Türk bloglarına neler oluyor?[MiM]

Kasım 26, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Kaç gündür bu yazıyı yazmayı planlıyorum ama bir türlü elim klavyeye gidemedi gitti! Esasında bu yazının ortaya çıkış nedeni de bu! Son 1-2 aydır Türk bloglarına bir şeyler oluyor. Takip ettiğim bir çok blog artık çok nadir olarak içerik üretiyor ya da üretmeyi bıraktı. Bu bitkin tablonun içine kendimi de dahil etmek zorundayım. Çünkü uzunca bir süredir blogumla ilgilenemiyorum. Sanki üzerime bir rehavet çökmüşcesine, elim klavyeye gitmiyor. Hatta bazı günler bloguma girip “neler oluyor diye” bile bakmadığım oluyor. Eskiden günde ortalama 2-3 içerik üretirken, bu oran 5-6 günde 1-2 içeriğe kadar geriledi. Bu durumun nedenlerini soruyorum kendime ama mantıklı bir neden de bulamıyorum. Bildiğim tek şey var ki; blogculuktan ve blog yazmaktan asla sıkılıp/bıkmış değilim. Böyle bir şey hissetmiyorum. Blogumu ve bir şeyler üretip paylaşmayı hala seviyorum ancak bir şeyler beni engelliyor..

Son bir aya kadar sadece ben bu durumdayım sanıyordum. Ancak Türk Blog Camiasındaki bir çok blog da benimde dahil olduğum bu reavete kapılmış durumda. Hepimiz çok yoğun bir iş hayatına sahibiz ancak bu durum bloglarımızla ilgilenmememize sebep oluşturmadı asla. Halen de neden değil bence. Bloguna bir şeyler yazmak isteyen insan ne yapar eder, bir yolunu bulur yazar! Çünkü blog yazmak hastalık gibi bir şey ve tedavisi yok. Az mı uykusuz kaldık? Az mı gece yarılarına kadar araştırmalar yapıp, bloglarımıza içerikler ürettik? Ama ne olduysa bu son 2 ayda oldu ve Türk blogları olarak bir durgunluk dönemine girdik.

Dediğim gibi, “Türk bloglarına neler oluyor” sorusunun net ve somut bir cevabını bulamadım. Belki de ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu bunalımlı dönem ve üzerine suyundan koyduğumuz “Ekonomik Kriz” üretkenliğimizi de ekiliyordur kim bilir?

Bu konuyu, bu başlık altında tartışalım, nedenlerini araştıralım ve  çözüm yolları bulalım istiyorum. Ayrıca blog yazarı arkadaşlarımdan rica ediyorum, bu konuyu kişisel bloglarında paylaşsınlar, yaysınlar. Bir şekilde tekrar ateşleyelim blog küreyi. Bu durgunluk dönemi, gerileme dönemine dönüşmeden kurtulalım bu üretkensizlikten..

Not: Bu durgunluğa son vermek için tüm Türk blog yazarlarından çözüm üretmesini rica ediyor ve bu konuyu bir mim haline getiriyorum. Böylelikle daha fazla blog yazarına dokunabileceğimizi düşünüyorum.

MiM in kuralları çok basit:

1- Sizce son dönemde Türk bloglarındaki durgunluk fark edilir düzeyde mi?

2- Cevabınız evet ise, sizce bu durumun nedenleri neler?

3- Bu durgunluğu gidermek ve üretilen içeriğin kalitesini yükseltmek için Türk blog yazarları olarak neler yapmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz?

4- Eklemek istedikleriniz.

5- MiM’i en az 3 arkadaşınıza paslamanızı rica ediyorum.

İlk pası,

Barış, Burak, Ali, Volkan Alabaz, Volkan Yılmaz, Nahnu, Web Öğrencisi, Gülşah, Müjdat, Erdal, Ahmet, Teakolik, Teknomobi, Sesebian, Tayfun Kurt ve Furkan‘a atıyorum.

Blogosferin en etkileyici 50 kadını

Ağustos 30, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Blog dünyası her geçen gün gelişmeye devam ediyor ve bir çok kesimin aksine bu gelişimde bayanların rolü çok yüksek. Bayanlar artık bloglar aleminde isimlerini fazlaca duyurmaya başladılar. Bu durum büyük otoritelerin de dikkatini yavaş yavaş çekmeye başladı ve bayan blog yazarları çeşitli aktivitelerle ön plana çıkmaya başladılar (bkz. En seksi blog yazarı kim?) North x East de dünyadaki en etkili 50 kadın blog yazarını seçmiş. Hatta çok iddialı bir laf da etmişler: North x East’e göre blog dünyasının hakimiyeti 20 li erkeklerden, söyleyecek sözü olan yaratıcı kadınlara çoktan geçmiş durumda.

1-  Lisa Stone, Elisa Camahort Page and Jory Des Jardins, blog yazan kadınları örgütledikleri, toplantılar ve organizasyonlar düzenleyen, kadınları blog dünyasında başarılı olmaya yönlendiren BlogHer adlı siteleriyle bir numarada.

2- Ariana Huffington, 2006′nın en etkili politik blogu seçilen, Huffington Post‘la iki numarada.

3- Gina Trapani, teknoloji, software ve daha pek çok konuda ipuçları içeren ve hayatımızı kolaylaştıran Lifehacker‘la üç numarada.

4- Pamela Jones, open source ve free software’lerle ilgili yasal konuları işlediği Groklaw‘la 4 numara.

5- Michelle Malkin, muhafazakarları destekleyen politik bloguyla 5 numara.

6- Erin Kissane, web developper’ın kutsal kitabı olarak adlandırılan, A List Apart‘la 6 numara.

7- Heather Armstrong, işinden kovulduktan sonra, eski iş arkadaşlarıyla ilgili yazmaya başladığı, samimi, dürüst ve komik tarzıyla pek çok blogger’ı etkilemiş dooce adlı bloguyla 7 numara.

8 – Xeni Jardin, Boing Boing‘le 8 numarada. Ayrıca kendisi en seksi blog yazarları arasında da bulunuyor.

9- Ana Marie Cox, Washington D.C’nin politik dedikodularını yayınladığı blogu Wonkette‘le 9 numarada.

10- Lisa Sugar, 2006′dan beri her geçen gün geliştirdiği Sugar Publishing adlı blog imparatoriçeliğiyle on numarada. [via]

Dünyada durum böyle. Peki ya Türk Blog Camiasında durum nasıl? Türk kadın blog yazarları gerçekten Türkiye’de seslerini duyurabiliyorlar mı? Henüz Türkiye olarak bloglama konusunda emekleme aşamasında olduğumuzdan dolayı kadın blog yazarlarının sayısı oldukça az. Hal böyle olunca sesini duyurabilen kadın blog yazarlarının sayısı da iki elin parmaklarını geçmiyor. Türk kadın blog yazarlarından tanıdığım isimler şöyle:

Benim bildiğim isimler bu kadar. Eminim bu sayı çok daha yüksektir. Eğer adını unuttuğum ya da bu listede ben de olmalıyım diyen bayan blog yazarlarımız varsa bu yazıya yorum yaparak haber edebilirler. Belki de bu yazı Türk bayan blog yazarlarımızı tüm blog camiasına tanıtmak adına güzel bir başlangıç olabilir ne dersiniz?

Bloglar Kitabı?

Ağustos 27, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Türk blog camiası yeni fikir ve projelere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Ahmet Çağlar Saygılı tarafından Bloglar Kitabı adı altında bir proje başlatılmış. Projenin amacı, Türkiye’deki kaliteli blogların tanıtımlarından oluşan bir kitap hazırlayıp bu kitabı ücretsiz olarak dağıtmak. Projenin ana hatlarından biraz bahsetmek gerekirse; kitaba her blog tanıtımını yollayamıyor. Sadece proje sahibi tarafından değerlendirilen(!) bloglar bu kitapta yer alacaklar. Ancak bu seçimin ne tarz kriterler taşıdığı hakkında bir bilgi yok. Anladığım kadarıyla kriter olarak popülarite göz önüne alınacak. Kitabın içerisinde toplam 200 tane blog yer alacak ve şu anki istatistiklere göre kitapta yer almak için 20 tane blog sahibi başvuru yapmış görünüyor. Eğer bu sayı 200′e ulaşırsa, kitap o zaman basıma girecek ve yalnızca 3000 adet basılacak. Kitapta yer alabilmek için tüm kriterleri karşıladığınızı varsayarsak, bunun dışında 50 YTL de katılım bedeli ödemeniz gerekiyor. Bir başka konu da kitabın ücretsiz olarak dağıtılacak olması. Bu dağıtım kitap evleri ve internet aracılığı ile yapılacak.

Fikir kulağa hoş geliyor ancak projeyi biraz eleştirmek istiyorum. Öncelikle kaç tane insan bir kitap alıp da bunun içerisineki blogların tanıtımını okur ve okuduğu bilgiler ışığında o blogu ziyaret eder konusu tartışmaya açık. Üstelik kitabı okuyabilecek insan sayısı maksimum 3000 kişi! Örnek vermek gerekirse bir çok büyük bilgisayar dergisinin web sitesi tanıtımlarını içeren sayfaları var. Ancak kaçımız bu sayfaları okuyup da ziyaret gerçekleştiriyor?  Öte yandan, gerçekten bir proje gerçekleştirilmek isteniyorsa bunun lansmanı çok iyi bir şekilde yapılmalı ve projeye uygun profesyonellikte tanıtım materyalleri hazırlanmalıdır. Aksi takdirde proje, insanlara karşı güven veren bir proje olmaktan çıkacaktır. Bloglar Kitabı’nın web sitesi ne yazık ki bir projeyi karşılayabilecek profesyonellikte hazırlanmamış.

Dediğim gibi fikir ilk başta kulağa hoş geliyor ancak proje sahiplerinin, blog yazarlarını bu proje hakkında daha net bilgilendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Blog yazarlarının bu proje hakkındaki fikirlerini ve düşüncelerini merak ediyorum?