Sahte Stumbleupon mesajlarına dikkat!

Ocak 15, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bilmiyorum karşılaştınız mı ancak bir kaç gündür Stumbleupon Firefox eklentisi üzerinden Stumble yaparken karşıma aşağıdaki gibi bir mesaj çıkıyor:

Stumbleupon

Mesaja göre Stumbleupon’da çok fazla zaman geçirip servise çok yüklendiğim için hesabımın geçici olarak kapatıldığı görülüyor. Ancak bu gerçek bir mesaj değil. Şu adresin sahibi tarafından yapılmış bir hata sayfası bu. Ciddiye alıp, bu kişicana prim vermeyiniz efenim.

Firefox dosyayı nereye kaydedeceğimi sorsun?

Ocak 14, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bir çok kullanıcı tarafından farkedilmeyen bir özelliğini paylaşacağım Firefox’un. Eğer siz de Internet Explorer’ın, bir dosya indirmek istediğinizde dosyayı kaydedeceğiniz yeri sormasına alıştınız ve Firefox’un bir dosya indirmek istediğinizde dosyayı otomatik olarak Downloads klasörüne kaydetmesinden sıkıldıysanız bunu düzelmenin kolay bir yolu var.

Firefox ana penceresinde Araçlar/Seçenekler bölümüne gelin ve “Bana dosyaların nereye kaydedileceğini her zaman sor” seçeneğini işaretleyin. Artık dosya indirmek istediğinizde, tıpkı Internet Explorer’da olduğu gibi dosyayı nereye kaydedeceğinizi seçebileceksiniz.

firefox

Firefox varsayılan email istemcisini GMAIL olarak tanımlamak

Temmuz 10, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bir çok bilgisayar kullanıcısı varsayılan bir email istemcisi tanımlamazlar genellikle. Ancak Firefox kullanıyorsanız bu işi çok basit bir şekilde halledebilir, üstelik Gmail hesabınızı varsayılan e-mail istemciniz olarak tanımlayabilirsiniz. Böylelikle herhangi bir internet sayfasındaki email linkine tıkladığınızda otomatik olarak gmail arayüzü açılacak ve mail göndermek istediğiniz kişinin mail adresi otomatik olarak “to” kısmına eklenecek. Gmail resmi blogunda yayınlanan bu küçük ipucunu uygulamak için şu adımları takip etmeniz yeterli:

1- Gmail hesabınıza Firefox tarayıcısını kullanarak giriş yapın ve daha sonra adres satırına şu kodu yapıştırıp entera basın.

javascript:window.navigator.registerProtocolHandler(“mailto”,”https://
mail.google.com/mail/?extsrc=mailto&url=%s”,”Gmail”)

2- Bunu yaptıktan sonra ekrana, “Gmail’i, mailto bağlantılarını çalıştırmak için kullan” şeklinde bir uyarı gelecek. Yanındaki “Uygulamayı Ekle” butonuna tıklayın.

Gmail ve Firefox

Artık web sayfalarındaki “mailto” ile başlayan linkler otomatik olarak gmail hesabınızla açılacak. Örnek mail göndermek için tıklayın (:

Online ödemelerde Firefox 3 kullanmak sakıncalı mı?

Temmuz 10, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Firefox, Internet Explorer ve diğer tarayıcılar karşısında şüphesiz ki güvenliğe ve stabiliteye oldukça önem veren bir tarayıcı. Hatta çoğu zaman rakiplerinden çok daha güvenli. Ancak kredi kartı kullanılarak yapılan online ödemelerde Firefox 3 bazen afallayabiliyor. Bu konuda internette çok çeşitli kaynaklara ulaşmak mümkün. Firefox 3′ün çöküşlerine çok şahit oldum fakat Firefox 3 kullanarak online bir ödeme yapıp bu çökme problemini teyit etmedim. Ancak Sizlopedia‘nın yazarı, başından geçen ilginç bir olayı paylaşmış. Yazar, LayeredTech Technologies den bir dedicated server kiralamak için Firefox 3 kullanarak kredi kartı bilgilerini girmiş ve bilgileri gönder butonuna basmış. Tam bu anda Firefox 3 çökmüş. Daha sonra kredi kartından ücret çekilip çekilmediğine bakmak istediğinde, iki defa ücretlendirildiğin görmüş.

Gerçi daha sonra LayeredTech yetkilileriyle kısa bir görüşme yapmış ve ücret iadesini sağlamış. Yazarın başı öyle ağrımış ki bu Firefox 3 çökmelerinden, kendisi artık online ödeme yaparken Internet Explorer’ı kullanmaya karar vermiş ve herkese de bunu öneriyor. Firefox 3′ün çökme problemi kronik galiba çünkü gün içerisinde Firefox 3′ün defalarca çöktüğüne şahit oluyorum. Hatta geçen gün kurduğum bir eklenti sonrası Firefox 3 hiç açılmamaya başlamıştı. Güvenli kipte açıp eklentiyi kaldırmak istedim ancak güvenli kipte bile eklentiler sayfasını açmak istediğimde Firefox 3 tekrar çöktü. Firefox 3 çok iyi hoş ama yine de yaşanmış tecrübeleri dikkate almakta fayda var.

Firefox 3 için sürpriz yumurta

Haziran 19, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Çıktığı gün 10 milyonun üzerinde indirilme sayısına ulaşan Firefox 3 fırtınası deli gibi esmeye devam ede dursun, Firefox 3 için bir sürpriz yumurtaya rastladım bugün. Firefox 3′ü açın ve adres satırına;

about:robots

yazın. Gerçek dünyaya hoş geldin ey insanoğlu! (:

Firefox 3 sürpriz yumurta

Firefox 3 indirilme sayısı için sayaç

Haziran 18, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Firefox 3 dün piyasaya bomba gibi düştü ve henüz 24 saat geçmeden 6 milyonun üzerinde indirilme rakamına ulaştı. Mozilla bu indirilme sayılarını, hazırladıkları bir sayaç sayesinde hem toplam hem de ülke bazında yayınlıyor. Şuradan istatistiklere ulaşabilirsiniz.

Firefox 3 rekor denemesi

Haziran 17, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Firefox 3 bu gece indirilmeye hazır hale geliyor. Firefox 3′ün piyasaya çıkmasından daha önemli bir şey varsa o da bir rekor denemesi. 24 saat içerisinde kaç milyon kişi Firefox 3′ü download edecek dersiniz?

http://www.spreadfirefox.com/en-US/worldrecord/

Blogunuza girmeden kaç kişinin online olduğunu görün

Mart 30, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Sitemde kaç kişinin aynı anda online olduğunu görmek ve okunan içeriklerimin popülaritesini ölçebilmek için bir çok blog yazarı gibi bende whos.amung.us servisini kullanıyorum. whos.amung.us ı kullanmak için herhangi bir abonelik ya da ücret ödemek gerekmiyor. Sitesine girip siz de kendi blogunuz için bir tane edinebilirsiniz.

whos.jpgWidget’ı edindikten sonra, sistemin size vereceği kodları blogunuza koyarak hemen kullanmaya başlayabiliyorsunuz. Ayrıca bu güzel servisin Firefox için hazırlanmış bir eklentisi de bulunuyor. Eklentiyi buradan indirip kurduktan sonra, artık blogunuza hiç girmeden, her hangi bir web sayfasını gezerken Firefox sağ alt tarafta o anda blogunuzda kaç kişinin online olduğunu görebiliyorsunuz. Eklentiyi kurduktan sonra, kendi Widget kodunuzu (8 haneli), Firefox eklentilerinin içerisinden  whos.amung.us  ayarlar bölümüne tanımlamanız gerekiyor.

whos.amung.us

Sayfadaki bütün linkleri tek tıklamayla yeni sekmede açmak

Mart 11, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bu kullanışlı Firefox eklentisinin adı Snap Links. Çalışma mantığı gayet basit. Örneğin Google’da bir arama yaptınız ve karşınıza bir sürü sonuç çıktı. Her bir linke ayrı ayrı tıklayıp açmak yerine, Snap Links ile sağ fare tuşuna basılı tutarak linklerin hepsini seçili hale getiriyoruz ve seçtiğimiz bütün linkler, tek tek, ayrı ayrı ve otomatik olarak sekmelerde açılıyor. Bence çok kullanışlı bir eklenti kesinlikle deneyin. Buradan indirebilirsiniz.

thsnap.jpg

Facebook İspanyolca yayına başladı, Almanca ve Fransızca ise yolda

Şubat 9, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Facebook, globalleşme çabalarının bir ayağı olarak www.facebook.com ‘u Fransa, Almanya ve İspanya’daki kullanıcılarıyla, kendi dillerinde buluşturmaya başladı. İspanyolca versiyon yayına başladı, diğer dillerin ise önümüzdeki haftadan itibaren yayında olması bekleniyor.

Tabi bu atılan adımda, kullanıcıların büyük bir etkisi var. Geçtiğimiz haftalarda, 1500′e yakın İspanyol Facebook kullanıcısının başlattığı kampanya ile, gönüllü olarak tüm Facebook arabirimi İspanyolcaya çevrilmişti. Bu kullanıcılar haklı olarak Facebook’u kendi dillerinde görmek istiyorlardı. Şubat 11 itibariyle, artık İspanya’dan internete bağlanan veya işletim sistemi dili İspanyolca olan kullanıcılar www.facebook.com a girdiklerinde, otomatik olarak İspanyolca arayüz ile karşılanmaya başladılar. Facebook’un şu an Latin Amerika ve İspanyada, 2.5 milyondan fazla aktif kullanıcısı bulunuyor. Facebook kullanıcılarının %60′ı ise Amerika dışında yaşıyor.

facebook.gif

Facebook’un kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg, “Bizim amacımız, bütün Facebook kullanıcılarına kendi yerel dillerinde yayın yapabilmek.” diyor. Facebook bunun için geçtiğimiz haftalarda, kullanıcıların Facebook’u kendi dillerine çevirebilmesi için bir takım araçlar yayınlamıştı. Zuckerberd devam ediyor ve diyorki “Biz, kullanıcılarımızın kendi dilleri için yaptıkları çevirileri gerçekten dikkate alıyor ve değerlendiriyoruz”. Gerçekten de bunun ilk örneğini İspanyolca arabirime sahip Facebook ile görmüş olduk. Facebook Translation aplikasyonunu ekleyen kullanıcılar, Facebook’u kendi dillerine çevirmek için katkıda bulunabiliyorlar ve kullanıcıların yaptıkları çevirmeler oylamaya sunuluyor. Örneğin Türkçe’ye çevrimini, kabaca “Dürtmek” anlamına gelen Facebook değimini, İspanyol kullanıcılar “dar un toque” yani “Give a hint” olarak çevirmiş ve kabul ettirmişler. Ancak Facebook Translation Application henüz beta aşamasında ve sınırlı sayıda geliştiriciye sunulmuş durumda.

Ülkemizde de, Firefox eklentileri ile bir takım Facebook Türkçeleştirme çabaları olmuştu. Ancak bu eklentiler sadece Firefox kullanan kullanıcıların işine yarıyor ve tam anlamıyla tüm arabirimi Türkçeleştiremiyor.

Facebook’un İspanyolcaya çevirilmesi sırasında, 1284 kelime ya da cümle İspanyolca’ya gönüllü kullanıcılar tarafından çevirilmiş. Bu çeviri aplikasyonunun beta aşamasından çıkıp tüm uygulama yazarlarına açık hale getirilmesi planlanıyor. Hem bu Facebook’un da işine gelir. Çünkü hem bedavadan dünyanın bütün dillerine çeviri yaptırmış olacak hem de yerel kullanıcılarının beğenisini ve sempatisini toplayacak. Belki şu an için Facebook’un bu tarz sempatilere ihtiyacı yok ama 1 yıl sonra, Facebook modası yavaş yavaş geçmeye başladığında, Facebook’un, bu sadık kullanıcılarına çok ihtiyacı olacak.

Şirketlerin Logo Evrimi

Şubat 8, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Büyük teknoloji şirketleri uzunca süredir faaliyetlerini devam ettiriyorlar. Peki bu şirketlerin logoları kaç yılında nerede doğdu ve yıllar içinde nasıl evrim geçirerek bugünkü haline geldi? Netorama çok güzel bir araştırma yapmış ve teknoloji şirketlerinin nasıl kurulduklarını ve logolarının günümüze gelinceye kadar nasıl metamorfoz gerçirdiğini araştırmış. Yazının orjinalinden de alıntılar yaparak sizlerle paylaşmak istiyorum. Hadi hepsi neyse de Nokia’nın logosunun bir “balık” tan ibaret olduğunu görünce şaşkına döndüm :)

ADOBE

Adobe Logo

1982 yılında, 40 lı yaşlardaki iki programcı olan John Warnock ve Charles Geschke çalıştıkları Xerox’dan ayrılarak kendi şirketlerini kurma kararı verdiler. Şirketi kurduktan sonra ilk odaklandıkları şey ise PostScript oldu. Warnock ve Geschke, Adobe’u kurduktan sonra para kazanmak için her türlü kazanç kapısını zorladılar. Geschke’in 80 yaşındaki babası, raf olarak kullanmaları için bir eşya verirken, Warnock’ın karısı da Adobe’un ilk logosunu tasarladı.

Apple

logo-apple.gif

Apple diyince akla ilk gelen isim pazarlama dehası olan Steve Jobs oluyor. Belki bir çoğunuz Steve Jobs’ın hikayesini okumuştur ama geçen yıl birlikte çalışma fırsatı bulduğum sevgili Tunç öyle güzel anlatmışki affına sığınarak “Aç Kal Budala Kal” adlı yazısından alıntı yapıyorum.

Yakalandığı kanserden dolayı ölümle burun buruna gelince “Her gününü, hayatının son günüymüş gibi yaşarsan, günün birinde haklı çıkarsın” deyişini yaşamının da parolası yapmış.

Steve Jobs “Aç kal, budala kal” diyor gençlere.

“Stay Hungry. Stay Foolish.” Başarı ve tükenişi uç noktalarda yaşamış biri olarak gerekirse dünyanın sana sunduklarından vazgeç, hatta okula bile gitmeyebilirsin ancak asla maceracı ruhundan taviz verme önerisinde bulunuyor.”Yüreğinin ve sezgilerinin sesini dinle; onlar seni yanıltmaz. Neyi sevdiğini bul.” Aşık olacağın, büyük bir tutkuyla inanacağın işin sana zaten istediğin başarıları getirecek.

Evlenmemiş annesi 1955 yılında Steve’i doğurup evlatlık vermiş. Onu evlatlık alan anne üniversiteyi, baba ise liseyi dahi bitirmemiş. 17 yaşında üniversiteye başlıyor ancak ailesinin karşıladığı okul parasına değmeyeceğini düşünüp 6 ay sonra bırakıyor okumayı. Yani o da ailesi gibi üniversite mezunu değil. Hayatındaki birçok başarısını ise işte bu kararına bağlıyor.

Kısa bir süre Atari’de çalıştıktan sonra 20 yaşındayken arkadaşı Steve Wozniak ile ailesinin garajında Apple‘ı kuruyorlar. İlk sermayesi de eski VW minibüs ve hesap makinasını satarak kazandığı paradan oluşuyor.

Apple I, Apple II, Apple III denemelerinden sonra 30 yaşına bastığında Macintosh da çıkıyor görücüye. Apple’ın başkanlık koltuğu için “Ömrünün sonuna kadar sadece şekerli su mu satmak istiyorsun yoksa dünyayı mı değiştirmek istiyorsun ?” diyerek Pepsi Cola’dan (CEO) ayarttığı John Scully ile daha sonradan anlaşamıyor, herkesin önünde kavga ediyor ve kendi kurduğu şirketinden kovuluyor. Yıl 1985.

Steve Jobs ise “İyi ki kovmuşlar” diyor. NeXT Computers ve daha sonra da Pixar Animation Studios‘u kuruyor. Daha sonra Apple’da işlerin kötü gitmesi üzerine 1996′da danışmanlık yapmaya başlıyor. 1997′de ise ne yapıp edip Apple’ın NeXT’i satın almasını sağlıyor ve yeniden başkan oluyor kurduğu şirketine. Yıllık 1 dolarlık maaşıyla Guiness Dünya Rekorları’nda en düşük maaşlı CEO ünvanına sahip. [Alıntı: Fikir Atolyesi, Orjinal Hikaye Apple II History]

Apple’ın kurulduğu yıl Steve Jobs, ağırdan giden satışlarının nedenini, kullandıkları ve oldukça karmaşık olan Isaac Newton’ın elma ağaçları altında oturduğu bir kareden oluşan logolarına bağlıyor(bu logoyu Ronald Wayne yaratmış). Rob Janoff’ı yeni bir logo tasarlaması için görevlendiriyor ve ortaya uzun yıllar kullanılacak olan gökkuşağı desenli modern Apple logosu çıkıyor. Steve Jobs’ın geri dönmesinin ardından firma kullanmış olduğu gökkuşağı desenli logosunu (Mike Scott’a göre bu güne kadar tasarlanmış en pahalı logo buydu) 1999 yılında tekrar modernize ediyor ve günümüzdeki halini alıyor.

CANON 

logo-canon.gif

150px-jiuhuashan_bodhisattva_image.jpg

1930 yılında Goro Yoshida ve eniştesi Saburo Uchida, Japonya’da Precision Optical Instruments Laboratory’i kuruyorlar. 4 yıl sonra ise Kwanon adını verdikleri ilk kameralarını tasarlıyorlar. Logoyu ise Budist Bodhisattva‘dan esinlenerek tasarlıyorlar. Bu soğuk logoya rağmen şirket, hem okunurken daha kulağa hoş gelen kısa bir kelime olduğu için hemde yine okunuşta Kwanon’a çok benzediği için ayrıca Japonca’da “hassasiyet” anlamına geldiği için Canon ismini tescil ettiriyorlar. Bu slogan ilerleyen yıllarda Canon’un karakteristiğini belirlemiş oldu.Yıllar içinde Canon logosu ufak değişimlere uğrayarak günümüzdeki haline geldi.

GOOGLE

logo-google.gif

1996 yılında Stanford Üniversitesi doktora öğrencileri olan Larry Page ve Sergey Brin ileride Google olarak anılacak bir arama motoru geliştirdiler.Bu arama motoru BackRub olarak biliniyordu. Anlamı ise,websitelerin back-link lerini çeşitli algoritmalar ile araştırmasından geliyor. Daha sonra Googol kelimesi üzerinde oynayarak bugünkü Google’ı yaratıyorlar. Googol sözcüğü Milton Sorotta adlı matematikçini, 1 ve onun ardından gelen 100 sıfırın oluşturduğu sayıyı belirten bir matematiksel terimden geliyor. Google’ın bu felsefeyi kullanmak istemelerinin nedeni, tüm dünyadaki bilgileri bir araya toplama misyonlarından kaynaklanıyor.

logo-google-1998.gif

İki yıl sonra Larry ve Sergey geliştirdikleri teknolojiyi Internet Portallarına pazarlamak için bir kaç ziyaret yapıyorlar ancak kimse buldukları bu teknolojiyle ilgilenmiyor. Açtıkları her kapı kapanınca, Google serüveri arkadaşlarının garajında 1998 yılında başlıyor. İlk Google logosu Sergey Brint tarafından yaratılıyor. Daha sonra GIMP grafik programı ile Yahoo’nun ünlem işaretini (Yahoo!) taklit eden bir logo tasarlıyor. En sonunda Stanford Üniversitesi Sanat Dalı Profesörü Ruth Kedar , Google’ın bugün kullandığı logoyu tasarlıyor.

logo-google-doodle-first.gif

İlk Google Doodle‘ı Burning Man Festivali için yaratılmış (1999) Google bilindiği gibi, özel günlerde, ünlü kişilerin ve firmaların kuruluş yıldönümlerinde, ülkeler için anlam ifade eden günlerde, o günün anlam ve önemini belirten özelleştirilmiş bir logo kullanıyor ve bunun adı da Doodle. İlk Doodle 1999 yılında Burning Man Festivali için hazırlanmış. Google Doodle’larını Dennis Hwang çiziyor.

IBM

logo-ibm.gif

1911 yılında Intenational Time Recording Company(ITR, 1888) ve Computing Scale Company (CSC, 1891) bileşiyor. (IBM ismi henüz ortalıkta yok). 1924 yılında, şirket International Business Machines Corporation adını benimsiyor, yeni ve modern bir logo hazırlıyor. Bundan böyle şirket, Personel programları, tartı aletleri, et kesme makinaları ve delikli kart üretmeye başlıyor. 1940 yılında IBM, delikli kart üretiminde, bilgisayarlarla yönetilen yeni bir sisteme geçiş yapıyor. Bu dönemde şirketin CEO’su ise Thomas J. Watson. 1947 yılında ise IBM, kullandığı logoda ilk defa radikal bir değişikliğe giderek sadece harflerden oluşan bir logo tercih ediyor.
1956 yılında IBM şirketinin başkanı Watson koltuğundan iniyor ve yerine oğlu Paul Rand geliyor. Gelmesiyle birlikte IBM logosu biraz daha 3 boyutlu ve sert bir hal alarak tekrar yenileniyor. IBM logosu en büyük değişimi ise (gerçi logoların hangi biri büyük değişim yaşamamışki) 1972 yılında yine Raul Rand döneminde yaşıyor. Yatay çizgilerden oluşan ve Rand’ın değimiyle “hız ve dinamizmi” simgeleyen günümüzdeki halini alıyor.

LG

logo-lg.gif

LG, kurumsal hayatına 2 farklı şirket olarak başladı. Bunlar kozmetik ürünleri yapan Lucky(ya da Lak Hui) Chemical Industrial(1947) ve radyo ürünleri üreten Goldstar dı. Lucky Chemical, Kore’de yarattığı Lucky Cream ile ün kazandı. Hollywood’un henüz meşhur olmamış starı Deanna Durbin tarafından da büyük ilgi gördü ve çok iyi satış rakamları yakaladı.
Goldstar ise sadece radyo ile alakalı elektronik ürünlerin üretimini yapıyordu. 1995 yılında Lucky ve Goldstar isimlerini LG Electronics olarak değiştiriyorlar. Ve LG bir cheabol (Güney korede holding) haline geliyor. En son logo da ise bundan böyle LG’nin sloganı “Life is Good” (Hayat güzeldir) olarak kalıyor.
Çok ilginç bir ayrıntıda, LG’nin, firma adlarının Lucky ve Goldstar kelimelerin başharflerinden geldiğini reddetmesi. Yani sadece LG.

MICROSOFT

logo-microsoft.gif

Firma 1975 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Washington eyaletindeki Seattle kentinde iki üniversite öğrencisi tarafından kurulmuştur. Bu iki girişimcinin vizyonu “her ev ve her masada bir bilgisayar”dı.

Popular Electronics dergisinin 1 Ocak 1975 tarihli sayısında Altair 8800 bilgisayar sisteminin tanıtımını okuduktan birkaç gün sonra Bill Gates bilgisayarın tasarımcısı MITS (Micro Instrumentation and Telemetry Systems) ile temasa geçti. Ekibi ile birlikte Altair 8800 üzerinde çalışan BASIC programlama dili geliştirdiklerini belirtti. Paul Allen MITS‘e programın tanıtımını yapmaya gitti. Paul Allen Altair 8800′i daha önce kullanmamış olmasına karşın tanıtımı başarılı oldu. Tanıtımın sonunda MITS Bill Gates ve Paul Allen’dan Altair bilgisayarları için BASIC programlama dilinin telif hakkını satın aldı. Karlı bir iş fırsatı yakaladıkları düşüncesiyle Bill Gates Harvard Üniversitesi‘ndeki hukuk eğitimini yarıda bırakıp New Mexico eyaletinin Albuquerque şehrinde Microsoft firmasını kurdu.

Firma ilk uluslararası bürosunu 1 Kasım 1978′de Japonya’da açtı. 1 Ocak 1979′da şirket merkezini Washington eyaletinin Bellevue şehrine taşıdı.

Aradan geçen yıllar ile Microsoft bir dünya devi olmuş, sahibi Bill Gates’i dünyanın en zengin kişisi haline getirmiştir. Ancak bu zenginliği herkesin düşündüğü şekilde sadece geliştirdiği işletim sistemini satarak değil ayrıca sektörde ki büyük açıkları kapatabilecek nitelikte yazılan programların daha kendisi için risk teşkil edecek aşamaya getirmeden satın almasıyla başarabilmiştir.[Kaynak: Wikipedia]

Logo’nun tarihçesi

1982 yılında, Microsoft’un o dönemdeki logosu “O” harfinin, Microsoft” kelimesinden ayrıştırılmasıyla ortaya çıktı ve Microsoft personelleri tarafından “Blibbet” olarak adlandırıldı.1987 yılında Microsoft logosu tekrar değişeceği zaman Microsoft personellerinden Larry Osterman, “Blibbet’i kurtarın” adında bir kampanya başlatarak eski logonun değişmemesini sağlamak istedi ancak başarılı olamadı. Söylentiye göre, Microsoft’un kafeteryasında Blibbet Burger adında, domuz pastırmalı bir cheeseburger üretildi bu yıllarda.
1987 yılında, Scott Baker “O” harfinin üzerine kesikler atarak mevcut logoyu oluşturdu. Bu logoyu yaparkende Pac-Man oyunundan esinlendi. Bu yüzden şirket içerisinde Microsoft’un bu yıllardaki logosu Pac-Man Logo olarakta biliniyor.
1994 yılında Microsoft, 100$ milyon dolarlık bir reklam kampanyası ile birlikte yeni sloganını duyurdu: “Where do you want to go today” (Bugün nereye gitmek istersin) Tabi bu sloganla daha sonraları oldukça dalga geçildi. 1996 yılında, bu sloganla “what kind of error messages would you like today?” (Bugün ne tarz bir hata mesajı istersin) şeklinde dalga geçildi. Ve Microsoft bu sloganı kaldırdı. Daha sonra Microsoft kendine yeni sloglanlar buldu, “Make it Easier”, “Start Something”, “People Ready” ve “Open up Your Digital Life” oldu. Yerleşik slogan ise “Your potential. Our passion” oldu. Logo tarihçesi için kaynak.

MOTOROLA

logo-motorola.gif

Motorola, 1928 yılında Paul Galvin tarafından, Galvin Manufacturing Corporation adıyla kuruldu. 1930lu yıllarda Galvin, araba radyoları üretmeye başladı ve bu radyolara “Motorola” adını verdi. Motorola ismini de Motor kelimesinin sonuna o zamanların popüler bir eki olan “ola” yı getirerek yarattı. Şirket 1947 yılında ismini Motorola Inc. olarak değiştirdi. Motorola 1980 lerde, ticari olarak hücresel telefonlar üretmeye başladı.

“M” şeklindeki logo, rütbe anlamına gelen “insignia” kelimesinden geliyor ve bu loho 1955 yılında tasarlandı.(şirket içinde emsignia diye tabir ediliyor) Şirket başkanının söylediğine göre, iki tane diket üçgenden oluşan bu logo, şirketin liberal bakış açısını sembolize ediyor.[bkz]

Yazının devamı

Firefox pazar payını genişletiyor

Şubat 1, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bugün TechCrunch‘taki bir linkten izlediğim habere göre; Fransız Web Araştırma Şirketi  XiTi Monitor, Firefox‘un Avrupa‘da pazar payını genişleterek, Haziran 2007 ve Eylül 2007 de %27.7 olan pazar payını, Ocak 2008 itibariyle %28‘e çıkardığını açıkladı. Bu rakam Firefox‘un en çok pazar payına sahip olduğu Finlandiya‘da %45.4, Slovenya‘da %44.6 Polonya‘da ise %42.4 olarak açıklandı.

Tabiki pazarın hakimi halen %66.1 ile Microsoft Internet Explorer olarak görünüyor. Bunun en büyük nedeni ise, IE‘nin  Windows işletim sistemiyle entegre bir biçimde gelmesi. Microsoft‘un, Internet Explorer‘ı Windows işletim sistemlerine entegre etmesi nedeniyle, başı davalardan bir türlü kurtulmasa da, hali hazırda halen tüm Windows ürünlerinde Internet Explorer entegre olarak geliyor. Bu tekelciliğe rağmen Firefox‘un, Avrupa‘da %28 gibi bir pazarı kontrol etmesi büyük başarı. Ve Firefox‘un bu başarısı, Microsoft‘un başarısız hamleleri ve bitmek tükenmek bilmeyen güvenlik açıkları nedeniyle önümüzdeki dönemde daha da artacak.

Tabi Firefox‘un pazar payının son 1 yılda bu kadar büyümesinin en önemli nedenlerinden biri de Google Adsense Tavsiye Reklamları. Tıklama başına iyi gelir getiren Firefox Tavsiye Raklamları -her ne kadar Türkiye‘de tavsiye reklamları artık pek gelir getirmesede- Firefox‘un büyük bir kullanıcı kitlesine ulaşmasında büyük rol oynadı.

Yazının devamı