MP3′lerin ses kalitesini düzenleyin
Eğer müzik dinlemek için iPod,iPhone ya da farklı bir mobil cihaz kullanıyorsanız ve mp3lerinizi sıkıştırmak istiyorsanız kalite kaybı yaşamanız kaçınılmazdır. MP3 dosyası tekrardan sıkıştırıldığında orjinal kalitesini kaybedecektir.
Eğer çok çok az bir kalite kaybı yaşayarak MP3 dosyalarınızın boyutunu küçültmek istiyorsanız Mp3 Quality Modifier imdadınıza yetişiyor.
Mp3 Quality Modifier, MP3′leri sıkıştırmak yerine bitrate’ini tekrar ayarlamanızı sağlıyor. Böylelikle MP3 deki kalite kaybı, mobil cihazınızdan hissedemeyeceğiniz kadar düşük oluyor.
Programın nasıl çalıştığıyla ilgili olarak aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.
İndir: Mp3 Quality Modifier
Soner Sarıkabadayı – Buz
Ülkemizde ne yazık ki bir eserin mutfağındaki kişinin ismi pek duyulmaz. İki günlük bir şarkıcı çıkar, bir şarkı söyler meşhur olur. Arka planda o şarkıyı yazan kimdir, besteleyen kimdir hiç bilinmez.. Ama sihirbaz aslında odur..
İşte Soner Sarıkabadayı da bunlardan birisi. Son yılların bir çok hit olmuş şarkısının altında Soner Sarıkabadayı imzası var ancak çok az insan bunu biliyor. Mesela Sertab Erener‘in en son şarkısı Bu Böyle‘nin arkasında Soner Sarıkabadayı var. Tarık – Gümbür Gümbür, Berdan Mardini - Annem Kızıyor, Aşka Nezaket, Demet Akalın – Mantık Evliliği, Sibel Can – Anladın Sen Onu, Murat Boz – Uçurum, Her şeyi Yak , Sallana Sallana, İki Medeni İnsan ,Murat Dalkılıç – Kasaba, La Fontaine ve daha niceleri de Soner Sarıkabadayı elinden çıktı.
Geçtiğimiz günlerde Soner Sarıkabadayı kendi single ını çıkardı. Buz adlı parçası gerçekten dinlemeye değer.
Müzikle dolu bir pazar dilerim..
Soner Sarıkabadayı – Buz Sözler
Düşemem bu hale yeniden
Önüme bakamam günlerce aylarca
Gücüm yok artık oynayamam kimselere
Dert mi adın acı mı tadın bilene
Gözyaşım desen bitti, bitti
Peşinden koştum gitti, gitti
Tutmuyorum evet ağlıyorum
Senden daha fazla
Kim bakar ardına? Sen mi, ben mi?
Adın ne senin? Gül mü, diken mi?
Yana yana ben yandım
Benim adım korken
Senin adın buz mu
Söyle erimez mi ?
Gücüm yok artık, oynayamam kimselere
Dert mi adın, acı mı tadın bilene
Gözyaşım desen bitti, bitti
Peşinden koştum gitti, gitti
Tutmuyorum evet ağlıyorum
Senden daha fazla
Kim bakar ardına? Sen mi, ben mi?
Adın ne senin? Gül mü, diken mi?
Yana yana ben yandım
Benim adım korken
Senin adın buz mu
Söyle erimez mi ?
Evlerinin önü boyalı direk – Öykü ve Berk
Son günlerde nereye gitsem bu arkadaşları duyuyorum. Resmen flamencoya yeni bir soluk getirdiler helal olsun. Evlerinin önü boyalı direk adlı türküyü öyle güzel çalmış öyle güzel söylemişler ki hiç türkü dinlememiş,hiç hiç türkü sevmeyen birine bile kolayca sevdirebilirler. Nasılda belli flamenco ve Türk müziklerine aşık birer anne babadan dünyaya geldikleri. Bende bir flamenco gitaristi ve hastası olarak elim mahkum dinleyeceğim onları : ) Elim mahkum derken yanlış anlamayın, eğer bir eserin içerisinde flamenko tınıları varsa, bir anda kendimi o eserin içinde buluyorum elimde değil.
Her gün Öykü ve Berk den Evlerinin Önü Boyalı Direk ‘i dinlemekten bıkmak bir yana, dur dedim şu arkadaşları biraz daha araştırayım, yakından tanıyım sonrada okuyucularımla paylaşayım.
Öykü ve Berk 1982 yılında, Paco de Lucia hastası bir baba ve Türk Sanat Müziği aşığı bir annenin çocukları olarak dünyaya gelmişler. Yani ikizler -inanın bunu ben de yeni öğrendim- Yaptıkları müzikten zaten ne kadar sağlam bir altyapıya sahip oldukları açıkca belli oluyor. Özellikle Berk tam 10 yaşından bu yana flamenko eğitimi alıyor ve flamenko gitar çalıyor. Ben Türkiye’de Doğan Canku, Erdem Sökmen ve Safa Yeprem dışında gerçekten flamenko gitar çalan, flamenko tınılarını icra eden kimseyi görmedim. -Gören duyan varsa haber versin- Umarım Öykü ve Berk, sadece enstrumantel ve flamenko karakteristik kompaslarını icra ettikleri bir albüm daha çıkarırlar. Böyle yaratıcı ve işini mükemmel yapan insanlara gerçekten ihtiyacı var bu ülkenin.
Evlerinin Önü Boyalı Direk ‘i dinledikten sonra mutlaka Bana Bunu Bana adlı eserlerini de dinleyin. Kendimi resmen Paco De Lucia’nın bir şarkısını dinliyormuş gibi hissettim bu şarkı da. Tekrar helal olsun bu başarılı arkadaşlara.
Gece bizden sorulur
- Her hafta ortalama 800.000 kişi eğlenmek kafaları dağıtmak için bir yerlere gidiyor.
- Bu bu eğlenenlerin hepsi farklı davranışlar sergiliyor.
- Bunların %16 sı hiç kıpırdamadan bir duvar köşesinde robot gibi dikilip müziği dinliyor. -bazen bende yapıyorum : ) -
- %15′i ise sadece dizlerini kırmak suretiyle ufak ufak yerlerinde yaylanıyor.
- %8′i abuk subuk ve kendini yerden yere vurmak -gerekirse kafa üstünde dönmek dahil olmak üzere- suretiyle dansediyor. -bunu anlatamıyorum en aşağı bakın : ) -
- %11′i klasik “Bir arkadaşa bakıp çıkıcam” taktiğini uyguluyor.
- %9′u kapıdan içeri bile alınmıyor -özellikle sosyetik mekanların 1 numaralı taktiği-
Gece bizden sorulur.. Nerdenmi biliyorum? İşte burdan : )






