AÖF 2009-2010 kayıtları başladı
Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) 2009-2010 kayıtları bugün itibariyle başladı. Adaylar kayıt işlemlerini İnternetten kayıt ve AÖF Bürolarından kayıt olmak üzere 2 aşamada yapabilecekler. 23.09.2009 tarihinde başlayan kayıtlar 20.10.2009 tarihinde sona erecek. İnternetten yapılacak kayıtlar için adres: http://aofkayit.anadolu.edu.tr
20 Ekim 2009 tarihine kadar internet kayıtlarını yaptırmayan AÖF öğrencileri için bu tarihten sonra kayıt imkanı olmayacak.
Bu sene internetten kayıt yaptırmayan adayların kayıtları yenilenmeyecek. Yani AÖF kaydınızı yeniletmek için öncelikle internet kaydınızı yaptırmanız gerekiyor. Ancak kaydın yenilenmesi için internet kaydı yaptırmış olmanız da yeterli olmuyor. İnternet kaydınızı yaptırdıktan sonra İnternet Başvuru Belgesi‘nin yazıcı çıktısını alıp, 2009–2010 Öğretim Yılı Açıköğretim, İktisat, İşletme Fakülteleri İnternet Başvuru, Kayıt ve Öğrenci Kılavuzu‘nda belirtilen diğer kayıt belgeleriyle birlikte AÖF Bürolarına teslim etmeniz gerekiyor.
İnternet Başvuru, Kayıt ve Öğrenci Kılavuzu’na http://aofkayit.anadolu.edu.tr adresine girdikten sonra ÖSYS Yeni Kayıt bölümüne girerek ulaşabilirsiniz.
AÖF 2009 Bütünleme Sınavı Soruları ve Cevapları
AÖF 2009 Bütünleme Sınav Soruları ve Cevapları yayınlandı.
Geçtiğimiz hafta yapılan AÖF 2009 Bütünleme sınavının soruları eogrenme.anadolu.edu.tr adresinde yayınlandı. Sonuçlar açıklanana kadar kaç net yaptığınızı soru ve cevaplardan çıkarabilirsiniz. Umarım herkes istediği ve beklediği notları almıştır.
AÖF 2009 Bütünleme Sınavı Sonuçları ise takriben bu ay sonunda ya da önümüzdeki ayın başında açıklanacaktır.
Bu arada, kaç net yaptığınızı biliyorsanız AÖF Not Hesaplayıcı‘yı kullanarak sınıfı geçip geçmediğinizi öğrenebilirsiniz.
AÖF 2008 Bütünleme Sınavı & Çalışma Teknikleri
Haziran ayında yapılan final sınavında verilemeyen dersler için Anadolu Üniversitesi AÖF tarafından 6-7 Eylül 2008 tarihlerinde bütünleme sınavı yapılacak. Sınavlara bugün itibariyle 5 gün kaldı. Zaman darlığı nedeniyle, sınırda olan öğrenciler bu son 5 günü nasıl değerlendirebiliriz diye yana yakıla sorular yöneltiyor, çalışma teknikleri öğrenmeye çalışıyorlar. Geçmişteki tecrübelerimden yola çıkarak bu konuda bir iki şey söylemek istiyorum.
Öncelikle “Yumurta kıç ağzına gelmek” diye bir tabir vardır. Bu iş ne yazık ki son dakikada %100 başarılabilecek bir iş değil. Düşünsenize bütün bir senenin derslerini son 1 haftaya sığdırmaya çalışıyorsunuz. Bu nedenle hiç bilgi sahibi olunmayan bir derse son 5 günde sadece çalışarak, başarılı bir profil çizmek biraz hayalperestlik oluyor. Bu nedenle kalan son 5 günü iyi değerlendirmek için artık taktikler üzerinde çalışmalısınız. Bir çok kişinin “soru ezberlemek” diye tabir ettiği ancak tam olarak öyle olmayan bir yöntem var. Bu yöntem sayesinde son 5 günü en iyi şekilde değerlendirebilirsiniz. Ancak dikkat etmeniz gereken bazı şeyler var.
- eogrenme.anadolu.edu.tr adresine girip, ilgili dersin geçmiş yıllara ait (2000-2008 arası) vize, final ve bütünleme sınavı sorularını yazıcınızdan print edin. Daha sonra cevap anahtarlarından ilgili dersin, ilgili yıllara ait olan kısımlarını print screen yaparak ya da farklı bir resim yakalama programıyla kopyalayıp, bir dosya içerisine yıllara göre indexleyip yapıştırın. Bu sayede cevapları kontrol etmeniz çok kolaylaşacak ve zamandan kazanacaksınız.
- Bütünleme sınavında başarılı olabilmek için ara sınav ünitelerini küçümsememeniz gerekiyor. Çünkü 20 ünitelik bir dersin, bütünleme sınavında çıkacak olan sorular içerisindeki ağırlığı 10-12 soru civarında. Eğer ilk dönem ünitelerine hakimseniz kafadan 40 puanı cebinize koydunuz demektir.
- Bu saatten sonra sadece ders çalışmanın pek bir mantığı olmadığını söylemiştim az önce. Bu nedenle öncelikle ilgili dersin geçmiş yıllarda çıkmış ara sınav sorularını çözün. Ortalama her yıl için 30 soru dersek, 8 yıl için 240 tane soru çözmüş olacaksınız.
- 2000 yılından başlayarak 2008 yılına ait sorulara doğru geldiğinizde sizi çok şaşırtacak bir durumla karşılaşacaksınız! Son 8 yılda sorulan soruların yaklaşık olarak %50’si birbirinin aynısı! Öyle ki; bazı soruların seçenek yerleri, rakamları dahi değiştirilmemiş ve tekrar sorulmuş. Özellikle 2005 yılında çıkan sorulara çok iyi çalışmanızı tavsiye ediyorum. Çünkü bu yılda sorulan soruların yaklaşık %40′ı bundan sonraki yıllarda da çıkmış.
- 8 yılın ara sınav sorularını çözdükten sonra eğer mümkünse karşınıza birini alıp soruları size sormasını isteyin ve sesli olarak cevap verin sorulara. Bu sayede soruların akılda kalma yüzdesini arttıracaksınız.
- Eğer iktisat teorisi, iktisat tarihi, iktisada giriş derslerinden birinden kalmışsanız ve bütünleme sınavında başarılı olmak istiyorsanız, soruları gözden geçirmek dışında, doğruların ve eğrilerin eğimlerini bir yardımcı kitaptan ezberleyin. Abartmıyorum; sadece doğruların (bütçe doğrusu, maliyet eğrisi, eşürün eğrisi, farksızlık eğrisi vs.) eğimlerini ve herhangi bir noktasından geçilen teğetler durumunda neler olduğunu bilirseniz kafadan 5-6 soru daha koyarsınız cebinize ki bu da size yaklaşık 20 extra puan getirecektir. Bu satırı sakın dikkate almamazlık etmeyin arkadaşlar! Geçmiş yılların sorularına baktığınızda eğim sayesinde neler başarabileceğinizi kendiniz göreceksiniz.
- Eğer “Tarih” konulu derslerden birinden kalmışsanız, direkt olarak geçmiş yılların sorularına göz gezdirmekten başka çareniz yok! Neyse ki geçmiş yıllarda sorulan soruların, 2008 bütünleme sınavında yaklaşık olarak %40′ının tekrar sorulma olasılığı çok yüksek. Bunun yanında ana kitapda her ünitenin sonunda konu özetleri bulunuyor. Bunlara da göz gezdirmeniz, olayları gözünüzde canlandırmanız açısından yararlı olacaktır.
- Eğer ben soru çözmek ya da ezberlemekle yetinmeyip derste çalışmak istiyorum ancak zamanım yok diyorsanız, grafikleri, formülleri bir kenara bırakıp sözel anlatıma dayanan tanımları ezberlemeye başlayın. Sadece tanımları ezberlerseniz, sınavın %40-50 arası sorularını çözebilirsiniz demektir. Hatta bazı sınavlarda gördük ki, tanımlar dışında neredeyse hiç soru sorulmadı. Bu nedenle önemli tanımları ezberlemeniz yararınıza olacaktır.
- İnternetteki forumları dolaşıp, herkesin söylediklerine kafanızı takıp moralinizi ve motivasyonunuzu bozmayın. Bu tip ortamlarda her kafadan bir ses çıkar: “Yok soruları ezberleyip kaldım, yok çalıştım geçemedim, yok ne yaptıysam olmadı v.s”. Siz doğru bildiğiniz yolda ilerleme devam edin, başarı kendiliğinden gelecektir.
- Ara sınav sorularını iyice yedirerek çözdükten sonra artık o ders ile ilgili hiç bir bilginiz olmasa dahi, kafanızda ufakta olsa bir şeyler belirecektir. Sırasıyla geçmiş yılların yıl sonu ve bütünleme sınav sorularını da çözün. Özellikle yıl sonu ve bütünleme sınavı soruları birbirlerine çok benzerler. Böylelikle bir ders için 500 den fazla soru çözmüş olacaksınız ki, kafanızı vererek ve zamanınızı etkin kullanarak bu 500 soruyu çözmek/incelemek en fazla 3-4 saatinizi alacaktır.
- Bütün bunları yaptıktan sonra, elinize Anadolu Üniversitesi‘nin ana kitaplarını alın ve her ünitenin sonundaki 10 soruyu çözün/göz gezdirin. İstatistiklerin söylediğine göre -istasitsik dersinden kaldıysanız bu satıra inanmayabilirsiniz (:- ana ders kitabında bulunan her ünitenin sonundaki o 10 soru, vize, final ve bütünlemede sorulan soruların temelini oluşturuyor. Genelde buradaki soruların çok benzerleri, ya da çoğu zaman birebir aynıları vize, final ve bütünleme sınavlarında çıkıyor.
- Eğer imkanınız varsa Murat Yayınlarının çözümlü soru bankalarını edinin ve oradaki soruları çözün/göz gezdirin. Özellikle Murat Yayınları diyorum çünkü bu adamların hazırladığı soruların neredeyse %50’si birebir olarak sınavlarda çıkıyor. Bu nedenle soru yakalama olasılığınız çok yüksek. Buradaki taktiğiniz de şu olsun: Öncelikle soruyu okuyun, sonra seçenekleri okuyun, sonra cevabına bakın. En sonunda ise sorunun altındaki cevap açıklamasını okuyun. Bu şekilde yaparsanız, tekrar o soruya döndüğünüzde cevabı daha sorunun yarısını okumadan bilebilirsiniz.
- Sabah uykunuzdan fedakarlık edip 1-2 saat erken kalkın ve bir önceki gün çözdüğünüz 100′lerce soruyu hızlı hızlı tekrar edin/okuyun. Zaten farkedeceksiniz ki; bir önceki gün etkin bir şekilde sorulara çalıştıysanız, sabah tekrarında, daha soruları okurken, sorunun cevabı kafanızda bir ampul gibi yanacaktır.
- Aman diyeyim, Murat Yayınları ya da başka bir yardımcı kitaptan çözümlü sorulara çalışırken, sorunun altındaki cevap açıklamasını okumadan, direkt ezber yoluna gitmeyin! Mutlaka cevabın altındaki açıklamayı da okuyun. Eğer bunu yapmazsanız, ilgili konu hakkında bir fikriniz olmayacak ve ezberlediğiniz sorunun birebir aynısının çıkmasını ümit etmekten başka çareniz kalmayacak. Ancak açıklamayı okursanız, o açıklama ile ilgili bir soru geldiğinde, en azından yorum yapabilir ve 5 seçeneği çok rahatlıkla 2-3 seçeneğe indirebilirsiniz.
- Tüm bunları yaptıktan sonra artık sınav gününün gelmesini bekleyeceksiniz. Eğer sınavda, hiç bir fikrinizin olmadığı sorularla karşılaşırsanız öncelikle bunları boş bırakıp geçin. Daha sonra işaretlediğiniz sorulardan cevabının %90-%100 doğru olduğuna emin olduğunuz soruların hangi seçeneklere dağıldığına bakın. Eğer boş bıraktığınız soruları atacaksanız, “en az işaretlediğiniz seçenek hangisi ise o yönde atın”! Çünkü sınavlarda seçenek dağılımları eşit yapılır, örneğin 20 soruluk bir sınava baktığınızda 5 seçeneğin sorular arasında eşit olarak dağıtıldığını görürsünüz. Destekli sallamak dedikleri işte bu!
Bu arada değinmek istediğim bir nokta var. Zamanında “Davranış Bilimleri” adlı derse hiç çalışmadan ara sınava girdim. Sınavdan bir gün önce, sadece Murat Yayınları’nın soru kitapçığındaki sorulara çalıştım ve karşıma kardeşimi alıp soru cevap yaptım. Bu sayede Davranış Bilimlerinden aldığım vize puanı 92 oldu (: Çok fazla soru yakaladığım için evet çok şanslıydım ancak bol bol soru çözmenin yararlarını da göz ardı etmemek gerekiyor.
Yazımı noktalarken, elbetteki yukarıdaki yöntemlerin üniversite okuyan bir insana, gelecekte hiç bir yararı olmayacağını, mesleki yeterlilik kazandırmayacağını da söylemeliyim. Arkadaşlar, hiç bir zaman bir “Üniversite” okuduğunuzu unutmayın. Üniversitelerin amacı, belirli bir dalda insanlara mesleki yeterlilik ve uzmanlık kazandırmaktır. Eğer sadece soruları ezberleyerek sınavları geçerseniz, emin olun mezun olduktan sonra bu ezberciliğiniz yüzünden, geriye döndüğünüzde aklınızda hiç bir şey kalmayabilir ve “Üniversite mezunu işsizler” ordusuna katılmanız kaçınılmaz olabilir. Tamam ülkemizde işsizlik sorunu hat safhada ancak üniversite mezunlarının iş bulamamalarının en büyük nedenlerinden birisi de kendilerini belirli bir alanda “uzmanlaştıramamış” olmalarıdır. Siz siz olun okuduğunuz bu zor üniversitenin hakkını verin ve derslerinizi “çalışarak” geçin. Şimdiden herkese Bütünleme Sınavında başarılar.
ÖSS ye girmeden 2. Üniversite Şansı
Anadolu Üniversite’si Rektörlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, herhangi bir üniversite ve lisans düzeyinden mezun olan ya da hali hazırda üniversitede okuyan öğrenciler dilerlerse ÖSS’ye girmeden Anadolu Üniversite’sinin herhangi bir bölümünde (kendi bölümleri hariç) 2. üniversiteyi okuyabilecekler. Yaşam boyu Eğitim Projesi kapsamında düzenlenen bu programla tekrar ÖSS’ye girmeden 2. Üniversiteyi okumak mümkün olacak. Başvurular Temmuz’da başlıyor. Ayrıca bu programdan yararlanabilmek için Lisans/Ön Lisans şartının aranmaması da büyük bir güzellik olmuş.
Kaynak: Star Gazetesi





