29
2008
Pazarlama, Türkiye ve Dünyayı sarsan girişimler
Her başarılı girişimin arkasında zeki insanlar vardır ve dünyanın en iyi uygulamasına imza atsanız bile eğer pazarlama işini başaramıyorsanız bir hiçsiniz.
Bundan seneler öncesine -yaklaşık 10 yıl öncesine- dönelim. Dönemin anında mesajlaşma yazılımı ICQ yu hatırlayalım. Yeni kuşağın bir çoğu ICQ‘yu hatırlamıyor bile. Başında gece gündüz mesajlaştığımız ICQ unutuldu gitti. -ben unutmadım ilk ve tek icq numaramı hala hatırlıyorum 18262540-
Peki bundan 10 yıl önce birilerinin gelip ICQ‘yu tahtından indirebileceği aklınıza gelirmiydi hiç? Elbette hiç kimsenin aklına gelmezdi. Ama dünyadaki pazarlama kanunu böyle işliyor.
“Sizden daha iyi işler yapan birileri mutlaka vardır.”
“Daha iyi işler” diyorum çünkü, yarattığınız girişimin tek başına mükemmel olması yetmiyor. Onu çok iyi pazarlayabilmelisiniz. Kişisel görüşüm ve önemli otoritelerinde belirttiği gibi, MSN, ICQ ile kıyaslandığında aslında ICQ‘dan daha hızlı bir iletişim aracı değildi. Doğruyu söylemek gerekirse hala ICQ‘nun o sade reklamsız ve hızlı versiyonunu arıyorum. -Burada hız derken yazdığınız iletinin karşınızdaki kullanıcıya ulaşma hızından bahsediyorum-
Peki nasıl olduda dönemin kralı ICQ tahtından indirilebildi? Burada pazarlama stratejisi çok önemli bir rol oynuyor.
Bill Gates diyorki;
“Başarımı, kendimden daha zeki insanlarla çalışmaya borçluyum”
ICQ‘dan daha hızlı olmayan bir yazılım olan MSN, büyün dünyayı ele geçirdi ve bir fenomen oldu neredeyse. Bunun en önemli nedenleri; kompakt yapısı ve çok hızlı yayılması, yani pazarlanması idi. Artık MSN hesabı olmayanı dövüyorlar bile diyebiliriz
Şu kuralı unutmamak gerekiyor;
“Sizden daha iyileri daima vardır ve var olacaktır”
Günümüze dönersek bu günlerde MSN’nin de tahtı sallanıyor hemde aynı kulvarda olmadıkları bir rakibi yüzünden. Adı Facebook. Adını “paper facebooks” dan alıyor. Bu, ABD’de tüm okullarda öğrencilerin ve öğretmenlerin doldurduğu ve kendilerini tanıtan bilgileri içeren bir formun adı. 2004 yılında, Hardvard üniversitesinde okuyan Mark Zuckerberg Harvard‘lı öğrencilerin birbirleri ile haberleşebilecekleri bir sosyal ortam yaratıyor. Daha sonra bu ortam, Boston civarındaki tüm okullara yayılıyor. En nihayetinde Ivy Ligi üniversitesine de sıçrıyor ve 2 yıl içinde bütün Amerika‘ya yayılıyor. 2006 yılında ise Facebook, bazı yaş sınırlamaları konarak bütün mail adreslerinin kullanımına açılıyor. -daha önceleri sadece facebooka kabul edilen okulun mail adreslerinin uzantıları ile üye olunabiliyordu-
Şu an Facebook‘un 2007 verilerine göre 37 milyon civarında üyesi bulunuyor. Peki Facebook nasıl olduda hayatımızı bir anda alt üst etti? Daha önce Yonja gibi girişimler de vardı. Facebook‘un farkı neydi?
Tabiki yine zeki insanlar çok zekice bir projeyle piyasaya girdiler. Örneğin, Facebook‘a üye olmak istediğinizde, eğer izin verirseniz Facebook sizin mail hesaplarınızdaki kontak listenize bakıyor ve eğer arkadaşlarınız Facebook‘a üye ise onları buluyor ve anında sizi buluşturuyor. Hatta ortak arkadaşlarınız var ise bunları bile size söylüyor. Kolay ve pratik..
Şimdilerde kimse MSN kullanmaz oldu, ofisteki arkadaşlar bile birbirlerine Facebook‘tan mesaj atıyorlar. -aslında engelli ama açmanın türlü türlü yolları var- Ayrıca çokta iyi bir reklam aracı Facebook. Bu kadar çok kullanılan bir uygulamaya kim reklam vermek istemezki? Zaten daha önce bunun Türkiye’deki ilk örneğini yaratan Turkcell‘in İştesöz uygulamasını sizlere tanıtmıştım. Facebook‘un şuanki piyasa değeri ise 16$ milyar dolar civarında. Korkunç bir rakam.
Keşke diyorum bizlerden de böyle güzel projeler çıksa. Ama biz hazıra konmayı seviyoruz. Türkiye’deki beğendiğim bir kaç girişimden ikisi olan Blograzzi ve Sosyomat‘ı örnek gösterebilirim. Bunlar çok başarılı projeler ama dünya çapına yayılacak kadar değil. Sonuçta önce yabancılar yaptı biz taklit ettik. Aslında buna neden olan birazda ülke koşulları sanırım. Hatta biraz daha yazarsam eğitim sistemine kadar ineceğim.
Teknoloji Herşeyim‘in “Hakkında” bölümünü okuyanlar az çok bilirler zamanında Kondor adlı bir işletim sistemi yazmaya kalktık ama finanse edemedik, grubu bir arada tutamadık, destekleyen çok az oldu ve yetmedi. Ama dışarıda durum böyle değil. Örnek yine, Facebook‘un arkasında European Founders Fund gibi dev finans şirketleri var. Bize de birileri böyle destek olsaydı neden yazmayaydık ki Türkiye‘nin ilk işletim sistemini?
Aslında daha çok yazacak şey var ama konuyu fazla da dağıtmak istemiyorum.
Umarım, Avrupa‘nın 30 sene gerisinden gitmeyi bırakır ve bir an önce elimizdeki müthiş beyinlerde dünyayı sarsacak projelere imza atarız. Tabi bunun için katetmemiz gereken çok yol var orasıda işin başka bir boyutu.
Etiket: Bill Gates, blograzzi, Facebook, ICQ, kondor, msn, reklam, sosyomat, yonja
Şu an tam 196 kişi yazıları RSS ile takip ediyor. Sen de üye olmak ister misin? 







Teknoloji Herşeyim 08.01.2008 tarihinde yayın hayatına başladı. İçeriği tamamen özgün olarak hazırlanan Teknoloji Herşeyim, Türkiye ve Dünya’daki en son teknoloji haberlerini sizlere günlük olarak ulaştırmayı..
[...] gün hatırlarsanız, Pazarlama, Türkiye ve Dünya’yı Sarsan Girişimler adlı bir yazı yazmıştım. Ve burada ICQ gibi bir devin nasıl tahtından indirildiğinden [...]
Pazarlama, Türkiye ve Dünyayı sarsan girişimler…
Her başarılı girişimin arkasında zeki insanlar vardır ve dünyanın en iyi uygulamasına imza atsanız bile eğer pazarlama işini başaramıyorsanız bir hiçsiniz.
Bundan seneler öncesine -yaklaşık 10 yıl öncesine- dönelim. Dönemin anı…