Eagle Eye – Kartal Göz izlenimlerim
Son aylarda, Quantum of Solace, Righteous Kill gibi aksiyon dolu filmler vizyonda boy gösteriyor. Ancak ne yalan söyleyeyim, beklediğim gibi filmler değildi bunlar. Fakat aralarından bir tanesi sıyrılıp ön plana çıkıyor: Eagle Eye.
***Buradan sonrası film hakkında spoiler içerir.***
Film içerdiği teknolojik konular ile beni resmen büyüledi ve diyebilirim ki son aylarda izlediğim en iyi filmdi. Filmde ABD savunma bakanlığına ait bir süper bilgisayar başrolde. -şaka değil- Tabi bu korkunç gerçeği filmin sonunda anlıyorsunuz.
Kahramanlarımız Jerry ve Rachel’a daha önce hiç tanımadıkları bir kadından telefonlar gelmeye başlar. Politik bir suikast için kullanılacak olan kahramanlarımızın olayın aslını çözmeleri çok sürmeyecektir. Kendilerini arayan kadın, ABD savunma bakanlığının emrindeki bir süper bilgisayardır!
Bu bilgisayar, insanlar gibi düşünüp, olaylara yorum getirebilmekte ve değerlendirme yaparak kendi başına karar alabilmektedir. Aria adındaki bu süper bilgisayar, bir süre önce kendisini yöneten operatör ve Jerry’nin kardeşi olan Ethan Shaw’a durumu anlatmış ve bağımsızlık istemiştir. Bağımsızlık istemesinin nedeni olarak da; ABD yönetiminin sivilleri gözetmediğini ve onların can güvenliğini tehlikeye attığını öne sürmektedir.
3 gün önce ABD’nin Majid al-Khoei adlı teröristi yok etmek için yaptığı operasyonda, hedef çok fazla sivilin olduğu bir alanda olduğu ve görsel olarak da net tespit edilemediği için Aria hedefin orada olma ve yok edilme olasılığını %40-50 gibi bir oranla hesaplamış ve ABD’ye operasyonu iptal etmelerini önermişti. Ancak ABD başkanından alınan onayla, Aria’nın önerisi reddedildi ve bir çok sivilin olduğu alana füzeler yollandı.. Sonuç tahmin edeceğiniz gibi, yanlış hedefin bombalanmasıydı!
İşte Aria, devletin yaptığı bu hatayı Bağımsızlık Bildirgesi‘nde yer alan şu maddeye dayanarak onlara ödetmeye karar veriyor:
Devlet ne zaman kendi sonunu hazırlar duruma gelirse, insanların onu
ortadan kaldırma hakkı vardır.
Ve Aria, Giyotin Operasyonunu başlatıyor. ABD başkanı başta olmak üzere tüm komuta zincirini devlet düşmanı ilan edip bir suikast listesi hazırlıyor. Bu suikastleri organize edebilmek için ise Jerry’ye korkunç bir tuzak kuruyor. Jerry bir gün bankamatiğe kartını soktuğunda 750.000$’ın hesabına yatırıldığını görür. Duruma anlam veremeyen Jerry paranın bir kısmını çeker ve aylardır kirasını ödeyemediği evine doğru ilerler. Evine geldiğinde, ev sahibi tarafından teslim alınıp dairesine yerleştirilen bir sürü kargo kolisi görür. Kolileri açmaya başladığında korkunç gerçekle yüzleşir. Kutuların içerisinde her türlü bomba yapımında kullanılan kimyasallar, silahlar, bombalar, F16 kullanım klavuzları ve daha neler neler vardır. Tam o sırada esrarengiz bir kadın tarafından aranır ve FBI’ın 30 saniye içerisinde evinde olacağını, kendisini terörist olarak yargılayacaklarını ve idam cezası alacağını ancak bu durumdan kurtulmasının talimatlara uyarak mümkün olduğunu anlatır ve derhal evden kaçmasını söyler..
Böylelikle süper bilgisayar Aria, komuta zincirindeki üst düzey bürokratlara düzenleyeceği suikastler için Jerry’i kullanmaya başlar..
Teknolojinin korkunç yüzünü mükemmel bir biçimde anlatan Eagle Eye – Kartal Göz aksiyon ve teknoloji severlerin kaçırmaması gereken bir film. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Bilgisayar başından topluma hizmet
Bazen bir projenin bilgisayarlar tarafından yürütülebilmesi için kelimenin tam manasıyla süper bilgisayarlar gerekebiliyor. Burada bahsettiğim süper bilgisayarlar, üzerlerinde onlarca işlemci, terabytelarca harddisklere sahip uçuk bilgisayarlar. Bu tarz bilgisayarları elde etmek çok zor çünkü maliyet olarak çok pahalılar. Bu nedenle, yoğun işlemci gücü gerektiren ve insanlığın yararına olan bazı projelerde, dünyadaki bilgisayar kullanıcılarının işlemci gücünden yararlanılarak, sanal ortamda süper bilgisayarlar oluşturulabiliyor. Bu projeler tamamen gönüllülük esasına dayanıyor ve bilgisayarınızı kullanmadığınız zamanlarda toplum yararına bazı projelerde görev alabiliyorsunuz. Yapmanız gereken sadece, bilgisayarınızın başında olmadığınız zamanlarda bu projelelerin programlarını arka planda çalıştırmak.
Bu projelerin en ünlüsü Folding@Home projesi şüphesiz. Standford Üniversitesi tarafından 2000 yılında başlatılan bu proje ile büyük hesaplamalar yapmak için süper bilgisayarlar kullanmak yerine, dünya geneline yayılmış gönüllü kullanıcıların işlemci güçleri birleştirilerek sanal bir süper bilgisayar oluşturup, yoğun ve büyük hesaplamalar yapılabiliyor. Bu yapılan hesaplamalar ile de insanlığın başına musallat olan bir çok hastalık(Kanser, Parkinson v.s) hakkında hızlı araştırmalar yapılabiliyor. Bu konuyla ilgili detaylı bilgiyi şuradan alabilirsiniz.





