Bill Gates servetini dağıtıyor (muş)
Bugün posta kutuma bir zincir mail düştü. Aslında bu gelen ileti yıllardır ortalıkta dolaşıyor ama halen görmeyen vardır diye yayınlayım dedim buradan. Efenim Microsoft ve AOL servetini dağıtıyormuş. Hem de nasıl biliyor musunuz? Size gelen maili bilmem kaç tane arkadaşınıza forward ederseniz. Halen bu tarz maillere inanan varmıdır diye geçen gün arkadaşlarla konuşuyorduk. Halen o kadar çok inanan insan var ki bu maillere, Allah akıl fikir versin ne diyim. Yani bu kadar işkembeden sallanabilir. Yok füzyon üzerinde çalışıyorlarmış, yok Microsoft mahkemelerden korkuyormuş. Bir de normalde bu mailleri iletmem aslında demez mi konunun uzmanı olan vatandaş, hey yarabbim
Etkili başlık yazmanın 8 yolu
Her gün kaç tane spam posta alıyorsunuz? Ben inanın sayısını bile unutuyorum bazen. Tahmin edeceğiniz üzere hepsi reklam ağırlıklı spam mesajlar. Bu mesajları her gün almaya başladıkça artık insan benzer başlıkları görünce direkt silmeye başlıyor. Hele ki başlıktan, size bir şeylerin pazarlandığını hatta satılmak istendiğini hissettiğiniz anda film kopuyor. Çünkü insanlar, kendilerine bir şeyler satılmasını daha da ötesi dayatılmasını sevmezler. Sonrası belli:
Shift+DEL
Aynı durum blog yazarken de geçerli. Örneğin sosyal imleme sitelerini ele alalım. Türkiye’de en yaygın kullanılan ve benim de yoğunlukla imlediğim Tusul, Oyyla ve Webiket gibi servisler var. Buralara eklenen yazılarda, etkili başlığa sahip olan içerikler, daima en çok tıklanan ve buna bağlı olarak ana sayfaya en kolay çıkan içerikler oluyorlar.
Bir söz var: “Kitabın kapağına bakıp karar vermek“. Her ne kadar kitabın kapağına bakıp karar vermek istemesekte, çoğu durumda kitabın kapağı onu okuyup okumamamıza büyük bir etken oluyor. Sizi hiç tanımayan bir insan için, içeriğinizden daha önemli bir şey varsa o da “İçeriğin başlığı” dır. Ne kadar etkili bir başlık yazarsanız, içeriğinizin okunma oranı o kadar artar. Unutulmaması gereken bir diğer noktada Google‘dan gelen ziyaretçilerinizdir. İnsanlar Google‘da arama yaptıklarında karşılarına çıkan “Tıklanacak Link” aslında sizin içeriğinizin başlığıdır. Etkili olmayan bir başlığa çoğu ziyaretçi tıklamaz hatta başlığın altındaki içeriği merak bile etmez. Aynı şekilde ziyaretçileriniz eğer RSS ile blogunuzu takip ediyorsa, RSS okuyucusunu açtığında göreceği ilk şey de yine “içeriklerinizin başlıkları” olacaktır.
Bu nedenle başlık seçerken bazı önemli noktalara mutlaka dikkat edin.
1- Başlığınız bir reklam gibi görünmesin
Yukarıda bahsettiğim gibi; insanların her gün boğuştuğu binlerce spam mesaj varken ziyaretçilerinize asla ve asla reklam yapıyormuş gibi görünmeyin. Satıcı gibi görünmektense, bilgiyi paylaşmaya çalışan bir dost gibi görünmeye çalışın ve bunu başlık attığınız içeriğinizde de ziyaretçilerinize hissettirin.
Böyle yazmak yerine:
Klavyenizi Geliştirmenin En İyi Yolu Keybr Servisi
Şunu deneyin:
10 Parmak Klavye Kullanmak İçin 10 İpucu
2- Sunulan faydayı, özelliklerden ön planda tutun
Her içeriğin, ziyaretçilere sunduğu bir çok kolaylık ve bu kolaylıkları sağlayan özellikleri bulunur. Ancak insanların, bloglar aleminde yüzlerce benzeri bulunurken sizin yazdığınız içeriğe ilgi duyabilmesi için özelliklerden çok “Kazanılacak Faydayı” vurgulayan başlıklar tercih etmelisiniz. Başlık yazarken, “Neden benim yazdığım içerik tercih edilsin?” sorusunu kendinize mutlaka sorun ve uygun başlığa ondan sonra karar verin.
Bunun yerine:
Şok! 8GB kapasiteye sahip DVD çıktı
Şunu deneyin:
Artık 1 DVD ye 10 tane film sığdırabilirsiniz
3- Ziyaretçilerin tercih ettiği anahtar kelimeleri tahmin edin
Örneğin Wordpress için dış kaynaktan RSS okuma eklentisi aradığınızı düşünelim. Google‘a Wordpress yazdığınızda 174 milyon farklı sonuçla karşılaşıyorsunuz. Aramayı biraz daha geliştirip Wordpress Eklenti yazdığınızda ise 595.000 farklı sonuca ulaşıyorsunuz. Ama ben “Wordpress için RSS okutma eklentisi” arıyorum.. Şimdi de Google’a “Wordpress RSS okutma eklentisi” yazalım. Çıkan sonuç sayısı 826. İşte sizi ilk 174 milyon sonuçtan ayırıp, yazdıklarınızın boşa gitmemesini sağlayan ve sizi hedef kitlenize götürecek bir diğer teknik: “Kullanıcıların nasıl arama yaptıklarını ve kullandıkları anahtar kelimeleri tahmin etmek“. Bu teknik aynı zamanda bir SEO tekniğidir. Karşınızdaki insanın düşündüğü gibi düşünüp ona uygun bir başlık atmak size binlerce yeni ziyaretçi getirebilir.
4- Hedef kelimenizi cümlenin en başına koyun
Örneğin bir gündem maddesi hakkında yazı yazdığınızı varsayalım. Kullanacağınız anahtar kelimeyi mutlaka başlığınızın en başına yazın. Çünkü kullanıcılar bir arama motorunda arama yaptıklarında, çıkan sonuçları tek tek incelemek yerine, aradıkları hedef kelimeyi ön plana çıkaran başlıkları tarayarak seçimlerini yaparlar. Bu nedenle başlığınızdaki en önemli olduğunu düşündüğünüz kelimeyi en başa yazmaya özen göstermelisiniz. Mesela aşağıdaki örnekte, insanların konuyla ilgili olarak Google‘a ilk yazacağı anahtar kelimeler “AKP Kapatma Davası“olacaktır. Bu nedenle, bu vurguyu başlığınızın en başında yapın.
Şunun yerine;
Şok şok şok!!! Kapatma davası sonuçlanıyor, AKP kapatılıyor
Bunu deneyin;
AKP Kapatma Davasında son gelişme: İddianame kabul edildi
5- Başlıkta tekrar eden kelimeler kullanmayın
İnsanlar, bir cümle içerisinde çok fazla tekrar eden kelimeler gördüklerinde bunu reklam veya bir spam atağı olarak algılayabilir ya da “önemli bir içeriğe sahip olmayan bir başlık” gibi düşünebilirler. Yazdığınız başlıkta, tekrar eden kelimelerden mutlaka kaçının.
6- Gereksiz kelimelerle dolu bir başlık kullanmayın
İnsaların kolaylıkla algılayabileceği, gereksiz kelimelerden arınmış temiz bir başlık seçin. Seçeceğiniz kelimeler, yazdığınız içeriği tek kelimede özetleyebilir cinsten olsun. Bu sayede ziyaretçilerinize içeriğiniz hakkında ilk ön bilgiyi tam anlamıyla vermiş olacaksınız. İnsanlar kendilerine yardım edilmesinden hoşlanırlar. Hani “müşteri memnuniyeti” dediğimiz şey var ya; odaklanmanız gereken en önemli nokta işte bu. Bunu başarmak için de, temiz ve “Fayda sunan” bir başlığa ihtiyacınız var.
7- Çok uzun bir başlık seçmeyin
İçeriği ön plana çıkartacağım derken çok uzun başlıklar ile ziyaretçilerinizi yormayın. Etkili, kullanışlı, ilk görüşte kolaylıkla anlaşılabilecek, dikkat çekecek ve mümkünse 10 kelimeyi geçmeyecek başlıklar seçin. Uzun uzadıya içerikler ziyaretçilerinizi nasıl yoruyorsa, uzun başlıklar da aynı etkiyi yapıyor. Hatta bu yazı bile o kadar çok uzadı ki bir çok kişi belki 7. maddeye bile gelemeden sıkılacak : )
8- Blogunuzun adını başlığa asla yazmayın
İçeriğinizde yer vereceğiniz bir konuda ismi geçiyor bile olsa, blogunuzun adını başlığa yazmamaya özen gösterin. Çünkü bu tarz bir başlık, ziyaretçileriniz tarafından “reklam ve ziyaretçi çekme amaçlı yapılan bir kampanya” olarak algılanabilir ve beklediğiniz ilgiyi elde edemeyebilirsiniz.
Bu yukarıda yazdığım maddelere elbette her zaman uymak mümkün olmuyor. Özellikle; aceleyle bir şeyler yazmak durumunda iseniz, başlık ve içeriği yazarken gereken özeni gösteremeyebilirsiniz. Ben de bazen yazılarımı yazarken başlığa dikkat etmeyebiliyorum. Ancak sonraları, bu yazıyı yazmama neden olan bazı verileri toplayıp incelediğimde gördüm ki;
“Ziyaretçiler gibi düşünüp, onların diliyle başlık attığım yazılarım, en çok rağbet gören yazılarım olmuş”
Blogunuzda başlık atarken bu maddelere mutlaka dikkat etmenizi tavsiye ediyorum, inanın faydasını ve size yol, su, elektrik olarak dönüşünü mutlaka göreceksiniz : )
Wordpress Trackback lerini kontrol altına alın
Wordpress’de blog yazan bir çok yazar, spam yorumlardan şikayetçidir. Bu konuyla ilgili blog yazarlarına bir iki(*,$,#) tavsiyem olmuştu zamanında. Bu seferki tavsiyem gerçekten sağlam bir plugin. Eğer wordpress blogunuz trackback ve pingback lere açıksa, sizin yazınızdan alıntı yapan yazarların, alıntı yaptığına dair bir uyarısı trackback olarak yazdığınız konunun altına yorum olarak düşer. Yani kişi, sizin yazınıza, kendi web sayfasından link vermiş demektir. Ancak kötü niyetli spamciler bu trackback sistemini taklit ederek, wordpress blogunuza spam atakları düzenleyebiliyorlar. Trackback Validator’un hüneri burada devreye giriyor.
Google resim doğrulaması kırıldı
Gmail’e girerken hani şifrenizi bir kaç kez yanlış girdiğiniz zaman karşınıza bir resim doğrulaması çıkıyorya, hah işte o resim doğrulamasını kırmışlar. Sistemi nasıl geçtikleri bilinmiyor ama şimdiden, yarattıkları bot lar ile binlerce gmail hesabı alıp spam amaçlı kullanmaya başlamış bile bu vatandaşlar. Geçtiğimiz yıllarda Gmail ile ilgili önemli bir güvenlik açığı daha bulunmuş ve bir çok kişinin Gmail hesabı ele geçirilmişti hatırlarsanız. Olayla ilgili olarak, Captcha sisteminin nasıl geçildiğini belgeleyen bir kaç imaj dosyası da yayınlanmış.[via]
İmdat içeriğimi çaldılar!
Emek verip, saatlerinizi harcadığınız yazılarınızı gözünü kırpmadan çalan birileri oldu mu hiç? Blog yazıpta böyle birşey başına gelmemiş insan sayısı çok azdır heralda. Sen saatlerini verip, uykundan fedakarlık edip sayfalarca içerik üret, alemin akıllısı gelip içeriğini çalsın, utanmadan copy-paste yapıp yayınlasın. Vicdanı el veren için o kadar kolay ki bunu yapmak, copy-paste hepsi bu. Peki birader sen benim içeriğimi çaldın, kaynak göstermedin, Google bunu yer mi? Herkesi kandırabilirsiniz ama Google’ı kandırmak çok zor. Çünkü Google’ın orjinal ve kopya içeriği belirleyebilen bir takım algoritmaları var. Bu sayede, içeriğin orjinalini ilk yayınlayan site Google tarafından orjinal olarak etiketleniyor. Sizin içeriğinizi çalan site ise, aynı anahtar kelimelerle arandığında çok çok gerilerde listeleniyor. Daha da güzeli SandBox’a takılma ihtimali var.
SandBox’ı sağdan soldan duymuşsunuzdur mutlaka. Kısaca, Google’ın kopya, spam ve bilimum sakıncalı içerik üreten, ya da çeşitli hileler yaparak Google aramalarında üstlere çıkmaya çalışan siteleri hapsettiği bir modül diyebiliriz SandBox için. Eğer bir site Sandbox’a düşerse, o site artık Google sonuçlarında listelenmiyor. Yani Google tarafından cezalandırılıyor. Günümüzde, Google ile düşman olan bir sitenin yaşama şansı sıfır!
Yazının devamı
Google’ın sevmediği siteler
Şu linke tıklayın ve Google’ın söylediğine bakın. Google, zararlı içerik barındıran siteleri işaretliyorve kullanıcılar bu sitelerden birine, Google üzerinden girmek istediğinde bir uyarıyla karşılaşıyorlar. “Kötü Amaçlı Yazılım Uyarısı” adı verilen bu sistem ile, zararlı içerik yayınlayan sitelerden koruma sağlanmaya çalışılıyor.
Eğer yukarıdaki resimdeki uyarıyı dikkate almadan linke tıklayıp devam etmek isterseniz de aşağıdaki gibi bir sayfa karşılıyor sizi.
Tabiki uyarılara aldırış etmeden, linke tıklayıp siteye gidebilirsiniz de, ancak Google bunu önermiyor. StopBadware ile beraber çalışan Google, kullanıcılardan gelen geri bildirimler ile bu siteleri test ediyor ve hakikaten bu sitelerden zararlı yazılımlar yayılıyorsa, bu siteleri arama sonuçlarından ya tamamen çıkarıyor, ya da bahsettiğim gibi bir uyarı ile kullanıcıları korumaya çalışıyor. Ayrıca, söz konusu site eğer bu uyarıyı dikkate alır ve zararlı içeriği sitesinden kaldırırsa, Google bunu da, yapılan geri bildirimler ile takip ediyor ve gerekirse siteyi “zararlı” kategorisinden çıkartabiliyor.
You can choose to continue to the site at your own risk. However, please be aware that malicious software is often installed without your knowledge or permission when you visit these sites, and can include programs that delete data on your computer, steal personal information such as passwords and credit card numbers, or alter your search results. For more information on these types of sites, please visit StopBadware.org
Eğer bu şekilde zararlı yazılımlar (virüs, trojan v.s) yayan sitelere rastlarsanız şuradaki form ile bu durumu Google’a bildirebilirsiniz. Ayrıca, bu rapor ile spamdan içerik hırsızlığına kadar bir çok konu hakkındaki şikayetlerinizi de Google’a iletebilirsiniz. En azından insanlık vazifemizi yapmış oluruz ki başka kullanıcıların canları yanmasın. Bu gönderilen raporlar biraz geç incelense de kesinlikle dikkate alınıyor. -zamanında içeriğimi copy-paste şeklinde çalan bir web sitesini bu şekilde raporlayarak 1 ay içinde SandBox’a girmesini sağladım-
Facebook, gereksiz uygulamaların kökünü kazıyacak
Facebook, herkesin üzerinde uygulamalar (applications) geliştirebileceği açık bir platform haline dönüştü. Eğer Facebook’a üyeyseniz, hergün arkadaşlarınızdan onlarca uygulama talebi geldiğini görüyorsunuzdur. Facebook için uygulama geliştirenler bilirler, eğer geliştirdiğiniz uygulamaya ”invite” modülü yazarsanız, uygulama herhangi bir kullanıcı tarafından profiline eklendikten sonra, en son aşamada uygulamayı profiline ekleyen kişinin, uygulamayı diğer arkadaşlarına da gönderebileceği bir ekranla karşılaşmasını sağlayabilirsiniz. Böylelikle, 1 kişiye giden uygulama, o kişiden de en fazla 20 kişiye daha davet yoluyla gönderilebiliyor. Böylelikle, yazdığınız uygulama eğer dikkat çekecek popüler bir uygulamaysa, 1 hafta içinde yüzbinlerce kişiye yayılması çok kolay bir hal alıyor.
Ayrıca her kurduğunuz uygulama, eğer diğer arkadaşlarınızda da varsa size sürekli bildiriler gönderip duruyor. Yok şu şunu ekledi, yok bunu vampir ısırdı, yok bu arkadaşınızın kafasına taş düştü, yok o onu seviyor bu bunu dövüyor… uzayıp gider.

İşte bu noktada Facebook yeni bir yapıya geçiyor. Artık kurduğunuz uygulamalar, bir günde, bir kullanıcıya 40 taneden fazla bildiri gönderemeyecek. Ayrıca, Facebook kullanıcıları kendilerine gelen bildirimleri, spam olarak işaretleyebilecek ya da gelen bildiriyi beğendiyse bunu oylayıp arkadaşlarına gönderebilecek. Böylelikle hem gereksiz bildirilerin önüne geçilmiş olacak hem de gerçekten işe yarayan bildiriler arada kaynamamış olacak. İşin özünde şüphesizki spam bildirileri önlemek ve kaliteli içerikleri ön plana çıkarmak var.
Ayrıca uygulama yazarları, kullanıcıların uygulamalarına yaptkları yorumları ve oylamaları kendi panellerinden görebilecekler. Böylece gerçekten kaliteli iş çıkaran uygulamalar ortaya çıkmış olacak. Facebook’un hedefinde, bu tarz kaliteli uygulamaları ödüllendirmekte var. Uygulama bu hafta sonunda devereye alınacak ve önümüzdeki haftadan itibaren kullanıcılar tarafındn görülebilecek.
Facebook için aplikasyon yazmak konusunda Türkiye’de yeterli kaynak bulmak zor.Bu konu hakkında da önümüzdeki günlerde bir kaç makale ve örnek uygulamalar hazırlamayı planlıyorum.
Spam yorumlar
Teknoloji Herşeyim açıldığı günden bu yana ilk spam atağıyla karşı karşıya kaldı. Bugün sabah mail kutuma ardı ardına önce 3 sonra 18 tane spam yorum onayı düştü. Hepsi de, çeşitli illegal sitelerin reklamını yapan yabancı yayınlardı. Tabi hepsini spam olarak işaretledim.
Türkiye‘de ve dünyada bir çok blogger spam ataklarından şikayetçi ancak açık söyleyim, Teknoloji Herşeyim, daha 1. ayını doldurmamışken böyle spam ataklarına maruz kalacağını hiç tahmin etmemiştim. Bu nedenle Akismet spam engelleyicisini kullanmayı hiç düşünmedim. Ancak bir dadandılar mı ardı arkası kesilmiyor bu spamcilerin. Hala posta kutuma spam yorumlar düşmeye devam ediyor. Sanırım artık Akismet kullanmak şart oldu. Eğer sizde spam yorumlardan şikayetçi iseniz Akismet‘i bir denemenizi tavsiye ederim.








