Gilette Fusion Phenom Deneyimlerim

Ekim 22, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Fenomen Blogger Projesi kapsamında yazacağım deneyimleri son güne bıraktığımın farkındayım fakat o kadar yoğun günler geçiriyorum ki yine son dakikaya kaldı. (:

Fenomen Blogger Projesinden artık tüm blog camiasının haberi var. Bu nedenle projeyi anlatan şeyler yazmayacağım. Proje hakkında bilgi almak isteyenleri Fenomen Blogger’ın bloguna davet ediyorum.

Deneyimlerim

Phenom elime geçtikten sonra içinden çıkan pilini taktım ve jeli sürerek yüzümü hazırladım. İlk traşı olurken -bakınız olduktan sonra bile değil- aklımdan geçen ilk şey: “Yahu ben bu güne kadar ekmek bıçağıyla traş oluyormuşum” oldu. Eminim bu herkesin ortak görüşü olacak: “Gilette Fusion Phenom ile traş olurken jiletleri asla hissetmiyorsunuz”. Hele ki benim gibi, işi dolayısı ile hergün traş olmak zorunda olan kesimin içerisindeyseniz sizi ancak Gilette Fusion Phenom paklar şimdiden söyleyeyim (:

Üzerindeki 5 bıçağı sayesinde yüzünüzü tek bir kez traş ettikten sonra “sinek kaydı” tabirinin nasıl birşey olduğunu gözlerinizle görebilmeniz mümkün. Her gün traş olduğum için geleneksel jiletler ile traş olduğumda yüzüm tahriş oluyor haliyle. Ancak Phenom ile böyle bir şey söz konusu bile değil. Ayrıca üzerindeki ters tek bıçak sayesinde faulleri düzeltmek ve top sakala şekil vermek çok kolay. Kıpraşım olayı ise traş keyfine ayrı bir keyif katıyor. Berberde ustura ile traş olurken, sakalın kesilirken çıkardığı “hırıştırlar” kimilerinin traş keyfidir. Benim için de öyle. Kıpraşımı çalıştırınca ara ara, ustura ile traş olurken duyduğunuz o “hışırtıları” duyabiliyorsunuz.

Şunu da belirtmekte fayda var: Ben eskiden beridir Gilette kullanıcısıyım. Bundan önceki nesil Gilette ürünlerinin hepsini kullandım. Ancak Fusion Phenom, serinin en iyi, en rahat ve keyifli traşını sunuyor bu bir gerçek.

Aklımdan geçen bir “öncesi, sonrası” uygulaması vardı bu yazı için.Hatta kobay olarak da kardeşimi düşünmüştüm ancak zaman darlığı nedeniyle uygulayamadık :)

Gilette ve Proxymity’ye, bu yeni deneyimi ilk yaşayanlar arasında olmamızı sağladıkları için tekrar teşekkür ediyor, bu tarz kampanyaların devamını beklediğimizi iletiyorum (:

Intel Q1′de Skulltrail dışında 45nm CPU’ya odaklanmayacak

Ocak 21, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

 intel_logo_new.gif

Intel, Skulltrail platformunu tamamlamak için bu aralar çok sıkı çalışıyor ve bu dönemde ikinci bir quad yada dual core bir 45nm işlemciyi duyurmayı düşünmüyor. Sebebi ise basit: AMD’nin şu an high end kitleye hitap eden 65nm üretimi bir işlemciye sahip olmaması.

Intel özellikle son 1 yıldır işlemci piyasasında hakim konumda, AMD’nin tek dayanağı ise fiyat avantajı. Phenomların ise performansı ortada.

Intel’in ise şu an tek problemi 45nm işlemcilerinin yüksek performansı. Bu işlemcilerin test sonuçları hergün teknoloji bültenlerini süslerken, kullanıcı tarafında da  Merom ve Yorkfield 65nm işlemcilerin gözden düşmesine neden oluyor.

Phenom 9600 Black Edition sadece 2.6ghz’e çıkabiliyor

Ocak 18, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

2.3ghz hızındaki Phenom ile yapılan testler büyük bir hüsranla sonuçlanmış çünkü CPU sadece 2.6ghz’e kadar stabilitesini koruyabilmiş.

Geçtiğimiz Kasım ayında Fudzilla’nın yaptığı mühendislik örneği 9900 testlerinde, işlemci 2.4 ghz’den 2.8ghz hıza stabil olarak çıkabilmiş, 2.915ghz’de ise stabilitesini kaybetmeye başlamıştı.

Benzer bir durum şuan 9600 Phenom ile yaşanıyor çünkü işlemci 2.3ghz’den sadece 2.6ghz’e stabil olarak çıkabiliyor.

Bu durumda Phenom 9600′ün, Intel Q6600 ile benzer bir performans sunduğunu söyleyebiliriz. Ne eksik ne de fazla bir performansa sahip 9600. Ancak şunu unutmamak gerekiyor ki Q6600 çok rahat bir şekilde overclock edilerek 3Ghz’de stabil olarak çalışabiliyor. Bu nedenle overclock tutkunlarının 1.tercihi olmaya devam edecek gibi görünüyor.

phenom_2-3.jpg

phenom_2-6.jpg