Kurumsal bir blog çalıntıcı olursa..
Bu konuyu internet aleminde daha önce kaç defa tartıştığımızı hatırlamıyorum. Ancak insanlardaki beleşçilik mantığı son bulmadığı sürece biz boşuna tartışıyoruz, boşuna çözümler üzerinde kafa yoruyoruz.# Blogculuk dünyada yeni bir meslek dalı olarak kendine yer bulmuş olsa da Türkiye’de henüz çok yeni bir kavram. Türkiye’deki blog yazarlarının bir çoğu bu işi bir hobi olarak ve maddi beklenti içine girmeden yapıyorlar. Blog yazarlarının bir çoğu çok genç arkadaşlarımız olduğu ve “alıntı yapmak ne demektir” bilmedikleri için zaman zaman her blog yazarının başına gelebileceği gibi benim de başıma çalıntılama olayları geliyor.
Bu içerik hırsızlığı konusunda bu güne kadar yasal yollara hiç başvurmadım; gençlik dedim, millet olarak kafa yapımız bu dedim, değişmez dedim.. Tabi ki içerik hırsızlarının cezalarını da bir şekilde verdim. Tahmin edeceğiniz gibi kendilerini Google’a rapor edip, çaldıkları içerikleri arama sonuçlarından çıkarttırdım. Sanırım bir web sitesi sahibine verilebilecek en büyük ceza budur.
Neyse, gençlik v.s diyip güldük geçtik içerik hırsızlarına ama geçen gün başıma öyle bir olay geldi ki pek gülünecek cinsten bir şey değildi. Electroblog adlı blog bir içeriğimi kelimesi kelimesine kopyalayıp kendi bloglarında yayınladı. Electroblog, bir şirket tarafından yönetilen kurumsal bir blog ama dışarıdan görünüşü bu şekilde. Kurumsal bir blog nasıl böyle bir yönteme başvurabilir, kendilerini nasıl riske atabilir aklım almıyor. Yazdığım içeriği kelimesi kelimesine kendi bloglarında yayınladıklarını gördüğümde yazıyı yayından kaldırmalarını istedim ve kaldırdılar. Ancak bu durum, bu olayı görmezlikten geleceğim anlamına gelmiyor. Çünkü o yazdığım içerik Google aramasında 1. sırada çıkarken, Electroblogun benden kopyaladığı kopya içerik 1. sıraya çıktı ve ben 2. sıraya indim. Yani madem çalıyorsunuz, bari kelimeler kendi kelimeleriniz olsun, bari bu kadar emek gösterin!
Yazının orjinali burada, çalıntı içeriğin ekran görüntüsü ise aşağıda.
Ayrıca yine yazdıkları bir kaç içerikte yayınladığım resimleri de kopyalayıp kendi bloglarına yapıştırmışlar. Kurumsal olduklarını iddia eden bir blog bile içerik hırsızlığına alet oluyorsa artık ne denebilir bilmiyorum. Volkan kardeşim geçenlerde blogundan içerik hırsızlığı yapan bir kişiye karşı yasal yollara başvuracağını bildirdiğinde, herkes biraz abarttığını düşündü ancak başka çözüm yok bence de. Varsa eğer, biz de bilelim?
Dünya sesimizi duyuyor, yeterki üretelim
Hep yakınıp duruyoruz, “biz üretmiyoruz, tüketiyoruz, araklıyoruz” diye. Bunu söylerken haksız da değiliz. Neden yurdum insanı sürekli bir şeyleri taklit etme, araklama çabasında anlamak mümkün değil. Ya yabancılarda çalıyor olsaydı? O zaman biz kimden araklayacaktık? Çalıntı içerikten, tekrar çalıntılamak mümkün müdür?.. Bu ve bunun gibi sorularla kafamız bu kadar meşgulken halen kimse çıkıpta “Kardeşim biz de birşeyler üretelim” demiyor. Diyenler de bir elin parmakları kadar ya var ya yok. Örneğin; elin İran’lısı bile kendi otomobilini üretip bütün dünyaya satıyor, koskoca 70 milyonluk Türkiye’nin bırakın bir otomobil tasarımını, ürettiği bir benzinli motoru bile yok. Rahat bir millet olduğumuz için, ecnebilerin ürettiği herşeyi afiyetle tüketmeye devam ediyoruz.
Bloglar aleminde de durum farklı değil. Allah aşkına kim çıkıpta diyebilir ki “Türk bloglarının %80′i özgün içerik üretiyor?” Yok böyle bir şey efendim. Var diyen de külliyen yalan söyler. Gözlemlerime dayanarak söylüyorum ki Türkiye’deki toplam blog sayısının yalnızca %5‘i özgün içerik üretiyor. Bu %5‘lik kısımın en az yarısı da düzgün SEO tekniklerini ya bilmedikleri ya da kullanmaya üşendikleri için, ürettikleri içerikleri ya sadece kendileri okuyor ya da kısıtlı bir okuyucu kitlesiyle paylaşıp, kaliteli içeriklerinden diğer okurları mahrum bırakıyorlar. %5‘in geri kalan yarısını ise; bloglar alemiyle haşır neşir olan herkesin en az bir kez duyduğu, özgün içerik + SEO tekniklerini doğru kullanan ve kaliteli içerik üreten bloglar oluşturuyor.
Üzülerek belirtiyorum ki bu yüzde %5′lik dilimin dışındaki bloglar ya tamamen çalıntılama üzerine bir sistemle blog yazdıklarını sanıyor ya da eften püften değersiz şeyler yazıyorlar ve haliyle okuyucuları da olmuyor. Bu konuda o kadar çok konuşuldu, yazıldı, çizildi ki… Ama sonuç hep aynı, hep aynı! Adam üşenmeyip “Hakkında” sayfasını bile virgülüne dokunmadan çalıp kendi blogunda yayınlıyor ne söylenebilir ki?
Bu kadar olumsuz şeyin arasında bazen üretkenliğin ülkemize neler kazandırabileceğini görmek gurur veriyor. Bugün çok güzel bir örnekle karşılaştım ve gerçekten gurur duydum. Ürün İnceleme bir Türk donanım inceleme ve test sitesi. 2006 yılından bu yana yayında olan Ürün İnceleme’nin başında daha önce bir çok ürün incelemesine imza atan Özgür Çetin bulunuyor. Öncelikle Ürün İnceleme sitesi hakkında biraz bilgi vereyim:
2006 yılının Şubat ayında okuyucularıyla buluşan uruninceleme.com, kullanıcıların teknoloijik ürünlerle ilgili inceleme, araştırma ve fikir edinme ihtiyaçlarına cevap vermek için açıldı. Yurtdışında onlarca örneği bulunan son kullanıcıya yönelik detaylı incelemeler sayfalarının Türkiye’deki versiyonu olan uruninceleme.com, ayrıntılı, detaylı ve tarafsız incelemelerin bulunduğu bir teknoloji portalı.
Fikir babalığını Özgür Çetin (İçerik Yönetmeni) ve Fatih Murat Eyioğlu’nun (Proje Yönetmeni) yaptığı sayfaların yazılım altyapısı ise Arif Emre Cerit tarafından hazırlanmıştır.Özgür Çetin kimdir? (İçerik Yönetmeni)
1974 yılında Bursa’da doğan Özgür Çetin, İstanbul Üniversitesi Fizik bölümü mezunu. 1999 yılından beri NTV’de, 2000 yılından beri de NTVMSNBC’de çalışan Çetin, 6 yıldır NTVMSNBC’de ürün incelemeler yapıyor. Bugüne kadar 200′e yakın ürün incelemesi yapan Çetin hakkında detaylı bilgiye www.ozgurcetin.name.tr adresinden ulaşabilirsiniz.Fatih Murat Eyioğlu kimdir? (Proje Yönetmeni)
1978 yılında İstanbul’da doğan Fatih Murat Eyioğlu, Anadolu Üniversitesi İşletme fakültesinde öğrenim hayatına devam etmektedir. 2003 yılından itibaren Doğuş İletişim bünyesinde online ve ofline projeler üzerine çalışmalarına devam etmektedir.
Uruninceleme.com‘un tasarımı Fatih Murat Eyioğlu tarafından yapılmıştır. [via]
Ürün İnceleme sitesinin yapmış olduğu MSN Wind Ultra Taşınabilir PC Testi Türkiye’de ilk olmakla birlikte dünya da bu ürünün yapılan ilk testleri arasında bulunuyor. Bu test yapıldıktan sonra, yurtdışında PC donanımları ve teknolojileri alanında bir otorite konumunda olan Fudzilla Teknoloji Sitesi, Ürün İnceleme ekibinin yaptığı testi Turkish journos get hold of MSI Wind sample başlığıyla bütün dünyaya duyurdu.
Demek ki üretince sesimizi bütün dünya duyabiliyor. Bravo diyorum Ürün İnceleme ekibine.
Biliyorum bu yazıyı bizim çalıntıcı ve araklamacı blog yazarları kesinlikle kaale almayacaklardır ama yine de söylüyorum; “Ürettiğimiz sürece önümüzde hiç bir engel yok”.
Çalıntılama konusunda ben ve bazı blog yazarı arkadaşlarımın yazdığı diğer yazılara da göz atmanızı tavsiye ederim.
Çalıntı İçerikle Mücadele Yöntemleri
Yalnızca tüketim değil, güçlü bir üretim toplumu olacağımız günleri en kısa zamanda görebilmeyi diliyorum.






