Yahşi Batı fiyaskosu
Bir daha asla “ulan Cem Yılmaz oynuyor gözü kapalı gidilir bu filme” demeyeceğim.
Aynı hatayı A.R.O.G’da da yapmıştım ve yine hayal kırıklığı yaşamıştım.
Yahşi Batı için de durum aynı oldu benim için. Hatta A.R.O.G’dan bile başarısız bir yapım olmuş. Cem Yılmaz’ın deyimiyle; “Mekan güzel, kostüm güzel ama yok, yemezler” diyorum.
Espri adına 2-3 tane güzel ve ince espri olduğunu söylemeliyim. Geri kalan espriler o kadar kötü ki “küfür ile anca maskelenebilmiş”. Evet, Yahşi Batı’da bolca küfür duyabilirsiniz. Ama bu küfürler o kadar yerli yersiz serpiştirilmiş ki rahatsız olmanız muhtemel.
Keşke Yahşi Batı yerine Law Abiding Citizen‘a gitseymişim. Çünkü bu film, son aylarda izlediğim en güzel intikam filmlerden birisiydi..
Harry Potter and the Half-Blood Prince
Harry Potter serisinin yeni filminde, Harry Hogwarts’daki 6. yılında, üzerinde “Bu kitap Melez Prense Aittir” yazılı bir kitap bulur. Kitaptaki Melez Prens’i araştırmaya başlayan Harry, Dumbledore’un yardımı ile Voldemort’la son savaşa hazırlanmaya başlar. Temmuz 2009 da vizyona girecek olan Harry Potter and the Half-Blood Prince (Harry Potter ve Melez Prens) serinin önceki filmleri gibi, bol aksiyonlu, görsel efekler yönünden zengin br yapım olarak karşımıza çıkacak. Şimdilik Harry Potter and the Half-Blood Prince’ın fragmanıyla yetiniyoruz..
Bir sen eksiktin!
21.yy’ın en büyük düşünürlerinden(!) Nihat Doğan, sahneleri bırakıp siyasete atılmaya karar vermiş (: Karar verdiği gibi de siyasete atılıp AKP Beşiktaş İlçe Başkan Yardımcısı olmuş. Allah’ım ne günlere kaldık… Yahu siyaset senin neyine be kardeşim. Son dönemlerin yeni modası da bu sanırım: Siyasete atılmak.. Aslında Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük filozoflardan birisi olan Doğan için çok şey yazmak istiyorum fakat maazallah bir sansür de biz yemeyelim..
Şu ülkede tek bir iş yapıp -ama hakkını vererek- başarılı olan sanatçı sayısı o kadar az ki.. Dizi oyuncusu, boru sesiyle kaset çıkarmaya kalkar, manken, fiziğine güvenip filmlerde oynar -buna oynamak denirse-, şarkıcı yönetmenliğe soyunur… Bu liste uzar da uzar.. Son furyadan nasibini alan da Nihat Doğan oldu. Ne diyeyim, Allah sonumuzu hayretsin..
The Mutant Chronicles [Fragman]
23. yüzyılda geçen hikayede, bir ordu ile bir dini grubun mutantlara karşı verdikleri mücadele anlatılıyor. Konusu ve frangmanı ile izlenebilecek güzel bir filme benziyor The Mutant Chronicles. Şu an filmin dvd si ABD’de piyasada. Ülkemizde ne zaman gösterime gireceğiyle ilgili ise IMDB dahil hiç bir yerde bilgi bulamadım. Büyük ihtimalle ülkemizde vizyona girmeyecek The Mutant Chronicles.
Son 25 yılın en iyi 100 filmi
Entertainment Weekly, son 25 yılın en iyi 100 filmini belirlemiş. Listenin en başında Quentin Tarantino imzalı Pulp Fiction bulunuyor. 2. sırada Lord Of The Rings üçlemesi, 3. sırada ise Titanic yer alıyor. Bir çok kişinin bir klasik olarak kabul ettiği Bruce Wills’in üstün oyunculuğuyla süslenen 6. His ise ancak 39. sıradan listeye girebilmiş.
İlk 100′de bulunan filmler şu şekilde: Yazının devamı
Sweeney Todd Değerlendirme

2007 yapımı olan bu film oldukça başarılı olumuş ama filmi her izleyen beğenmeyebilir. Bu filmi beğenmeniz için, öncelikle filmin yönetmeni olan Tim Burton‘nın hayranı olmanız lazım, hatta bir kaç filmini izlemiş olmanız gerekir. Tim Burton’nun yönettiği filmlere şurdan bi bakın derim ben.
Filmde müzikal sahnelerin çok olması da belki herkes tarfından beğenilmesi sebeplerinden olabilir.Ama bu müzikal sahneler alıştığımız türde değil. Özellikle iki kişinin canladırdığı sahnelerde sölenen sözlerin, kişiler arasındaki geçişleri oldukça başarılı.
Film hakkındaki bir diğer yorumsa, Tim Burton’nun bu tarz filmlerinde görmeye alıştığımız, karanlık bir şehir teması hakkında. Bu filmdeki şehir, eski Londra. Şehrin ve filmin sahnelerinin bu denli karanlık olması, filmdeki kanlı sahnelerdeki vurguyu artırmakta, kan kırmızısı, göze alıştığımızdan farklı çarpmakta. Film vahşet içermekte ama yine Tim Burton farkıyla.. Saw ve Hostel‘deki gibi İzlerken içiniz kalkmıyor. Unutmadan belirteyim filmin göresel öğeleri yine Tim Burton imzalı Sleepy Hollow‘a (Başsız Süvari) oldukça benzemekte.
Tabi Tim Burton film yaparda başrolde Johnny Depp olmaz olur mu hiç. Johnny Depp yine başarılı bir oyunculuk örneği sergilemiş. Özellikle, filmin afişinde de görebileceğiniz cani berber makyajı oldukça iyi oturmuş.
IMDB puanı 8,0 olan filmin konusuna da değinelim biraz.
Londra’da karısı ve yeni doğmuş bebeği ile mutlu bir berber olan Benjamin Parker(Johnny Depp), karısını elde etmek isteyen şehrin hakimi tarafından, haksız yere şuçlanarak şehirden uzaklaştırılır. Ben, 15 yıl sonra kendisine bunu yapanlardan intikam almak ve karısı ile kızını bulmak için Londra’ya gelir. İsmi artık Sweeny Todd‘dur. Kendisine bunu yapanların yaşamaya hakkı olmadığını düşünür ama bu düşünce biraz daha rayından çıkarak “bu şehirdeki insanların yaşamaya hakkı olmamalıdır” şekline dönüşür ve berbere gelenleri birer birer öldürmeye başlar. Tabi öncelikli hedef hakimdir. Bereber dükkanın alt katındaki iğreç pastalar yapan kadın ise hem Mr.Todd’a aşıktır hem de öldürdüğü kişilerin cesetelerini farklı şekilde değerlendirmesine yardımcı olmaktadır. Cesetleri nası değerlendirdiklerini filmi izlediğinizde görseniz daha iyi olacak bence.
Tekrar hatırlatmakta yarar var herkesin beğenceği bir film değil ama bence aldığı puanı hak etmiş filmlerin arasında.
İyi seyirler herkese.
I Am Legend – Değerlendirme ve Yorumlar
2007 yapımı olan bu filmi yeni izledim, dvd film meraklıları için de biraz değerlendirme ve yorumlar yapayım dedim.
IMDB notu : 7,2 http://www.imdb.com/title/tt0480249/
Film yakın gelecekte geçmekte ve insanlar tarafından yaratılan virüsün kontrolden çıkması sonucu bütün dünyayı etkilenmektedir. Tabiki dünya yine sadece Amerika Kıtası’ndan ibarettir : ) New York sokakları bomboş ve sesizdir. Virüsten etkilenen insanlar gün ışığına çıkamayan ve sağlılık insanları avlayan yaratıklara dönüşmektedir. Yaratıkların görünümleri, The Descent filmini izleyenler varsa pekte yabancı gelmeyecektir ama bu filmdeki yartıklar kör değiller. Ayrıca tuzak kurabilecek kadar da zekiler. 28 Days Later adlı filmi izleyenler için de konu ve işleyiş pek farklı gelmeyecektir. Sadece görsel efektler ve bir kişinin dugusal çöküşlerinin işlenişi faklı. Örnek olarak kullandığımız iki film ve I am Legend’ın IMDB notlarının çok yakın olması da değişik bir raslantı:)

Kahramanımız Robert Neville (Will Smith), köpeği ile birlikte virüsten kurtulmayı başarmış ve virüs üzerinde deney yapabilcek kadar tıbbi bilgiye sahip, birleşik devletler ordusuna mesup bir yarbaydır.Tabi ki zenci bir yarbay oluca, beyazlara bağırdığı ve emir verdiği küçük bir sahnede hemen eklenmiştir.Gündüzleri sokaklarda gezip ihtiyaçları olan malzemeleri toplamakta, geceleri de evinin bütün pencereleri dahil her yerini kapatıp korunmaya çalışmaktadır.Evindeki oluşturduğu laboratuvar da virüs üzerinde deneyler yapıp,bunları göresel ve sesli olark kaydetmektedir.
Lost Türkçe Dublajlı olarak TNT de başlıyor

03.03.2008 tarihi itibariyle yayına başlayan TNT‘nin yankıları sürüyor. Özellikle Lost severler kanalı yakın takibe almış durumda. Tabi bunda TNT’nin şifresiz olarak yayın yapacak olmasının da artısı çok büyük. Yeni ve kaliteli bir dizi kanalına kavuşmamızın verdiği heyecandan sonra bir sevindirici haber daha geldi. Aslında kanal açılmadan önce de söylentileri vardı ancak TNT web sitesinde yapılan açıklamayla haber kesinleşti.
Lost, TNT’de Türkçe Dublajlı olarak yayınlanacak!





