Nokia Booklet 3G

Ağustos 25, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Nokia yeni çıkardığı ürünü Nokia Booklet  3G ile Netbook pazarına adım atıyor. Bir çok Netbook üreticisi gibi Nokia da bu yeni ürününde düşük enerji ve yüksek performanslı Intel Atom işlemci kullanıyor. Böylelikle ürün 12 saat gibi bir bekleme süresi sunuyor.

Nokia Booklet 3G

Aliminyum kasaya sahip ürün sadece 2 cm inceliğinde ve 1.25 kg ağırlığında.

Üründe ayrıca 3G ve HSPA gibi yüksek hızlı mobil internet erişim protokolleri bulunuyor. Bunlara ek olarak üründe HD video çıkışı, HDMI portu, dahili webcam, bluetooth ve sd kart okuyucu bulunuyor.

Cihazın en güzel özelliklerinden birisi de dahili bir GPS sistemine sahip olması. Bu özellik Nokia Ovi ile birlikte çalışıyor ve dünyanın neresinde olursanız olun bulunduğunuz konumu harita üzerinde işaretlemenizi ve paylaşmanızı sağlıyor. Ürünün piyasaya çıkış tarihi ve fiyatı 2 Eylül’de düzenlenecek Nokia World‘de duyurulacak.

Nokia N97 Maceram

Temmuz 23, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bugün iş yerine geldiğimde beni bekleyen bir paket gördüm. İçerisinde Nokia’nın en yeni mobil cihazı N97 duruyordu.

Nokia N97′yi ilk test edenlerden biri olmak gerçekten heyecan verici. Nokia ekibine buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Nokia N97 ile yaşayacağım tecrübelerimi en yakın zamanda detaylı bir inceleme halinde burada yayınlayacağım.

Nokia N97

 

Masaüstünden dizüstüne, dizüstünden cebe: Nokia N97 ile kişisel internet çağında yeni bir dönem başlıyor.

Nokia N97 yatay ve dikey konum algılaması sayesinde kendiliğinden değişebilen dokunmatik ekranı, QWERTY klavyesi ve kişiselleştirilen ana ekranı ile gerçek bir mobil bilgisayar.

Nokia insanların internete ve birbirlerine bağlanma biçimini değiştirecek dünyanın en gelişmiş mobil bilgisayarı olan Nokia N97’yi tanıttı. İnterneti yoğun olarak kullanan tüketiciler için tasarlanan Nokia N97 en sık kullanılan sosyal ağ sitelerine ve internet adreslerine ‘her zaman açık’ bir pencereye ek olarak QWERTY klavyeyle 3,5” dokunmatik ekranı birleştiriyor. Nokia’nın amiral gemisi Nseries cihazı insanların kişisel internet sayfalarını oluşturmaları ve ’sosyal konumlarını’ paylaşmaları için çoklu sensör, bellek, işlemci gücü ve bağlantı hızı gibi öncü teknolojiler sunuyor.

Nokia Nseries yetkilileri “Masaüstünden dizüstüne şimdi de cebinize geçen Nokia N97 şu anda var olan en güçlü, çok sensörlü mobil bilgisayardır. Bugün duyurulan Ovi hizmetleriyle birlikte Nokia N97 mobil bilgisayar insanlara ve en önem verdiğimiz şeylere bağlı kalmamıza yardımcı oluyor ve bizim dünyamıza göre şekilleniyor. Nokia N97 ile Nseries, internetin sizin internetinize dönüşmesine ön ayak oluyor,” diye belirtiyorlar.

Yerinizi hissettirin

Nokia N97 ’sosyal konum’ kavramını sunuyor. A-GPS (Assisted Global Positioning System–Destekli Küresel Konumlandırma Sistemi) sensörleri ve bir elektronik pusula entegre edilmiş Nokia N97 mobil bilgisayarı sezgisel olarak nerede bulunduğunu anlıyor. Sosyal ağlar gerçek zamanlı bilgilerle otomatik olarak güncellenebiliyor, bu şekilde erişim izni vermiş olduğunuz arkadaşlarınıza durum bilgilerini güncelleme ve ilgili fotoğraf ve videoların yanı sıra ’sosyal konumu’ da paylaşma olanağı tanıyor.

Geniş ekran internet ve eğlence

Nokia N97 mobil bilgisayarın ana ekranı en önem verdiğiniz insan, içerik ve ortamlardan oluşuyor. Arkadaşlara, sosyal ağlara ve haberlere tek bir tuşla ulaşılabiliyor. 16:9 geniş ekran, sık kullanılan web hizmetleri ve sosyal ağ sitelerinin widget’larıyla tamamen kişiselleştirilebiliyor. Nokia N97 ayrıca web üzerinde gezinmek, Flash destekli video izlemek ya da oyun oynamak için de son derece uygun. Hem fiziksel QWERTY klavyesi, hem de sanal dokunmatik giriş olanağı blog, sohbet, mesaj yazma, metin ya da e-posta gönderme işlemlerinde kolaylık ve verimlilik sağlıyor.

Nokia N97’ nin dahili 32 GB belleği, daha fazla müzik ve medya için 16 GB mikroSD kartla genişletilerek 48 GB’ye kadar depolama alanı sunabiliyor. Bu özelliği, mükemmel müzik yetenekleri, Nokia Music Store için tam destek ve 1,5 güne kadar aralıksız medya kullanım süresi ile tamamlanıyor. Nokia N97 ayrıca Carl Zeiss optik desteği, 16:9 ve DVD kalitesinde video çekimi özelliğine sahip 5 MP kamerasına ek olarak HSDPA ve WLAN* bağlantıları üzerinden anında paylaşım için Share on Ovi gibi servisleri de destekliyor.

Nokia N97’nin Ağustos ayında Türkiye’de pazara sunulması bekleniyor.

Tahmini satış fiyatı 700-750 euro (kdv dahil)

Yeni Nokia 7.65

Aralık 13, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Pakistan’daki terör saldırısında, teröristlerin cep telefonu kullanarak organize oldukları haberi tüm dünyada büyük yankı buluyor. Buna tepki olarak bir tasarım yapılmış.

Nokia 7.65
gun

Nokia Symbian ı satın alıyor

Haziran 25, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Yıllardır özellikle Symbian S60 platformu üzerinde bir çok cep telefonu üreten Nokia, Symbian’ı satın almak için hamle yapmış. Google Android cidden(!) ciddiye alınıyor demek ki. Piyasa iyice kızışacak.

Polat kullanıyorsa tamamdır abi!

Mayıs 28, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

İstanbul Doğu Bank’ta tam da bizim fanatik milletimizin düşebileceği bir tuzak hazırlanmış. “Nokia’nın en yeni modeli 8700 çıktı” diye ortalığı velveleye veren bazı uyanıklar vatandaşı kazıklarken Nokia’nın hışmına uğramışlar. Şu çinden gelen taklit ya da halk arasındaki tabiriyle “çakma” telefonlardan birinin üzerine 3 tane kamera ve 1 adet pusula monte edip, Nokia 8700 diye piyasaya sürmüşler. Bunu haber alan Nokia da dolandırıcıları ihbar edip yakalatmış.

Nokia-8700

Buraya kadar standart bir kazıklama&dolandırıcılık vakası gibi görünebilir ama asıl komedi bundan sonra başlıyor. Hayali Nokia 8700′ü piyasaya süren uyanıklar, telefonu vatandaşa satarken; “- Abi Kurtlar Vadisi’ndeki Polat da bu telefonu kullanıyor” diyerek dolandırıcılıkta yeni bir çığır açmışlar ve peynir ekmek gibi sahte Nokia 8700 satmışlar. Nokia’nın 8700 diye bir modelinin olmaması da ayrı bir geyik.

Cep telefonuyla arabanızın kapısını açın

Nisan 25, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Son günlerde internette öyle efsaneler dolaşıyor ki güler misiniz ağlar mısınız bilmiyorum. Ben gülüyorum çünkü aklı selim bir insa asla böyle hikayelere inanmaz. Aynı zamanda üzülüyorum çünkü insanların büyük bir çoğunluğu bu spam zincirinin parçası ve aslı astarı olmayan hikayelere inanıyor ve demeye çalışıyor. Hatta o da yetmiyor gidip üreticilerin teknik servislerini bu gereksiz sorularla meşgul ediyorlar.

Efenim son efsanemize göre; Arabanızın uzaktan kumandalı anahtarını araç içinde unuttuğunuzu varsayalım. Yarım saat sonra anahtarı arabada unuttuğunuz aklınıza geldi ama o da ne! Aracın güvenlik sistemi, kapılar uzun süre açık kaldığını için kapıları otomatik olarak kilitlemiş. Üstelik şehir dışındasınız ve yedek anahtarınızda evde. Peki ne yapacağız? Hemen cep telefonunuzdan eşinizi arıyorsunuz ve eşiniz arabanızın yedek anahtarını kendi cep telefonuna yaklaştırıyor. Tam bu sırada siz de kendi cep telefonunuzu aracınızın kapısına yaklaştırıyorsunuz vee aracınızın kapısı yedek anahtarınızın yaydığı radyo sinyalleri ile bir anda açılıveriyor. Ama unutmayın cep telefonunuzun markası mutlaka Nokia olmalı yoksa bu yöntem işe yaramıyor :)

Bu hikayeyi yazanlar gerçekten çok yaratıcı ve bir çok insanı da kandırmayı başarıyorlar. Ne diyeyim bunlara inanıp da cep telefonuyla arabasının kapısını açmaya çalışanlara Allah akıl fikir versin :)

70.000$ isteyen var mı?

Nisan 16, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Cep telefonu ve mobil uygulamala alanlarında dünya pazarının büyük bir kısmını elinde bulunduran teknoloji devi Nokia, düzenlediği Mobile Games Innovation Challenge adlı yarışma ile dünyadaki tüm oyun geliştiricilerden ilginç fikirler ve uygulamalar toplamak için kolları sıvadı. Yarışmaya katılmak için 20.08.2008 tarihine kadar N-Gage, Java, Symbian S40 ya da Symbian S60 platformları için yazdığınız oyunları Nokia’ya göndermeniz gerekiyor. Bu gönderilen oyunlar arasında “en yaratıcı” olanlar ise güzel paralar ile ödüllendirilecekler. 1. gelen proje 40.000$, 2. proje 20.000$ ve 3. proje 10.000$ ile ödüllendirilecek.

Yarışmanın sonuçları ise 29.10.2008 tarihinde Roma’da düzenlenecek tören ile açıklanacak ve dereceye giren yarışmacılar ödüllerine kavuşacak. Mobile Games Innovation Challenge ile ilgili daha fazla bilgi için şuraya bakabilirsiniz.[via]

Yeni NOKIA 6300i

Mart 26, 2008 tarihinde cheerleader tarafından yazıldı

 6300.jpg

Cep telefonu piyasasında, gerek uygun fiyatlı olması gerekse sunduğu özelliklerin zenginliği bakımından NOKIA 6300 tartışılmaz en çok tercih edilen ürünler arasında üst sıralarda yer alıyor. Üretici firma NOKIA en geç 1-2 ay içerisinde, bu modelin devamı şeklinde Türkiye pazarına girecek olan NOKIA 6300i modelinin tanıtımını yaptı ve Avrupa’da satışa sundu. Peki 6300i bize ekstra hangi yeniliklerle geliyor? En çok işimize yarayacak özelliği tartışmasız Wi-Fi özelliği. Bunun yanında 6300 modelinde 7 mb olan dahili hafıza, 6300i modelinde 30 mb ye çıkartılmış ve yeni ürün Nokia maps ile baraber geliyor. Şuan hali hazırda 6300 modelini kullanan kullanıcılar, eğer Wi-Fi özelliğinin olmamasından şikayetçi ise eminim ki telefonunu 6300İ ile değiştirecektir.

En yeni Nokia cep telefonu: N96

Mart 24, 2008 tarihinde cheerleader tarafından yazıldı

n96.bmp

Nokia; en yeni N-series ürününün tanıtımını yaptı. Şuan pazarda lider durumda olan N95 ve N95 8gb ürünlerinin ardından, piyasaya bomba gibi düşecek olan N96′nın bu yılın 2. çeyreğinin sonlarında satışa sunulması bekleniyor. Yeni modeli farklı kılan en çekici özelliği 16 gb gibi gelişmiş bir hafızaya sahip olması. 2.8 inç ekran genişliği, 128 mb ram, Wi-Fi teknolojisi, Symbian işletim sisteminin en son sürümü olan 9.3 versiyonu, 5 mp kamerası ile şimdiden pazarın yeni lideri diyebileceğimiz bu müthiş ürün, Carl Zeiss optik ve 30 fps video çekimi ile tam bir profesyonel. Dahili Tv alıcısı ile tüm tv kanallarını izleyebilir ve yine dahili gps özelliği sayesinde haritadan yer bulabilir veya gitmek istediğimiz yönü ayarlayıp, aracınızla daha önce hiç gitmediğiniz bir yere; sadece adresi N96′ya yazarak, onun rehberliğinde gidebilirsiniz. Dual slide sistem ile iki yöne kayan kızağı sayesinde Mp3 player’e rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Çok daha fazlasını keşfetmek için sabırsızlıkla bekleyeceğiz.

Nokia N100i

Mart 13, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

İşte Nokia’nın beklenen telefonu..

Yazının devamı

System Restore hayatımı kurtardı

Şubat 26, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

cildir.jpgBenim bilgisayarı ve odamı bir görseniz, yan kapakları birşeyler takıp çıkarmaktan sürekli açık, karnı bağırı deşilmiş bir kasa, etrafa saçılmış cdler, ekradaki post-itler altta 5-6 tane 250 lik cd çantaları daha bir sürü şey. E böyle dağınık bir adamın harddiski nasıl olur ki? 1×250gb, 1×160gb, 1×40gb olmak üzere toplam 3 tane hdd bağlı kasaya ve bunların içerisinde yaklaşık 10-12 yıllık arşivlerim saklı. Bir çoğunun DVD yedekleri olsa da önemli bir bölümü sadece bu harddisklerde saklıyorum verilerimin. Hatta sevgili kankam Gürkan -o şimdi asker- mini Google diyor benim harddisklere  o derece : )

Dün kardeşim bir tane Bluetooth Dongle hediye etti bana. Ne yalan söyleyim lazımdı bir tane zaten. Hemen aldım Windows Vista üzerine kurmaya çalıştım. Bluesoil marka bir dongle bu zımbırtı. Vista otomatik tanımadı aleti, neyse web sitesine gittim en son yazılımını indirdim vista için. Kurulum bitti, dongleı taktım, vista driverları buldu yükledi, tam bluetooth u aktif hale getirmek için hamle yapmışken Bluesoil’in aptal yazılımı “Bu dongle lisanslı değil onun için 5mt dışına nah çıkarsın” gibi bir uyarı verdi. Efendim gidip bir önceki versiyonunu indirip kurmam gerekiyormuş, la havle…

Neyse indirdim sevgili Bluesoil’in tenzip buyurduğu gibi bir önceki versiyonunu yazılımın. Kurulum başladıktan sonra bu seferde Vista başlamaz mı “Bu yazılımı Microsoft doğrulamıyor, şapkasız çıkmam abi, kurarsan da kur sonra ağlarsın, kılımı bile kıpırdatmam” diye… İnadına devam ettim. Yazılım kuruldu, çalıştı, hatta benim Nokia E50′den dosya transferi bile yaptım.

Yazının devamı

Nokia PC Suite Yedeklerini Görüntülemek

Şubat 13, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Nokia Pc Suite ile, cep telefonunuzun yedeğini aldığınızda, Pc Suite bu yedekleri, kullanıdığınız PC Suite sürümüne göre farklılık göstermekle birlikte *.nfb, *.nfc, *.nbu uzantılı bir arşivin içine hapsediyor. Daha sonra, telefonunuzu değiştirdiğinizde, ya da yedeğinizi geri yüklemek istediğinizde Nokia Content Copier ile bu işi halledebiliyorsunuz. Bu *.nbu uzantılı dosya aslında bir arşiv dosyası ancak Nokia Content Copier dışında bu arşivin içerisini görmek mümkün değil.

İşte bizim imdadımıza yetişecek olan programın adı, NOKI. Noki ile *.nbu, nfb ve *.nfc uzantılı arşivlerin içini görmek, arviş içinden seçtiğimiz bir dosyayı extract etmek mümkün. Bugün eski bir Nokia yedeğimin içindeki dosyaları görmem gerekti ve karşıma NOKI çıktı. Gerçekten işe yarayan mükemmel bir program. Eğer Pc Suite kullananlardansanız, bir gün NOKI mutlaka işinize yarayacaktır. Programın web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.  Bu arada unutmadan, en son sürüm Nokia Pc Suite’in oluşturduğu arviş dosyaları da NOKI tarafından tanınıyor. Yeni PC Suite sürümleri çıktıkça, uyum problemleri yaşamamak için, NOKI’nin yeni sürümünü de takip etmenizi öneririm.

Şirketlerin Logo Evrimi

Şubat 8, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Büyük teknoloji şirketleri uzunca süredir faaliyetlerini devam ettiriyorlar. Peki bu şirketlerin logoları kaç yılında nerede doğdu ve yıllar içinde nasıl evrim geçirerek bugünkü haline geldi? Netorama çok güzel bir araştırma yapmış ve teknoloji şirketlerinin nasıl kurulduklarını ve logolarının günümüze gelinceye kadar nasıl metamorfoz gerçirdiğini araştırmış. Yazının orjinalinden de alıntılar yaparak sizlerle paylaşmak istiyorum. Hadi hepsi neyse de Nokia’nın logosunun bir “balık” tan ibaret olduğunu görünce şaşkına döndüm :)

ADOBE

Adobe Logo

1982 yılında, 40 lı yaşlardaki iki programcı olan John Warnock ve Charles Geschke çalıştıkları Xerox’dan ayrılarak kendi şirketlerini kurma kararı verdiler. Şirketi kurduktan sonra ilk odaklandıkları şey ise PostScript oldu. Warnock ve Geschke, Adobe’u kurduktan sonra para kazanmak için her türlü kazanç kapısını zorladılar. Geschke’in 80 yaşındaki babası, raf olarak kullanmaları için bir eşya verirken, Warnock’ın karısı da Adobe’un ilk logosunu tasarladı.

Apple

logo-apple.gif

Apple diyince akla ilk gelen isim pazarlama dehası olan Steve Jobs oluyor. Belki bir çoğunuz Steve Jobs’ın hikayesini okumuştur ama geçen yıl birlikte çalışma fırsatı bulduğum sevgili Tunç öyle güzel anlatmışki affına sığınarak “Aç Kal Budala Kal” adlı yazısından alıntı yapıyorum.

Yakalandığı kanserden dolayı ölümle burun buruna gelince “Her gününü, hayatının son günüymüş gibi yaşarsan, günün birinde haklı çıkarsın” deyişini yaşamının da parolası yapmış.

Steve Jobs “Aç kal, budala kal” diyor gençlere.

“Stay Hungry. Stay Foolish.” Başarı ve tükenişi uç noktalarda yaşamış biri olarak gerekirse dünyanın sana sunduklarından vazgeç, hatta okula bile gitmeyebilirsin ancak asla maceracı ruhundan taviz verme önerisinde bulunuyor.”Yüreğinin ve sezgilerinin sesini dinle; onlar seni yanıltmaz. Neyi sevdiğini bul.” Aşık olacağın, büyük bir tutkuyla inanacağın işin sana zaten istediğin başarıları getirecek.

Evlenmemiş annesi 1955 yılında Steve’i doğurup evlatlık vermiş. Onu evlatlık alan anne üniversiteyi, baba ise liseyi dahi bitirmemiş. 17 yaşında üniversiteye başlıyor ancak ailesinin karşıladığı okul parasına değmeyeceğini düşünüp 6 ay sonra bırakıyor okumayı. Yani o da ailesi gibi üniversite mezunu değil. Hayatındaki birçok başarısını ise işte bu kararına bağlıyor.

Kısa bir süre Atari’de çalıştıktan sonra 20 yaşındayken arkadaşı Steve Wozniak ile ailesinin garajında Apple‘ı kuruyorlar. İlk sermayesi de eski VW minibüs ve hesap makinasını satarak kazandığı paradan oluşuyor.

Apple I, Apple II, Apple III denemelerinden sonra 30 yaşına bastığında Macintosh da çıkıyor görücüye. Apple’ın başkanlık koltuğu için “Ömrünün sonuna kadar sadece şekerli su mu satmak istiyorsun yoksa dünyayı mı değiştirmek istiyorsun ?” diyerek Pepsi Cola’dan (CEO) ayarttığı John Scully ile daha sonradan anlaşamıyor, herkesin önünde kavga ediyor ve kendi kurduğu şirketinden kovuluyor. Yıl 1985.

Steve Jobs ise “İyi ki kovmuşlar” diyor. NeXT Computers ve daha sonra da Pixar Animation Studios‘u kuruyor. Daha sonra Apple’da işlerin kötü gitmesi üzerine 1996′da danışmanlık yapmaya başlıyor. 1997′de ise ne yapıp edip Apple’ın NeXT’i satın almasını sağlıyor ve yeniden başkan oluyor kurduğu şirketine. Yıllık 1 dolarlık maaşıyla Guiness Dünya Rekorları’nda en düşük maaşlı CEO ünvanına sahip. [Alıntı: Fikir Atolyesi, Orjinal Hikaye Apple II History]

Apple’ın kurulduğu yıl Steve Jobs, ağırdan giden satışlarının nedenini, kullandıkları ve oldukça karmaşık olan Isaac Newton’ın elma ağaçları altında oturduğu bir kareden oluşan logolarına bağlıyor(bu logoyu Ronald Wayne yaratmış). Rob Janoff’ı yeni bir logo tasarlaması için görevlendiriyor ve ortaya uzun yıllar kullanılacak olan gökkuşağı desenli modern Apple logosu çıkıyor. Steve Jobs’ın geri dönmesinin ardından firma kullanmış olduğu gökkuşağı desenli logosunu (Mike Scott’a göre bu güne kadar tasarlanmış en pahalı logo buydu) 1999 yılında tekrar modernize ediyor ve günümüzdeki halini alıyor.

CANON 

logo-canon.gif

150px-jiuhuashan_bodhisattva_image.jpg

1930 yılında Goro Yoshida ve eniştesi Saburo Uchida, Japonya’da Precision Optical Instruments Laboratory’i kuruyorlar. 4 yıl sonra ise Kwanon adını verdikleri ilk kameralarını tasarlıyorlar. Logoyu ise Budist Bodhisattva‘dan esinlenerek tasarlıyorlar. Bu soğuk logoya rağmen şirket, hem okunurken daha kulağa hoş gelen kısa bir kelime olduğu için hemde yine okunuşta Kwanon’a çok benzediği için ayrıca Japonca’da “hassasiyet” anlamına geldiği için Canon ismini tescil ettiriyorlar. Bu slogan ilerleyen yıllarda Canon’un karakteristiğini belirlemiş oldu.Yıllar içinde Canon logosu ufak değişimlere uğrayarak günümüzdeki haline geldi.

GOOGLE

logo-google.gif

1996 yılında Stanford Üniversitesi doktora öğrencileri olan Larry Page ve Sergey Brin ileride Google olarak anılacak bir arama motoru geliştirdiler.Bu arama motoru BackRub olarak biliniyordu. Anlamı ise,websitelerin back-link lerini çeşitli algoritmalar ile araştırmasından geliyor. Daha sonra Googol kelimesi üzerinde oynayarak bugünkü Google’ı yaratıyorlar. Googol sözcüğü Milton Sorotta adlı matematikçini, 1 ve onun ardından gelen 100 sıfırın oluşturduğu sayıyı belirten bir matematiksel terimden geliyor. Google’ın bu felsefeyi kullanmak istemelerinin nedeni, tüm dünyadaki bilgileri bir araya toplama misyonlarından kaynaklanıyor.

logo-google-1998.gif

İki yıl sonra Larry ve Sergey geliştirdikleri teknolojiyi Internet Portallarına pazarlamak için bir kaç ziyaret yapıyorlar ancak kimse buldukları bu teknolojiyle ilgilenmiyor. Açtıkları her kapı kapanınca, Google serüveri arkadaşlarının garajında 1998 yılında başlıyor. İlk Google logosu Sergey Brint tarafından yaratılıyor. Daha sonra GIMP grafik programı ile Yahoo’nun ünlem işaretini (Yahoo!) taklit eden bir logo tasarlıyor. En sonunda Stanford Üniversitesi Sanat Dalı Profesörü Ruth Kedar , Google’ın bugün kullandığı logoyu tasarlıyor.

logo-google-doodle-first.gif

İlk Google Doodle‘ı Burning Man Festivali için yaratılmış (1999) Google bilindiği gibi, özel günlerde, ünlü kişilerin ve firmaların kuruluş yıldönümlerinde, ülkeler için anlam ifade eden günlerde, o günün anlam ve önemini belirten özelleştirilmiş bir logo kullanıyor ve bunun adı da Doodle. İlk Doodle 1999 yılında Burning Man Festivali için hazırlanmış. Google Doodle’larını Dennis Hwang çiziyor.

IBM

logo-ibm.gif

1911 yılında Intenational Time Recording Company(ITR, 1888) ve Computing Scale Company (CSC, 1891) bileşiyor. (IBM ismi henüz ortalıkta yok). 1924 yılında, şirket International Business Machines Corporation adını benimsiyor, yeni ve modern bir logo hazırlıyor. Bundan böyle şirket, Personel programları, tartı aletleri, et kesme makinaları ve delikli kart üretmeye başlıyor. 1940 yılında IBM, delikli kart üretiminde, bilgisayarlarla yönetilen yeni bir sisteme geçiş yapıyor. Bu dönemde şirketin CEO’su ise Thomas J. Watson. 1947 yılında ise IBM, kullandığı logoda ilk defa radikal bir değişikliğe giderek sadece harflerden oluşan bir logo tercih ediyor.
1956 yılında IBM şirketinin başkanı Watson koltuğundan iniyor ve yerine oğlu Paul Rand geliyor. Gelmesiyle birlikte IBM logosu biraz daha 3 boyutlu ve sert bir hal alarak tekrar yenileniyor. IBM logosu en büyük değişimi ise (gerçi logoların hangi biri büyük değişim yaşamamışki) 1972 yılında yine Raul Rand döneminde yaşıyor. Yatay çizgilerden oluşan ve Rand’ın değimiyle “hız ve dinamizmi” simgeleyen günümüzdeki halini alıyor.

LG

logo-lg.gif

LG, kurumsal hayatına 2 farklı şirket olarak başladı. Bunlar kozmetik ürünleri yapan Lucky(ya da Lak Hui) Chemical Industrial(1947) ve radyo ürünleri üreten Goldstar dı. Lucky Chemical, Kore’de yarattığı Lucky Cream ile ün kazandı. Hollywood’un henüz meşhur olmamış starı Deanna Durbin tarafından da büyük ilgi gördü ve çok iyi satış rakamları yakaladı.
Goldstar ise sadece radyo ile alakalı elektronik ürünlerin üretimini yapıyordu. 1995 yılında Lucky ve Goldstar isimlerini LG Electronics olarak değiştiriyorlar. Ve LG bir cheabol (Güney korede holding) haline geliyor. En son logo da ise bundan böyle LG’nin sloganı “Life is Good” (Hayat güzeldir) olarak kalıyor.
Çok ilginç bir ayrıntıda, LG’nin, firma adlarının Lucky ve Goldstar kelimelerin başharflerinden geldiğini reddetmesi. Yani sadece LG.

MICROSOFT

logo-microsoft.gif

Firma 1975 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Washington eyaletindeki Seattle kentinde iki üniversite öğrencisi tarafından kurulmuştur. Bu iki girişimcinin vizyonu “her ev ve her masada bir bilgisayar”dı.

Popular Electronics dergisinin 1 Ocak 1975 tarihli sayısında Altair 8800 bilgisayar sisteminin tanıtımını okuduktan birkaç gün sonra Bill Gates bilgisayarın tasarımcısı MITS (Micro Instrumentation and Telemetry Systems) ile temasa geçti. Ekibi ile birlikte Altair 8800 üzerinde çalışan BASIC programlama dili geliştirdiklerini belirtti. Paul Allen MITS‘e programın tanıtımını yapmaya gitti. Paul Allen Altair 8800′i daha önce kullanmamış olmasına karşın tanıtımı başarılı oldu. Tanıtımın sonunda MITS Bill Gates ve Paul Allen’dan Altair bilgisayarları için BASIC programlama dilinin telif hakkını satın aldı. Karlı bir iş fırsatı yakaladıkları düşüncesiyle Bill Gates Harvard Üniversitesi‘ndeki hukuk eğitimini yarıda bırakıp New Mexico eyaletinin Albuquerque şehrinde Microsoft firmasını kurdu.

Firma ilk uluslararası bürosunu 1 Kasım 1978′de Japonya’da açtı. 1 Ocak 1979′da şirket merkezini Washington eyaletinin Bellevue şehrine taşıdı.

Aradan geçen yıllar ile Microsoft bir dünya devi olmuş, sahibi Bill Gates’i dünyanın en zengin kişisi haline getirmiştir. Ancak bu zenginliği herkesin düşündüğü şekilde sadece geliştirdiği işletim sistemini satarak değil ayrıca sektörde ki büyük açıkları kapatabilecek nitelikte yazılan programların daha kendisi için risk teşkil edecek aşamaya getirmeden satın almasıyla başarabilmiştir.[Kaynak: Wikipedia]

Logo’nun tarihçesi

1982 yılında, Microsoft’un o dönemdeki logosu “O” harfinin, Microsoft” kelimesinden ayrıştırılmasıyla ortaya çıktı ve Microsoft personelleri tarafından “Blibbet” olarak adlandırıldı.1987 yılında Microsoft logosu tekrar değişeceği zaman Microsoft personellerinden Larry Osterman, “Blibbet’i kurtarın” adında bir kampanya başlatarak eski logonun değişmemesini sağlamak istedi ancak başarılı olamadı. Söylentiye göre, Microsoft’un kafeteryasında Blibbet Burger adında, domuz pastırmalı bir cheeseburger üretildi bu yıllarda.
1987 yılında, Scott Baker “O” harfinin üzerine kesikler atarak mevcut logoyu oluşturdu. Bu logoyu yaparkende Pac-Man oyunundan esinlendi. Bu yüzden şirket içerisinde Microsoft’un bu yıllardaki logosu Pac-Man Logo olarakta biliniyor.
1994 yılında Microsoft, 100$ milyon dolarlık bir reklam kampanyası ile birlikte yeni sloganını duyurdu: “Where do you want to go today” (Bugün nereye gitmek istersin) Tabi bu sloganla daha sonraları oldukça dalga geçildi. 1996 yılında, bu sloganla “what kind of error messages would you like today?” (Bugün ne tarz bir hata mesajı istersin) şeklinde dalga geçildi. Ve Microsoft bu sloganı kaldırdı. Daha sonra Microsoft kendine yeni sloglanlar buldu, “Make it Easier”, “Start Something”, “People Ready” ve “Open up Your Digital Life” oldu. Yerleşik slogan ise “Your potential. Our passion” oldu. Logo tarihçesi için kaynak.

MOTOROLA

logo-motorola.gif

Motorola, 1928 yılında Paul Galvin tarafından, Galvin Manufacturing Corporation adıyla kuruldu. 1930lu yıllarda Galvin, araba radyoları üretmeye başladı ve bu radyolara “Motorola” adını verdi. Motorola ismini de Motor kelimesinin sonuna o zamanların popüler bir eki olan “ola” yı getirerek yarattı. Şirket 1947 yılında ismini Motorola Inc. olarak değiştirdi. Motorola 1980 lerde, ticari olarak hücresel telefonlar üretmeye başladı.

“M” şeklindeki logo, rütbe anlamına gelen “insignia” kelimesinden geliyor ve bu loho 1955 yılında tasarlandı.(şirket içinde emsignia diye tabir ediliyor) Şirket başkanının söylediğine göre, iki tane diket üçgenden oluşan bu logo, şirketin liberal bakış açısını sembolize ediyor.[bkz]

Yazının devamı