Twitter avatarlarını Wordpress Yorumlarında Göstermek

Temmuz 29, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bilindiği gibi Wordpress 2.7 den sonra standart formatlı hazırlanan temalarda, yazılarınıza yapılan yorumların yanında kişinin Gravatar resmi otomatik olarak görüntüleniyor. Ancak kişinin Gravatar hesabı yoksa, ya sizin belirlediğiniz bir resim ya da Gravatar’ın varsayılan resimlerinden birisi çıkıyor. Peki ya kişinin Twitter hesabı varsa?

Gravatar hesabı olmayan birinin Twitter hesabı varsa, Twitter hesabında kullandığı profil resmini yapılan yorum içerisinde göstermek mümkün. Bunun için Twittar Wordpress eklentisi tam da aradığımız eklenti. Yaptığı iş, kişinin Gravatar ya da Twitter hesabı olup olmadığını kontrol etmek ve hangisi var ise o hesabındaki profil resmini, yaptığı yorumun içerisinde göstermek. Eklenti önce kişinin Twitter hesabı olup olmadığını Twitter API’ı sayesinde kontrol ediyor. Eğer kişinin Twitter hesabı yoksa ikincil olarak Gravatar hesabını kontrol ediyor ve bu profilindeki resmi yorumun içerisinde gösteriyor. Eğer her iki hesap da bulunmuyorsa varsayılan resmi gösteriyor.

twittar

Eklentiyi buradan indirin. Daha sonra temanızın comments.php dosyanızı açın ve şu satırları resimlerin görünmesini istediğiniz yere yerleştirin.


<?php twittar(size,placeholderimg,border,class,usegravatar,rating); ?>

Size, boder gibi alanları isteğinize göre özelleştirebilirsiniz. Mesela şu örneği kullanabilirsiniz:

<?php twittar("45","","","myimg",1,"R"); ?>

That’s all..

Wordpress’de “yorumlara kapalı” uyarısı

Temmuz 8, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Uzun zamandır Wordpress ile alakalı bir şeyler yazmadığımı farkettim.

Bugün, yeni tasarıma geçmeden önce bloguma bir bakım yapayım, hatalı ya da çalışmayan fonksiyonları düzelteyim dedim.

Bazı yazıları yorum alımına kapattığımız oluyor. Özellikle “sayfa” ları yorumlara kapatmayı tercih ediyorum. Bazen tekil yazıları da yorumlara kapattığım oluyor. Ancak şunu farkettim: yorumlara kapalı tekil sayfalarda, “bu yazı yoruma kapalıdır” uyarısı çıkıyorken, tekil yazılarda bu uyarı çıkmıyordu. Bu sorun temanın single.php dosyasındaki eksik bir koddan kaynaklanıyor.

Yazının devamı

Bir deneme yapın!!

Ocak 10, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Friendfeed Comments adlı eklentiyi bloguma kurdum. Bundan bölye, ilgili yazılarıma Friendfeed üzerinden gelen yorumların eş zamanlı olarak ilgili yazının altında görünmesini temenni ediyorum (:

Sistemi test edebilmem için bu yazıya Friendfeed üzerinden bir deneme çekerseniz mutlu, mesut, bahtiyar olurum.

Hatasız kul olmaz

Mart 17, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Blog yazmak güzeldir keyiflidir, hatta bir şeyler üretip onu binlerce kişiye ulaştırmanın ve bu binlerce kişiden iyi yada kötü birer geri dönüş almanın verdiği tadı hiç bir şey vermez bence. Blog yazarken en sık karşılaşılan problemlerden bir tanesi de imla hatalarıdır. Sonuçta ufak bir imla hatası bile yazınızın okunma sayısını ve popülerleriği etkileyebilir. Malum, dünya nezdinde 3. sınıf dünya ülkesi gibi kabul gördüğümüzden dolayı kullanılan bir çok programda Türkçe imla yanlışlarını denetlemek için bir araç yok. Hatta bazı programlarda, bırakın imla düzeltgecini -bu kelimenin patenti bana ait : P -, Türkçe arayüz desteğini bile bulabildiğime seviniyorum bazen. Sonuçta bizler Türkçe blog yazan insanlarız, İngilizce blog yazanlar için bu bir problem değil çünkü en basitinden, Wordpress’in bile içine entegre edilmiş bir imla denetleyicisi bulunuyor. Ayrıca bu iş için yazılmış yüzlerce eklentiden bahsetmiyorum bile.

Bazen öyle anlar oluyorki, bir şeyden haberdar oluyorsunuz ve bunu hemen okurlarınızla paylaşmak istiyorsunuz. Artık o konu sizin için haber niteliği taşıyordur ve asla bekleyemez. Hemen yazıp yayınlamalısınız, yoksa rahat edemezsiniz. Artık buna blog yazma hastalığımı denir, paylaşım aşkı mı denir, ne denir bilmiyorum : ) Hal böyle olunca, yazdığınız yazıya şöyle bir göz gezdirip, yapılan cümle düşüklüğü ve imla hatalarını yakalama&düzeltme imkanınız ya çok kısıtlı oluyor ya da hiç olmuyor.

Bazı okurlarımdan, bazen yazıların içerisindeki imla hatalarını bildiren e-postalar geliyor. “Hocam bak şu şu yazında şurayı yanlış yazmışsın” şeklinde ve iyi niyetli geri bildirimler bunlar. Ancak bazen öyle dönüşler oluyor ki insan “Acaba beni makine mi sanıyor” diye düşünüyor ister istemez. Tabiki elimden geldiğince yazdığım yazılardaki imla hatalarına dikkat ediyorum ancak ne kadar dikkat etsekte yukarıdaki gibi durumlarda ister istemez imla hataları yapıyoruz, affola dostlar.

hurriyet-imla.jpg

Hadi biz blog yazarları bu işi meslek olarak değilde, paylaşım aşkıyla yapıyoruz ama profesyonel olarak bu ve benzer işleri yapan insanlar da bazen bu hataları yapabiliyor. Bakın 17.03.2008 tarihli Hürriyet Gazetesi, ekonomi sayfasından bir haber size. Dimes ve Diren şaraplarının mimarı Vasfi Diren hakkında gerçekten ibret verici bir hayat hikayesi yayınlanmış. Yazının devamına ilerledikçe,  alt satırlardan birinde, yazıyı yayınlayan editörün gözünden kaçan bir cümle düşüklüğüne rastladım. Çok önemli değil tabiki ama demek istediğim o ki, hepimiz insanız ve hata yapabiliriz.

Burada sözüm, içindeki 2 kelimesinden birisi küfür olan o yorumları yazan zat-ı muhteremlere. O yorumları ve yazarlarını burada yayınlayıp teşhir etmeyi ben de bilirim fakat onların seviyesine düşme gafletinde asla bulunmayacağım. Sadece karşısındaki insanı eleştirirken onun da bir insan olabileceği gerçeğini göz önüne alarak, kendilerine yakışır bir şekilde eleştiride bulunmalarını diliyorum.

Mp3 Player şeçmek artık daha kolay…

Mart 14, 2008 tarihinde Emre Tüfekci tarafından yazıldı

Bu bloga ilk yazım ,herkese selamlar,

Sitemizinde adından da anlaşılacağı gibi teknoloji cidden herşeyimiz artık, bu konudan yola çıkarak teknoloji ürün gruplarını her birini sırayla değerlendirelim,herkes kendi bilgisi ve yorumları ile katıkada bulunsun…

İlk yazımda,tüketimi günden güne artan mp3 grubunu değerledirmeye çalışıyım,

Tüketicelerin bu ürün grubunda ,ürün çeşitliliği fazlalığından kaynaklı olarak ürün şeçmekte zorlanmaktalar.Ürün özellkilerini ve fiyat aralığını değiştiren etmenleri maddelersek,belki biraz yardımcı olmuş oluruz;

  • Ürünlerin ekranları fiyata etiki eden en büyük özleliktir,lcd ekranı olan modellerin fiyat aralığı daha yüksektir.
  • Lcd ekran özlliğine bağlı olarakta üründe video izleye bilme (mp4) özelliğini olması gene fiyatını değiştirir.Bazı ürünlerde video özelliği olmasa bile lcd ekran kullanımıda fiyatı etkiler.Tabii her lcd ekranlı olan modelde video(mp4) özelliği vardır anlamına gelmez.
  • Bazı tüketicilerin ardığı bir diğer özellikte radyo,aslında bu özelliğin yüksek hafızalı ürünlerde pek olmadığını görmekteyiz,genelde 1gb aşmayan ürünlerde daha çok görülür.Radyo özeliğinin fiyata etkisi şöledir,markalar genellikle aynı özellikli 2 model üretir,tek fark radyo özlliğidir,dolayısıyla rodyolu olan daha fiyatlıdır.
  • Ürünlerin hafızalarıda fiyata etkide bulunur,yüksek hazfıza yüksek fiyat.
  • Ürünlerin  pilerinin nasıl olduğunu değerlendirelim;genelde lcd ekranlı olan ve gb anlamında hafızası yüksek olan ürünlerin pilleri şarjlıdır,hatta birçoğunda pilleri sabittir servis müdahalesi olmadan değiştirilemez.Diğer modellerde AAA dediğimiz ince kalem pil kullanılır,tabi bunların içinde de şarj özelliği olnalarda vardır.
  • Ürünün markasıda fiyata etikde bulunur.Geçerli markalar ve no name birçok marka bulnmaktadır bu tamamiyle tüketici terciğine kalmış bişeydir.Fakat çok özellik yerine ihtiyacınızı iyi seçerek doğru markayı tercih edininmek daha doğru olur.
  • Genel bi değerlendirme olark yaptığım mp3 konusu daha da ayrıntılandırılabilir,ama bu özellikler değerlendirlerek alcanız mp3 ler büyük oranda ihtiyacınızı karşılıcaktır.
  • Mp3 ler hakında sölenebilecek bir diğer husuta ; şehir gürltüsünü duymamak için kulağımıza taktığımız bir diğer şehir gürültüsüdür ;)

Herkese iyi günler.

  

Fotoğraf merakı blog yazmayı engelliyor

Mart 10, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bunun farkına, bugün aldığım Nikon P50 sayesinde vardım. Cihazın o kadar çok detayı ve özelliği varki çözeceğim diye blogu ihmal ettim bugün. Farkettiğiniz üzere bugün bişeyler karalayamadım doğru dürüst. Napayım ama sağın solun fotoğrafını çekmekten vakit kalmadı ki. Şu satırları yazarken bile gözümden uyku akıyor. Nedeni ise bugün işlerimin çok yoğun olması ve yorulmamdan ibaret. Bugün yorum yazan arkadaşlarımın yorumlarını onayladım ama cevap veremedim sayılır. Yarından itibaren tam gaz devam dostlar. Bir de küçük tüyo; Teknoloji Herşeyim’de bomba gibi yenilikler çok yakında geliyor. Sakın “bu adam artık eskisi kadar sık yazmıyor” diye düşünmeyin. Yazmadığım bu zamanlarda, sizler için bazı yenilikleri planlayıp hemen uygulamaya geçirmek için çalışıyorum. : ) İnanın bir günün 48 saat olmasını bir çok insan gibi ben de çok istiyorum ama elimizde 24 var, o da bu kadar yetiyor : )

Bu arada Nikon P50 kullanan ya da dijital fotoğrafçılıkla ilgilenen arkadaşların fikirlerine, önerilerine ve tekniklerine ihtiyacım var. Çünkü ben fotoğrafçılıktan pek anlamam, bas-çek benimkisi daha çok. Ama bu cihazın detaylarına inince, fotoğrafçılığın aslında bir sanat olduğunu daha iyi anlıyor insan. Neyse lafı fazla uzatmayım ve sizi yeni fotoğraf makinemle çektiğim sevgili Zeytin’imin fotoğrafıyla başbaşa bırakayım : )

Yazının devamı

Blogunuzdan nefret edilmesi için 10 sebep

Mart 8, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Orjinali şurada olan ve ziyaretçilerinizin sizden nefret etme nedeni olarak gösterilen 10 madde sıralanmış. Şöyle bir bakıldığında hakikaten, ziyaretçilerinizin blogunuzu beğenmemesi için geçerli olan tüm maddeler sıralanmış. Tabi daha eklemeler de yapılabilir. Mesela bir bloga girdiğimde benim en çok nefret ettiğim şey, sayfaların geç açılmasıdır. Buradaki diğer bütün maddeler tolere edilebilir ama sayfa açılma hızı asla tolere edilemez bana göre. Çünkü ziyaretçi sizin blogunuza, bir şey hakkında bilgi almak için gelmiştir ve çok fazla beklemek kimsenin hoşuna gitmez. Açıkcası böyle yavaş açılan bloglara rastladığımda, ilk intibada oluşan olumsuz izlenim nedeniyle bir daha o blogu ziyaret edesim gelmiyor. Tabi ki bu durum, belirli bir kitleye hitap etmeyi başarmış bloglar için geçerli değil. Çünkü orada kaliteli bilgi olduğunu bilirsiniz ve yavaş açılsa dahi o blogu ziyaret etmeye devam edersiniz. Eğer blogunuz yeniyse ve bir ziyaretçi kitlesine ulaşıp onu elinizde tutmak istiyorsanız, mutlaka düzgün bir hosting firması ile çalışın yoksa başınız benimki gibi belaya girer ve hem sinir harbi yaşarsınız hem de ziyaretçilerinizi üzersiniz. Tabiki blogunuzdan ziyaretçilerinizin nefret etmesi için daha 9 neden var. Bu yararlı önerileri dilimize kazandıran Bildirgeç‘den Gigabyte‘a teşekkür ediyor ve izniyle yayınladığı yazıya yer veriyorum. [via]

1. Popup pencereler: Popup (Açılır) pencereler bir çok site ve blog tarafından yaygın olarak kullanılmakta. Genelde reklam amaçlı veya sayfa izlenme sayısını artırma amaçlı kullanılıyor. derdiniz sadece hit veya sayfa izlenme sayısı değilse ve okunmaya değer bir içeriğiniz olduğuna inanıyorsanız açılır pencereler kullanmaktan şiddetle kaçının. Zira kullanıcıyı son derece rahatsız eden bu pencereler kimi zaman gülümseyen sevimli smileycikler olsa bile ziyaretçilerinizi kaçırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

2. Yönlendirme: Ziyaretçileriniz hedef sayfaya ulaşmak için tıkladıkları bir linkte ikinci bir linkle karşılaştıklarında veya daha da kötüsü bambaşka bir sayfaya yönlendirildiklerinde kendilerini aldatılmış hissederler ve bir daha kapınızın yanından bile geçmezler. Ayrıca Google da bunu yapanlara pek iyi gözle bakmaz.

Yazının devamı

Sizi dostlarıma eklemek istiyorum!

Mart 2, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Şu blogu açtım açalı bir şeyin farkına vardım ki bunun adı dostluk. Tamam içimizden gelen herşeyi tüm çıplaklığıyla anlatmanın verdiği rahatlık hissinin de yeri bir başka ama en önemlisi dostluk sanırım. Teknoloji Herşeyim’i açtığımdan bu yana, öyle çok arkadaşım oldu ki bu blog sayesinde, asla düşünemezdim bir blogun böyle bir işe yarayacağını. Aynı işi yaptığımız insanlarla tanışıp onlarla fikir alışverişi yapmak, bilgiyi paylaşmak çok güzel. Buradan, tüm bu değerli insanlara paylaşımları ve dostlukları için teşekkür etmek istiyorum.

Bugünden itibaren, yeni yeni dostluklara adım atmak adına farklı bir uygulamaya anlasma.gifgeçiyorum Teknoloji Herşeyim’de. Bu sayede hem aynı işi yapan insanlarla tanışma hem de karşılıklı fikir alışverişi yapma imkanı bulacağımı umuyorum. Sağ sutunda Dostlar başlığı altında bulunan bağlantılarıma, gezdiğim beğendiğim blogların linkini eklemeye çalışıyorum. Ama eminim ki daha keşfedecek çok mekan var blogosferde.

Bu nedenle, bağlantılar sayfasını bugünden itibaren ayrı bir sayfada gösterip farklı bir yeniliğe gidiyorum. Bundan sonra bağlantılarıma eklediğim blogları, her sayfa değişiminde ve rastgele olarak, sayfadaki ilk konunun üzerinde linkleyeceğim. İlk örneğini şu an görüyorsunuz. Zaman içerisinde daha farklı olarak da geliştirmeye çalışacağım bu sistemi. Eğer bir blogunuz var ve linkinizi yayınlamamı istiyorsanız bana bir şekilde ulaşmanız yeterli. En basiti bu konunun altına blogunuzun adresini yorum olarak bırakırsanız ben de sizi bağlantılarıma ekleyebilirim. Karşılığında ne mi istiyorum? Hiç bir şey! Burada amacım link değişimi yapmak değil, sadece yeni ufuklara yelken açmak, fikir sihirbazı insanlarla tanışmak, paylaşmak, paylaşmak..

Asla, blogunuzun linkini yayınlamam için size de benim linkimi yayınlama şartı koşmuyorum. Eğer Teknoloji Herşeyim’i beğendiyseniz eklersiniz sizin bilebileceğiniz bir şey : ) Sakıncalı içerik barındırılmadığı sürece, bana ulaşan tüm arkadaşlarımın linklerini ana sayfadan yayınlayacağım.

Bu yazıya yorum yazarak en hızlı şekilde bana ulaşabilirsiniz. İyi bloglamalar ; )

İtiraf ediyorum Recep İvedik kedi gibi bir insan

Şubat 28, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

recep.jpg

Bugün Eda Hanım’ın blogunu gezerken bir yazı gördüm. itiraf.com da yayınlanan, Recep İvedik ile ilgili bir itiraftı bu. Ben bunun üzerine her hangi bir yorum yazmayacağım çünkü kadınları anlamak gerçekten çok zor abi : ) Kocanız, Recep İvedik gibi, osuruğuyla bira şişesini deviren orman kaçkını bir adam olsaydı ben görürdüm sizi, bakalım böyle gülebiliyor muydunuz :D

Bu arada Eda Hanım da güzel bir yorum yazmış bu itirafa. Gerçi Eda, kadını haklı bulmuş ama oda haklı kendince :) Okuyun tavsiye ederim.

yazan: blackcinn, Erkek, 37, Bursa
konu: Kadınları anlamak zor zenaat.

Hafta sonu karımla beraber Recep İvedik filmine gittik. Karım filmin başından sonuna kadar katıla katıla güldü Recep’in yaptığı kabalıklara. Güldüğü şeylere dikkat ettim, bende ayıpladığı, sinirine dokunduğu davranışlarımın benzerleri hatta abartılı hallerine gözlerinden yaşlar gelene kadar gülüyor, kendini tutamayıp bazılarını alkışlıyordu. Çıkışta ona sordum. “E madem bu kadar komik buluyorsun, aynısını ben yapınca niye bana kızıyorsun? Böyle şeyleri seviyorsan bana bayılman lazım.” dedim. Verdiği cevap; “İyi de o filmdi, bir saatte bitti. Sen gerçeksin, bir ömür bu gerçek keyif vermiyor.”

Wordpress Trackback lerini kontrol altına alın

Şubat 28, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Wordpress’de blog yazan bir çok yazar, spam yorumlardan şikayetçidir. Bu konuyla ilgili blog yazarlarına bir iki(*,$,#) tavsiyem olmuştu zamanında. Bu seferki tavsiyem gerçekten sağlam bir plugin. Eğer wordpress blogunuz trackback ve pingback lere açıksa, sizin yazınızdan alıntı yapan yazarların, alıntı yaptığına dair bir uyarısı trackback olarak yazdığınız konunun altına yorum olarak düşer. Yani kişi, sizin yazınıza, kendi web sayfasından link vermiş demektir. Ancak kötü niyetli spamciler bu trackback sistemini taklit ederek, wordpress blogunuza spam atakları düzenleyebiliyorlar. Trackback Validator’un hüneri burada devreye giriyor.

Yazının devamı

Hamdi Bey in kim olduğu ortaya çıktı

Şubat 28, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

var.jpgAcun Ilıcalı’nın ekranlarda bağımlılık yapan yarışma programı “Var mısın, Yok musun” u izlemeyen ya da duymayan varmıdır bilmiyorum. Eğer programı izliyorsanız, yarışmacıların önlerindeki kutulara belirli aralıklarla teklif veren bir bankacı olduğunu da biliyorsunuzdur. Şahsen uyuz olduğum ve yarışmacılara, başarılı bir grafik sergilediklerinde yüksek teklif vermek zorunda kalınca, sanki teklifi bana yapıyormuş gibi içten içe sevindiğim -delimiyim ne- sevgili Hamdi Bey sonunda deşifre olmuş. Aktüel dergisinin arayıp bulduğu Hamdi Bey’in asıl adı Birol Doğan. Doğan’ın asıl görevi ise, Var mısın Yok musun programında stüdyo şefliği. Aslında yarışmaya ayrı bir gizem katıyor bu Hamdi Bey ve yarışmanın bağımlılık haline dönüşmesine büyük katkısı var. Böyle deşifre olması çok iyi olmadı bence. Herkesin merak ettiği soru tabiki Hamdi Bey’in yarışmacılara gerçekten teklif yapıp yapmadığı.

Yazının devamı

Wordpress 2. yorumun onaya düşmemesi durumu

Şubat 26, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Wordpress’in varsayılan ayarlarında, eğer bir kullanıcı bir yorum yapmış ve bunu denetleyip onaylamış iseniz, bu kullanıcı 2. bir yorum yaptığında yorum sizin denetiminize düşmeden direkt olarak yayınlanır. Bu durum, yorum denetim yükünüzü hafifletmenin yanında, kötü niyetli kişilerin blogunuzda çok rahat bir şekilde spam yapmasına olanak verir. Bunu engellemenin kolay bir yolu var. Eğer Wordpress blognuzda her yorumun sizin onayınıza düşmeden yayınlanmasını istemiyorsanız; Admin paneli/Tercihler/Tartışma bölümünde “Bir yönetici her zaman yorumu onaylamalı” seçeneğini aktif hale getirin. Bu sayede, artık kullanıcının daha önce onaylı bir yorumu olsa bile, tekrar yorum yazdığında, bu yorumlar da sizin onayınıza düşecek.