İstatistikler: 805 içeriğe toplam 6,154 yorum yapılmış.
Teknoloji Herşeyim'i gezenler..

İnternetten msn açmanın ötesi

Şubat 27, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı
 

ebuddy.pngGeçen gün Web üzerinden MSN açmak diye bir yazı yayınlamıştım. O yazıda belirttiğim gibi ben hala Meebo kullanmaya devam ediyorum dışardan MSN açarken. Bir kaç okuyucum bu servisin cep telefonu versiyonu olup olmadığını sormuştu. Bugün gezinirken, yine Meebo gibi popüler bir web msn servis sağlayıcısı olan Ebuddy‘nin mobile versiyonu da çıkmış. Yani java ya da symbian destekli bir cep telefonunuz varsa, Ebuddy’nin MSN hizmetini cepte de kullanma şansınız var. Ayrıca, Ebuddy de, Meebo gibi üyelik sistemine geçmiş. Böylelikle tek bir şifre girerek, hesabınıza tanımladığınız tüm MSN, GTALK, AIM v.s hesaplarınızı anında online hale getirebiliyorsunuz.

Web üzerinden MSN açın

Şubat 18, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı
 

Piyasada birçok web tabanlı msn yazılımı bulunuyor. Bu yazılımlar bilgisayarınıza MSN Messenger kurmadan, web üzerinden MSN açabilmenizi sağlıyorlar. Özellikle çalıştığınız şirkette -benimki gibi : )- MSN kullanmak yasak ise ya da kullandığınız işletim sistemi üzerinde program kurma yetkileriniz alınmışsa bu web tabanlı MSN servisleri işinize yarayacaktır. Ama unutmayın iş yerinde, iş verenin bilgisi dışında MSN açmak, iş aktinizin feshine kadar gidebilir benden söylemesi : )

Bu servisler arasında benim de kullandığım ve bence en kullanışlı olan Meebo servisi diğerlerinden bir adım öne çıkıyor. Meebo ile sadece MSN değil aynı zamanda AOL, ICQ,Yahoo,GTALK hesaplarızı da web üzerinden açabiliyorsunuz. Ajax alt yapısı ile hazırlanmış olan Meebo, kullanılabilirlik bakımından da diğer servislerden daha fazla kullanıcı dostu.

İsterseniz her hesabınızı tek tek web üzerinden açabilir isterseniz Meebo’ya üye olarak, tek bir şifre girip bütün hesaplarınıza aynı anda oturum açabilirsiniz. Ayrıca site Türkçe’yi de destekliyor.

Meebo dışında, Ebuddy ve MessengerFX de web üzerinden MSN açmaya olanak sağlıyor.

Rakiple Dans Etmek

Ocak 30, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

jeffreyJEFFREY GITOMER‘i tanıyanınız var mı? Kendisi Satışın Kutsal Kitabı‘nın yazarı ve satış üzerine ihtisas yapmış önemli bir abi.

Satışın Kutsal Kitabı‘nı okumadıysanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Heleki satış ve pazarlama üzerine kariyer yapan biriyseniz çok şey kaçırıyorsunuz demektir bu kitabı okumamakla. O kadar güzel, ilginç fikirler ve deneyimlerle doluki.. Vakti zamanında Jeffrey‘in Satışın Kutsal Kitabı adlı eserinden faydalanarak bir sunum hazırlamıştım. Bu sunumu tabiki sizlerle paylaşacağım fakat öncelikle bu sunumda da kullandığım bir kaç yararlı taktikten bahsetmek istiyorum.

Geçen gün hatırlarsanız, Pazarlama, Türkiye ve Dünya’yı Sarsan Girişimler adlı bir yazı yazmıştım. Ve burada ICQ gibi bir devin nasıl tahtından indirildiğinden bahsetmiştim. Daha sonrasında onun yerini alan MSN‘nin de, Facebook tarafından tahtından indirilmek üzere olduğunu anlatmıştım. Ve pazarlamanın yani doğal olarak satışın ne kadar önemli bir rol oynadığını görmüştük. Öyle ya;

“Bir ürünü pazarlarsanız o ürünü satarsınız”

Jeffrey amca demişki; “Rakipleriniz hakkında ne biliyorsunuz?” Buyrun sunuma :) Read more

Pazarlama, Türkiye ve Dünyayı sarsan girişimler

Ocak 29, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Her başarılı girişimin arkasında zeki insanlar vardır ve dünyanın en iyi uygulamasına imza atsanız bile eğer pazarlama işini başaramıyorsanız bir hiçsiniz.

Bundan seneler öncesine -yaklaşık 10 yıl öncesine- dönelim. Dönemin anında mesajlaşma yazılımı ICQ yu hatırlayalım. Yeni kuşağın bir çoğu ICQ‘yu hatırlamıyor bile. Başında gece gündüz mesajlaştığımız ICQ unutuldu gitti. -ben unutmadım ilk ve tek icq numaramı hala hatırlıyorum 18262540- :)

Peki bundan 10 yıl önce birilerinin gelip ICQ‘yu tahtından indirebileceği aklınıza gelirmiydi hiç? Elbette hiç kimsenin aklına gelmezdi. Ama dünyadaki pazarlama kanunu böyle işliyor.

“Sizden daha iyi işler yapan birileri mutlaka vardır.”

“Daha iyi işler” diyorum çünkü, yarattığınız girişimin tek başına mükemmel olması yetmiyor. Onu çok iyi pazarlayabilmelisiniz. Kişisel görüşüm ve önemli otoritelerinde belirttiği gibi, MSN, ICQ ile kıyaslandığında aslında ICQ‘dan daha hızlı bir iletişim aracı değildi. Doğruyu söylemek gerekirse hala ICQ‘nun o sade reklamsız ve hızlı versiyonunu arıyorum. -Burada hız derken yazdığınız iletinin karşınızdaki kullanıcıya ulaşma hızından bahsediyorum-

Peki nasıl olduda dönemin kralı ICQ tahtından indirilebildi? Burada pazarlama stratejisi çok önemli bir rol oynuyor.

Bill Gates diyorki;

“Başarımı, kendimden daha zeki insanlarla çalışmaya borçluyum”

ICQ‘dan daha hızlı olmayan bir yazılım olan MSN, büyün dünyayı ele geçirdi ve bir fenomen oldu neredeyse. Bunun en önemli nedenleri; kompakt yapısı ve çok hızlı yayılması, yani pazarlanması idi. Artık MSN hesabı olmayanı dövüyorlar bile diyebiliriz :)

Şu kuralı unutmamak gerekiyor;

“Sizden daha iyileri daima vardır ve var olacaktır”

facebook1.jpgGünümüze dönersek bu günlerde MSN’nin de tahtı sallanıyor hemde aynı kulvarda olmadıkları bir rakibi yüzünden. Adı Facebook. Adını “paper facebooks” dan alıyor. Bu, ABD’de tüm okullarda öğrencilerin ve öğretmenlerin doldurduğu ve kendilerini tanıtan bilgileri içeren bir formun adı. 2004 yılında, Hardvard üniversitesinde okuyan Mark Zuckerberg Harvard‘lı öğrencilerin birbirleri ile haberleşebilecekleri bir sosyal ortam yaratıyor. Daha sonra bu ortam, Boston civarındaki tüm okullara yayılıyor. En nihayetinde Ivy Ligi üniversitesine de sıçrıyor ve 2 yıl içinde bütün Amerika‘ya yayılıyor. 2006 yılında ise Facebook, bazı yaş sınırlamaları konarak bütün mail adreslerinin kullanımına açılıyor. -daha önceleri sadece facebooka kabul edilen okulun mail adreslerinin uzantıları ile üye olunabiliyordu-

Şu an Facebook‘un 2007 verilerine göre 37 milyon civarında üyesi bulunuyor. Peki Facebook nasıl olduda hayatımızı bir anda alt üst etti? Daha önce Yonja gibi girişimler de vardı. Facebook‘un farkı neydi?

Tabiki yine zeki insanlar çok zekice bir projeyle piyasaya girdiler. Örneğin, Facebook‘a üye olmak istediğinizde, eğer izin verirseniz Facebook sizin mail hesaplarınızdaki kontak listenize bakıyor ve eğer arkadaşlarınız Facebook‘a üye ise onları buluyor ve anında sizi buluşturuyor. Hatta ortak arkadaşlarınız var ise bunları bile size söylüyor. Kolay ve pratik..

Şimdilerde kimse MSN kullanmaz oldu, ofisteki arkadaşlar bile birbirlerine Facebook‘tan mesaj atıyorlar. -aslında engelli ama açmanın türlü türlü yolları var- Ayrıca çokta iyi bir reklam aracı Facebook. Bu kadar çok kullanılan bir uygulamaya kim reklam vermek istemezki? Zaten daha önce bunun Türkiye’deki ilk örneğini yaratan Turkcell‘in İştesöz uygulamasını sizlere tanıtmıştım. Facebook‘un şuanki piyasa değeri ise 16$ milyar dolar civarında. Korkunç bir rakam.

Keşke diyorum bizlerden de böyle güzel projeler çıksa. Ama biz hazıra konmayı seviyoruz. Türkiye’deki beğendiğim bir kaç girişimden ikisi olan Blograzzi ve Sosyomat‘ı örnek gösterebilirim. Bunlar çok başarılı projeler ama dünya çapına yayılacak kadar değil. Sonuçta önce yabancılar yaptı biz taklit ettik. Aslında buna neden olan birazda ülke koşulları sanırım. Hatta biraz daha yazarsam eğitim sistemine kadar ineceğim.

Teknoloji Herşeyim‘in “Hakkında” bölümünü okuyanlar az çok bilirler zamanında Kondor adlı bir işletim sistemi yazmaya kalktık ama finanse edemedik, grubu bir arada tutamadık, destekleyen çok az oldu ve yetmedi. Ama dışarıda durum böyle değil. Örnek yine, Facebook‘un arkasında European Founders Fund gibi dev finans şirketleri var. Bize de birileri böyle destek olsaydı neden yazmayaydık ki Türkiye‘nin ilk işletim sistemini?

Aslında daha çok yazacak şey var ama konuyu fazla da dağıtmak istemiyorum.

Umarım, Avrupa‘nın 30 sene gerisinden gitmeyi bırakır ve bir an önce elimizdeki müthiş beyinlerde dünyayı sarsacak projelere imza atarız. Tabi bunun için katetmemiz gereken çok yol var orasıda işin başka bir boyutu.