10
2008
Dijital DNA kapıda
Günümüzde online işlemler için güvenlik konusu çok önemli bir unsur. Özellikle online bankacılık alanında son yıllarda yaşanan dolandırıcılık olayları bu konunun önemini gözler önüne seriyor. Tabiki bankalar bu dolandırıcılık olaylarının önüne geçebilmek için bir takım güvenlik önlemleri alıyorlar. Şu ana kadar kredi kartı bilgilerinin çalınması ihtimaline karşı geliştirilen en iyi sistemin sanal kartlar olduğunu düşünüyorum. Sanal kart sayesinde limitini kendinizin belirleyebileceği bir sanal kredi kartı numaranız oluyor. Ana bakiyenizden, yapacağınız alışverişin tutarı kadar bir parayı bu sanal karta aktarıp alışverişinizi güvenli bir şekilde yapabiliyorsunuz. Çalınsa bile çalanın bir işine yaramıyor.
Dijital DNA’de ise özellikle online işlemler yapılırken, kullanıcının kullandığı donanımın parmak izi çıkarılıyor. Şöyle ki; aynı üretim bandından çıkan 1000 tane cep telefonu board unun 1000′i de birbirinden farklı fakat gözle görülemeyecek organik farklılıklara sahip oluyor. Sonuç olarak üretilen 1000 tane telefon da aynı özelliklere sahip oluyor fakat taşıdıkları board, aynı insan parmak izi gibi farklılıklara sahip oluyor.İşte bu Dijital DNA denen olay sayesinde, kişi online bir işlem yapmak istediğinde sistem bir kereye mahsus olarak o kişinin kullandığı donanımın -ki bu bir cep telefonu, bir işlemci, bir bilgisayar ya da daha farklı bir donanım olabilir- parmak izini alıyor ve bir sonraki girişte bu parmak izinin bulunduğu aygıtı istiyor. Sürekli mobil olan kişiler çok rahat bir şekilde cep telefonlarını bu işe alet edebilirler. Bu sayede son derece güvenli bir şekilde online işlemler gerçekleştirmek mümkün olabilecek.
Şu an tam 283 kişi yazıları RSS ile takip ediyor. Sen de üye olmak ister misin? 






