek Küfürsüz Yorumları’ı etkinleştirin.
- Hepsi bu kadar! Küfürsüz Yorumlar, otomatik olarak küfürleri engellemeye başladı. (:
Eklenti ile ilgili geliştirilmesi gereken noktaları yorumlarınız ile iletirseniz sevinirim.
Wordpress admin panelindeki özet yorumlara son
Wordpress 2.7 ile birlikte admin paneli daha derli toplu hale geldi ve bununla birlikte hayatımızı kolaylaştıran bir çok araçla tanıştık. Bunlardan birisi de admin panelindeki minyatür kutucuklar. Bu kutucuklar sayesinde normalde menülerden ulaşabileceğimiz bir çok ekrana (ör: yorum onay ekranı) bir ön izleme atıp, işlem yapabiliyoruz. “Son Yorumlar” adı altındaki bu kutucuğun bir kötü yanı var o da son yorumların sadece özetlerini vermesi. Örneğin uzunca bir yorum geldiğinde, bu yorumların sadece özetini görebildiğimiz için tek tek içerisine girip, yorumu okuyup, onay vermek tamamen zaman kaybı. Hele de benim gibi Dreamhost kullanıyorsanız, admin paneli açılırken geçen sürede çok rahat bir çay içip gelebilirsiniz (:
Neyse, bu özet zımbırtısından kurtulalım hemen.
1- wp-admin/includes klasöründeki dashboard.php dosyasını açın.
2- bu dosyanın 546. satırında
<blockquote><p><?php comment_excerpt(); ?></p></blockquote>
kodunu göreceksiniz. Buradaki <?php comment_excerpt(); ?> fonksiyonunu silip yerine <?php comment_text(); ?> fonksiyonunu yazın.
3- Yani 546. satırınız şu şekilde görünmeli:
<blockquote><p><?php comment_text(); ?></p></blockquote>
4- Modifiye ettiğiniz dashboard.php dosyasını tekrar wp-admin/includes klasörüne gönderin.
Sonuç:
Öncesi
Sonrası:
Bir de bu küçük yorum kutucuğu sadece son 5 yorumu listeliyor. Daha fazla yorumu listelemesi için de yine dashboard.php dosyanızın 440. satırına gidin ve şu kodları bulun:
while ( count( $comments ) < <strong><span style="color: #ff0000;">5</span> </strong>&& $possible = $wpdb->get_results( "SELECT * FROM $wpdb->comments ORDER BY comment_date_gmt DESC LIMIT $start, 50" ) ) {
foreach ( $possible as $comment ) {
if ( count( $comments ) >= <strong><span style="color: #ff0000;">5</span> </strong>)
Burada “5″ yazan yerler, “Son Yorumlar” alanında kaç tane yorum listeleneceğini belirliyor. Buraya 10 yazarsanız, 10 tane yorum listelenecektir.
Eğer kodlarla boğuşmak istemiyorum derseniz modifiye ettiğim dashboard.php dosyasını buradan indirebilirsiniz. Güle güle kullanın (:
Temiz Türk Blog Küresi [mim]
Bir mimi 1 ay sonra yanıtlayan var mıdır bilmiyorum ama geç olsun güç olmasın diyerek hemen konuya giriyorum. Fikirbozan yerinde bir konuya parmak basmış ve Temiz Türk Blog Küresi için neler yapılabileceği konusunda bir mim başlatmış. Daha sonra Web Öğrencisi de topu bana atmış.
1- Blog dünyamızda konu bakımından ne tür eksiklikler var. Örneğin bana göre haber yorum blog sayıları oldukça az, hatta yok.
Türkiye’de blog diyince akla ilk gelen, “Güzin abla öldüm ben, yandım ben, yok ondan bıktım yok şundan tırstım” tarzı bloglar. Üzülerek söylüyorum ki bu böyle. Açıkcası kendi adıma bu tarz “bunalım” blogları sevmediğimi belirtmek istiyorum. Ecnebi amcalarımız blog olayına çok çok farklı bir persfektiften baktıkları için daha şimdiden blog yazmayı bir sektör haline getirmeyi başardılar. Bence Türkiye’de eğitim konusunda içerik yazan blog sayısı çok az. Hepimiz blog yazıyoruz örneğin; “etkili içerik nasıl yazılabilir?, içerik yazarken nelere dikkat edilmelidir” tarzı bloglar açılsa bütün Türk blog yazarlarını etrafında toplayabilir. (bkz:Copyblogger)
2- Yazının kaynağını belirtme(me) huyumuz
Bu konuda yazmak ne kadar mantıklı bilemiyorum. Çünkü bunu daha önce defalarca tartıştık ancak bir çözüme ulaşamadık, ulaşamayacağız. Çünkü biz hazırı seven bir milletiz. Ordan burdan içerik çalıp yayınlayan bloglar, Türk Blog Küresini çöplüğe çevirdi. Hatırlarsanız daha bir kaç gün önce yazdığım yazımda bir blogun nasıl içeriklerimi arakladığını yazmıştım. Bizde şu zihniyet var: “Kaynak göstermeyim, ben yazdım sansınlar”. Yahu kardeşim ölürmüsün altına nerden alıntı yaptığını yazsan. Salak mı bu kadar millet, neyin orjinal neyin kopya olduğunu anlamayacak kadar? Dünyadaki örneklere bakın en büyük haber siteleri bile bir yerden alıntı yaptıklarını konunun altına link vererek belirtiyorlar. Biz bu zihniyetimizi değiştirmediğimiz sürece -ki değişeceğini sanmıyorum- bu böyle devam eder. “Eğitim Şart” diye boşuna dememiş Cem Yılmaz! -Geçen gün içeriğimi araklayan Electroblog, Fikirbozan’ın açtığı konuya “Blog olayını anlamaya başladım” yazmış 1 ay önce. Ama 2 gün önce gördüm ki halen alıntı ne demek anlayamamış!-
3- Popüler konular hakkında yazılar yazma huyumuz (dizi, film, msn, şarkı)
SEO yapacağım diye işin bokunu çıkaran bloglar bu kategoriye giriyor sanırım. Bazı blog yazarları Google’dan gelen ziyaretçilerin, onlar için herşey olduğunu sanıyorlar ancak yanılıyorlar. İçeriği yazmış olmak için yazarsanız o çok sevdiğiniz Google ziyaretçisi bir daha asla uğramaz blogunuza ey SEO ustasıyım diyen sevgili blog yazarları. Yeni bir dizi başladığında Google girip dizinin ismini aratın. Aynı gün içinde dizinin ismini içeren bir alan adı ya da blog açılmış oluyor. Dediğim gibi bu tarz blogların ömürleri çok kısa ama bu tarz blogları yollarından döndürmek de mümkün değil. Onlar sağ biz selamet!
4- Paylaşımcılık sıfır!
Türk blogları arasında sürekli takip ettiğim blog sayısı çok çok az. Bu takip ettiğim blogların sahipleriyle de az çok muhabbetim var. Hatta bazılarıyla sürekli fikir alışverişi yapıyoruz, yaptığımız işe sürekli yenilikler katıyoruz. Üzülerek söylüyorum ki bu irtbatta olduğum yazarların dışındaki bazı eski blog yazarları, eski olmalarının verdiği gaz ile diğer blog yazarlarından üstün sanıyorlar kendilerini ve herşeyi çok bildiklerini. Vazgeçin arkadaşlar bu işlerden! Biraz paylaşımcı olun, hani bilgi paylaşarak çoğalır dı? Bu mu sizin paylaşım anlayışınız?
5- Yorumsuz okuyucular
Bir blog yazarının yazdıklarına karşılık alacağı en büyük ödül sanırım yapılan yorumlardır. Ancak Türkler nedense yorum yazmayı pek sevmiyorlar. Okuyup geçiyorlar. Ya da abuk subuk değersiz yorumlar bırakıyorlar. Buna karşın Youtube’da bir kaç yüzbin izlenen videoların altına yazılan yorumların abukluğunu sanırım söylememe gerek yok.
Bu son maddeden sonra düşünüyorumda, Türkiye’de blogculuk nereye gider kestiremiyorum. Çünkü bizde, yüz yıllardır gelen oturmuş bazı şeyler var ve bunların değişmesi neredeyse imkansız. Türkiye’de blog yazan insanlar emeklerinin karşılıklarını gerçekten alamıyorlar. Bunun başlıca nedenleri ise kafa yapımız ve alt yapı imkanlarımız. Senelerdir değişmeyen bu iki kriter bu saatten sonra değişir mi bilen söylesin?
Eğer halen mimlenmedilerse paslarım: Ali Altuğ Koca, Henster, Ekubio, Alisko ve Hakkı Ceylan‘a.
Sweeney Todd Değerlendirme

2007 yapımı olan bu film oldukça başarılı olumuş ama filmi her izleyen beğenmeyebilir. Bu filmi beğenmeniz için, öncelikle filmin yönetmeni olan Tim Burton‘nın hayranı olmanız lazım, hatta bir kaç filmini izlemiş olmanız gerekir. Tim Burton’nun yönettiği filmlere şurdan bi bakın derim ben.
Filmde müzikal sahnelerin çok olması da belki herkes tarfından beğenilmesi sebeplerinden olabilir.Ama bu müzikal sahneler alıştığımız türde değil. Özellikle iki kişinin canladırdığı sahnelerde sölenen sözlerin, kişiler arasındaki geçişleri oldukça başarılı.
Film hakkındaki bir diğer yorumsa, Tim Burton’nun bu tarz filmlerinde görmeye alıştığımız, karanlık bir şehir teması hakkında. Bu filmdeki şehir, eski Londra. Şehrin ve filmin sahnelerinin bu denli karanlık olması, filmdeki kanlı sahnelerdeki vurguyu artırmakta, kan kırmızısı, göze alıştığımızdan farklı çarpmakta. Film vahşet içermekte ama yine Tim Burton farkıyla.. Saw ve Hostel‘deki gibi İzlerken içiniz kalkmıyor. Unutmadan belirteyim filmin göresel öğeleri yine Tim Burton imzalı Sleepy Hollow‘a (Başsız Süvari) oldukça benzemekte.
Tabi Tim Burton film yaparda başrolde Johnny Depp olmaz olur mu hiç. Johnny Depp yine başarılı bir oyunculuk örneği sergilemiş. Özellikle, filmin afişinde de görebileceğiniz cani berber makyajı oldukça iyi oturmuş.
IMDB puanı 8,0 olan filmin konusuna da değinelim biraz.
Londra’da karısı ve yeni doğmuş bebeği ile mutlu bir berber olan Benjamin Parker(Johnny Depp), karısını elde etmek isteyen şehrin hakimi tarafından, haksız yere şuçlanarak şehirden uzaklaştırılır. Ben, 15 yıl sonra kendisine bunu yapanlardan intikam almak ve karısı ile kızını bulmak için Londra’ya gelir. İsmi artık Sweeny Todd‘dur. Kendisine bunu yapanların yaşamaya hakkı olmadığını düşünür ama bu düşünce biraz daha rayından çıkarak “bu şehirdeki insanların yaşamaya hakkı olmamalıdır” şekline dönüşür ve berbere gelenleri birer birer öldürmeye başlar. Tabi öncelikli hedef hakimdir. Bereber dükkanın alt katındaki iğreç pastalar yapan kadın ise hem Mr.Todd’a aşıktır hem de öldürdüğü kişilerin cesetelerini farklı şekilde değerlendirmesine yardımcı olmaktadır. Cesetleri nası değerlendirdiklerini filmi izlediğinizde görseniz daha iyi olacak bence.
Tekrar hatırlatmakta yarar var herkesin beğenceği bir film değil ama bence aldığı puanı hak etmiş filmlerin arasında.
İyi seyirler herkese.







