İş başvurusu için ön yazı örnekleri

Ocak 30, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bir pozisyonu kapabilmek için başarılı bir cv, iletişim yeteneği ve akademik kariyer gibi ektenler çok önemlidir. Ancak bundan daha önemli bir şey varsa o da “Karşınızdaki insanda bıraktığınız ilk intibadır.”

Gerçekten de bir çok insan kaynakları uzmanı, bir personeli işe alırken önce, kişi ile olan ilk temasında aldığı elektriğin, kararını etkilemesine izin verir. İnternetten iş arayanlar için bu ilk intiba “ön yazı” aşamasında başlar. CV’niz ne kadar etkili olursa olsun, eğer etkili bir ön yazı yazmadıysanız firmanın sizi görüşmeye çağırması uzak bir hayaldir. Nasıl ki etkili olmayan, reklam kokan ve içinde gereksiz bir sürü şey bulunan mailleri şöyle bir göz gezdirip, hatta hiç açmadan siliyorsak, insan kaynakları uzmanları da ön yazının kalitesine göre sizi görüşmeye çağırıp/çağırmamaya karar verebiliyorlar. Başvurduğunuz pozisyonla alakalı özelliklerini bu ön yazıda mutlaka ön plana çıkarmalısınız. Örneğin bir bankanın(Dipnot: Son günlerde özellikle Garanti Bankası, HSBC ve Citibank bu pozisyon için oldukça fazla personel arıyor) kredi kartı satış bölümüne başvuruyorsanız sizden ilk istenen şey dışa dönük ve enerjik bir insan olduğunuzu ispatlamanızdır.

Etkili bir ön yazı nasıl yazılmalı? Bu konuyu Kariyer.Net uzmanları şöyle özetliyorlar:

Önyazılarınızın etkili olabilmesi için, niçin işle ilgilenildiğinizi ve bu işe başvurulduğunuzu düzgün bir dille anlatılmalısınız. Unutmayın ki sizi işe alacak kişi sizi hiç tanımıyor. Amacınız işi istediğinizi ve işin özelliklerinin size uyduğu anlatmak olmalı. Bunu da mümkün olduğunca amacınızdan uzaklaşmadan özellikleriniz ve farklı yönlerinizi anlatarak yapmalısınız. İş ilanında istenilen kriterlerin sizin becerilerinizle uyuştuğunu yazınızda belirtmeli ve bu görüşünüzü destekleyen örnekler vermelisiniz.
Herkesin önyazısı kendi özelliklerini anlattığından ve farklı işlere yönelik olduğundan aynı formatta farklı birçok önyazı hazırlanabilir. Zaten önyazının da anlamı budur: benzer özellikler taşıdığınız kişilerle işverenin gözünde bir fark yaratmanızı sağlayacak bilgiler vermek.
Siz de güzel bir önyazıyla kişiliğinizi, farklarınızı ortaya koyabilir, işverene kendinizi daha iyi anlatarak öne geçebilirsiniz.

Ancak iş bu önerileri satırlara dökmeye gelince, bir çok insan koca birer başarısızlık örneğiyle karşılaşıyor. Bu nedenle bir kaç hazır ön yazı örneğini sizlerle paylaşmak istiyorum.

ÖNYAZI FORMATI

Bu format, düşüncelerinizi organize etme açısından size yardımcı olacak. İçerik tamamen size ait.
Giriş
Sayın İlgili,
Başlangıç kısmı
Bu bölümde hangi pozisyon için başvurduğunuzu, neden işverenin sizi iş görüşmesine çağırması gerektiğini anlatmalısınız.

İlk paragraf

Yazınız, neden bu önyazıyı yazdığınıza dair bilgi içermeli. İş ilanını nerede gördüğünüzü ve pozisyona neden başvurmaya karar verdiğinizi anlatın.

Orta Paragraf

Önyazının bu etabında işverene işle ilgili önerilerinizi sunun. Hangi özelliklerinizin başvurduğunuz iş için uygun olduğunu belirtin. İşin ihtiyaçları ve sizin yetenekleriniz arasında güçlü bağlantılar kurun. Kendinizi anlatan cümlelerinizi kanıtlarla desteklemeye çalışın. İyi olduğunuzu düşündüğünüz konuları anlatın. Özgeçmişinizle beraber değerlendirileceğiniz için tutarlı olun ama özgeçmişteki bilgileri aynen tekrar etmeyin.

Son Paragraf

Önyazının sonuç cümlesini, pozisyona başvurunuzla ilgilendiği için yetkiliye teşekkür ederek sonlandırabilirsiniz. Ve gelişmeler hakkında bilgi beklediğinizi de son olarak yazınıza ekleyebilirsiniz.
İsminizi soy isminizi yazıp, teşekkür ve imzanızla yazınızı sonlandırabilirsiniz.

Ön Yazı Örnekleri

ÖRNEK 1

Bu tür bir önyazıyı belirli bir pozisyona başvururken kullanabileceğiniz gibi, genel başvurularınızda da kullanabilirsiniz.
Sayın Yetkili,
Kariyer.net’te yayınlanan “İletişim Uzmanı” ilanınızla ilgileniyorum.
XYZ firmasında iki yıldır “İletişim Uzmanı yardımcısı” olarak çalışıyorum. Çalıştığım süre içerisinde birçok makale yazdım, konuk yazarların yazılarını organize ettim, her hafta basın bülteni hazırlayarak abonelerimize gönderdim. İsterseniz internette yer alan yazılarıma aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz:
URL www……
URL www……
Direktörüm X’e asistanlık ederken; yeni şirket ilkeleri belirlenmesi aşamasına araştırmalarımla destek verdim. Ofisteki iletişimin koordinasyonu, basın duyurularının hazırlanması gibi görevleri de üstlendim. Ofis içi iletişimi online platforma taşıma önerimin uygulanmasıyla şirkette iletişim hız kazandı. Birçok işi bir arada yaptığım için işin işleyiş sürecinde çok fazla tecrübe kazandım.
Mülakata katılarak tanışmayı ve işin becerilerime uygunluğu hakkında konuşmayı çok isterim. Ekstra bilgi isterseniz iletişim bilgilerimden bana ulaşabilirsiniz.
Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.
Ad Soyad ve İmza
ÖRNEK 2

Bu tür bir önyazıyı sadece belirli bir pozisyon için kullanabilirsiniz. İş ilanındaki özelliklerle uyumlu olduğunuzu vurgulayan, işlevsel bir önyazı türüdür.
Sayın İlgili,
Kariyer.net’te yayınlanan “Tanıtım ve Satış Sorumlusu” pozisyonunuzla ilgileniyorum. Özgeçmişimin, yeteneklerimin iş tanımınıza ve şirketiniz bakış açısına uygun olduğunu düşünüyorum.
İş için istediğiniz şartlar:
Üniversitelerin 4 yıllık eğitim veren ilgili bölümlerinden mezun,
MS Office uygulamalarına hakim,
Tercihen iyi derecede İngilizce bilen,
Seyahat engeli olmayan,
Sürücü belgesine ve aktif sürüş deneyimine sahip,
Erkek adaylar için askerliğini yapmış,
Türkiye’nin  illerinde görev alabilecek,
İlaç sektöründe tıbbi mümessillik deneyimi olmayan
Benim özelliklerim:
Marmara Üniversitesi İşletme mezunuyum.
Üç yıl halkla ilişkiler asistanı olarak çalıştığım dönemde MS Office ekipmanlarından Excel, Power Point, Word uygulamalarını yoğun olarak kullandım.
Beş yıldır aktif olarak araba kullanıyorum.
İnsan ilişkilerinde başarılıyımdır, kolay iletişim kurarım.
Gerektiğinde iş için seyahat edebilirim.
Ortaokul eğitimimden başlayarak İngilizce eğitim aldım, akıcı bir şekilde kullanabilirim.
Özgeçmişim ve önyazımla ilgilendiğiniz için teşekkürler. Yüz yüze mülakata katılarak iş ve işin becerilerime uygunluğu hakkında detaylı konuşmayı çok isterim.
Teşekkür ederim,
Ad, Soyad ve İmza
Bu örnekleri kendinize uyarlayarak, başarılı ön yazılar hazırlamanız mümkün.

Laptop’ı ayakla şarj etme procesi

Ocak 30, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bu zamazingo ile laptopunuzu ayağınızla şarj etmeniz mümkün. Bir yerlerden tanıdık geliyor mu (:
Yazının devamı

Wordpress Admin Panelini 10 adımda korumaya alın

Ocak 29, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

CMS yazılımlarının yönetim panelleri hackerların favori alanları olmuştur hep. Özellikle de güvenlik seviyesi yüksek olanlar. Wordpress için konuşursak: yeni bir Wordpress blogu yarattığınızda sistem size bir yönetici hesabı ve yüksek seviyeli rastgele bir şifre oluşturur. Bu sayede, yönetim panelinize isteyen herkes elini kolunu sallayarak giremez. Bu bölüm güvenlik kalkanınızın en temel taşıdır. Şimdi biraz daha derinlere inelim..

Bu yazı Wordpress admin panelini nasıl koruyacağınızı hakkında en ince detayları verecek size. Burada bahsedilen ve koruma altına alacağımız dosyaların tümü http://www.blogunuz.com/wp-admin/ klasörü içerisinde bulunuyor. Bu dosyalar kullanıcı başarılı bir giriş yaptıktan sonra işleniyor. Burada “kullanıcı başarılı bir giriş yaptıktan sonra” kelimesinin altını çizmek istiyorum. Yani bu kadar güvenlik önlemi ile donatılan admin panelinize saldırmak isteyen bir hackerın başlangıç noktası burası olacaktır.

Blogunuza saldırmak isteyen bir hacker çok farklı yöntemler deneyebilir. Bu nedenle aşağıdaki adımları bir bir uygulayarak admin panelinizin koruma kalkanını güçlendirmeniz yararınıza olacaktır. Fakat şunu da hatırlatmalıyım ki bu size %100 bir çözüm sunmayacaktır. İşini bilen bir hacker için her zaman açık bir kapı vardır. Ancak bu yöntemleri uygulayarak işlerine taş koyabilirsiniz.

1- Wordpress klasörünüzün ismini değiştirin

Wordpress, 2.6 versiyonundan bu yana wp-content klasörünün yerini değiştirmenize izin veriyor. Ancak ne yazık ki bu yöntem wp-admin klasörünün adını ve yerini de değiştirebileceğiniz anlamına gelmiyor. Güvenliği ön planda tutan blog sahipleri bu gerçeğin farkındalar ancak ellerinden bir şey gelmiyor, ilerki versiyonlarda wp-admin klasörünü gizlemek gibi bir özelliğin Wordpress tarafından geliştirilmesini ummaktan başka.. Anlatacağım bu yöntem bahsettiğim bu konuya bir alternatif olabilir. Wordpress’in en son sürümünü indirdikten sonra Wordpress klasörüne çıkarıyoruz dosyaları. Dosyaları çıkardıktan sonra bu klasörün adını değiştirelim. (tercihen şifreli karakterlerle) Daha sonra wp-config.php dosyasında bazı ayarlamalar yaparak bu klasörün tanımlamasını yapabiliriz.

Bunu yaparsak ne olur?

  • İlk olarak, bundan böyle wordpress dosyalarınız root dizininde yer almayacak.
  • İkincisi, wordpress dosyalarınızı farklı bir klasöre taşıdığınız için mevcut sistem dosyalarınızdan ayrılacak, test ve geliştirmeleriniz için size daha ferah bir çalışma alanı sunacak. Hatta isterseniz birden fazla wordpress kurulumu bile yapabilirsiniz bu şekilde.
  • Son olarak, admin paneliniz ve blogunuzun kendisi (tüm dosyalar) bundan böyle ana dizinde olmayacağı için, otomatik saldırı botlarının dosyalarınızı bulması epey bir zaman alacak. En azından bir insana göre log-in sayfanızın yerini bulması epey zor olacak. Çünkü klasör ismimizi de şifreleyerek oluşturmuştuk hatırlarsınız.

wordpress-1

wordpress-2

Not: Bundan böyle wordpress dosyalarınızın tümü ana dizinde olmayacağı için blogunuzun ana kurulum dizini de değişmiş olacak. Wordpress admin panelinde general settings bölümüne girip bunu ayarlayabilirsiniz.

2- wp-config.php dosyasını geliştirelim

Wordpress ana konfigrasyon dosyası olan wp-config.php, bir takım ayarlar ve SQL veritabanına erişim için bazı bilgileri barındırır. Ancak bu bilgiler dosyanın içinde açık ve şifrelenmemiş bir biçimde bulunur. Bu nedenle aşağıdaki adımları mutlaka uygulayın.

  • Wordpress 2.7 sürümü ile birlikte 4 aşamalı bir güvenlik anahtarı mekanizması sunuyor. Şuraya tıklayarak sizin için oluşturulan restgele güvenlik anahtarlarını, wp-config.php dosyasındaki ilgili yerlere girin. Bu keyler blogunuzun güvenliği için gerekli.
  • Yeni bir wordpress blogu yarattığınızda veritabanınızda saklanan tablolar için otomatik olarak wp_ ön eki yaratılır. Yani tablolarınız ör: wp_posts, wp_settings, wp_comments gibi yaratılır. Bu durum Wordpress’in yapısını bilen hackerlar için bulunmaz niğmettir. Bu nedenle bu ön eki tahmin edilmesi güç bir kelimeyle değiştirmekte fayda var. Mesela: $table_prefix = ‘wp4FZd3Y_’; gibi. Bu ön eki daha sonradan hatırlamak gibi bir kaygınız olmasın çünkü bu dahili bir fonksiyon. Bir daha asla işimiz düşmeyecek.
  • Eğer serverınız destekliyorsa admin paneli için SSL şifrelemesini devreye alın mutlaka. Bunun için wp-config dosyanıza şu satırı ekleyin.

</em>

<em>define(’FORCE_SSL_ADMIN’, true);</em>

wp-config.php dosyasıyla ilgili diğer ince ayarlar için  WordPress Codex e bir göz atın.

wordpress-3

3- wp-config.php dosyanızın yerini değiştirin

Wordpress, 2.6 sürümünden bu yana wp-config.php dosyasının yerini değiştirmenize izin veriyor. (yalnızca üst seviyeye) Yani diyelim ki blogunuz www.blogunuz.com/wordpress dizinine kuruldu ise, wp-config.php dosyanızı wordpress dizininden, bir süt seviye olan ana dizine taşıyabilirsiniz. Bunu yaptığınızda Wordpress, otomatik olarak wp-config.php dosyanızın yerini bulacaktır ve hiç bir problem olmadan çalışmaya devam edecektir. Ancak unutmayın, “yalnızca blogunuzu kurduğunuz dizinin, bir üst dizinine taşıyabilirsiniz bu dosyayı. Farklı bir klasöre taşırsanız, Wordpress çalışmayacaktır.

4- wp-config.php dosyasını koruma altına alın

Bütün servis sağlayıcılar desteklemese de wp-config.php dosyanıza dışarıdan erişimi engelleyebilirsiniz. Yani sizinle birlikte aynı serverı kullanan kullanıcılara karşı bir güvenlik önlemi almış olacaksınız.  Bununla ilgili şu kodları .htaccess dosyanıza yerleştirin:


# protect wpconfig.php
&lt;files wp-config.php&gt;
Order deny,allow
deny from all
&lt;/files&gt;

5- Admin hesabını silin

Wordpress’i ilk defa kurduğunuzda karşınıza herhangi bir opsiyon sunulmadan, otomatik olarak “admin” adında bir yönetici hesabı oluşturulur ve full yetkiyle donatılır. Çoğu blogger bu hesabı değiştirmeden kullanır. Bu da hackerlara karşı bir güvenlik zaafı doğuruyor. Çünkü bu hesaba otomatik olarak #1 numaralı ID veriliyor. Bu da sizi açık bir hedef haline getirir. Kullanıcı adınızı bildiklerine göre, geriye bir tek şifreyi kırmak kalır.  Şu adımları izleyin ve admin hesabından kurtulun.

  1. Varsayılan “admin” hesabıyla giriş yapıp, yönetici haklarına sahip yeni bir hesap oluşturun
  2. Admin panelinden log-out olun.
  3. Yeni hesabınız ile giriş yapın.
  4. Giriş yaptıktan sonra, eski admin hesabını silin.

wordpress

Not: Eski admin hesabını silmeden önce, eskiden yazdığınız yazılarınızı yeni yazar hesabınıza atayın. “Attribute all posts and links to”

6- Güçlü bir şifre seçin

Hackerların saldırılarının yoğunluğu, genellikle ve sıklıkla ilgili blogun popülaritesiyle doğru orantılı oluyor. Eğer bir de seçtiğiniz şifreniz zayıfsa, yandığınızın resmidir.

Genellikle seçilen şifreler yukarıda anlattığım gibi zayıf oluyor. Doğum tarihini yazanların sayısı binlerce.. Peki sebep ne? Genellikle, sonradan kolay hatırlanabilen ya da o anda akla ilk gelen en kolay şeyin şifre olarak seçilmesi hacklerın ekmeğine yağ sürüyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, seçilen şifrelerin çoğu özensizce seçiliyor, sadece sayılardan oluşuyor ve kolayca tahmin edilebilir şeyler oluyor. (ör: doğum tarihi)

Wordpress, seçeceğiniz şifrenin ne kadar güçlü olup olmadığını ölçebilmek için gerçek zamanlı bir algılayıcı fonksiyon kullanıyor. Ancak bu fonksiyon açıklanamaz bir şekilde sadece önceden yaratılan hesapların şifrelerini değiştirirken çalışıyor. Yani yeni bir hesap yaratmak istediğinizde, şifrenizin gücünü ölçen gerçek zamanlı algılayıcı devreye girmiyor. Umarız bu bug ı yeni versiyonda yamar Wordpress geliştiricileri.

Seçeceğiniz şifre için önerimiz, en az 7 karakter ve üzeri, sayı ve rakamlardan oluşan, büyük küçük harf ve semboller (” ? $ % ^ & ) içeren bir şifre kullanın.

wordpress

7- wp-admin klasörünü koruyun

Yönetim paneline giriş normalde tek bir şifre ile yapılıyor. Buna ek olarak wp-admin klasörünü de şifrelesek daha iyi olmaz mı? Sonuçta ünlü bir çin atasözü der ki “İki, birden daha iyidir” (:

Bu şifreleme işini .htaccess ve .htpasswd dosyalarını kullanarak yapabilir ya da kullandığınız server dizin şifreleme özelliği sunuyorsa ilgili ayarlardan basit bir şekilde halledebilirsiniz.

Not: Htaccess and Htpasswd generator adlı bu araç, şifrelemek istediğimiz wp-admin klasörü için otomatik olarak dosyaları oluşturabiliyor. Size kalan da dosyaları blogunuzun olduğu dizine göndermek.

8- Log-in sayfasındaki “hata bildirimini” devre dışı bırakın

Wordpress geliştiricileri her ayrıntıyı öyle derinlemesine düşünmüşler ki sistem bir saat gibi tıkır tıkır işliyor.Ancak bazı ayrıntılar bize karşı silah olarak da kullanılabiliyor. Admin paneline giriş yaparken şifrenizi hatalı girerseniz ne oluyor? “Error invalid password” gibi bir hata görüyorsunuz ekranda. Çünkü ilgili kullanıcı adı ve şifre veritabanından kontrol ediliyor ve yanlışsa ekrana bir hata mesajı basılıyor. Ancak otomatik şifre kırıcılar, bu dönen hata mesajlarını referans alarak, kullanıcı adının mı yoksa şifrenin mi yanlış olduğunu anlayabiliyorlar ve denemelerine devam ediyorlar. “Kırılamayacak açık yoktur” sözünü aklımızın bir köşesine yazmak suretiyle biz önlemimizi alalım ve bu hata mesajlarından kurtulalım.

Yapmanız gereken, temanızın functions.php dosyasına şu satırı eklemek ve şifre kırıcıları kısır bir döngüye sokmak:


add_filter('login_errors',create_function('$a', "return null;"));

wordpress

Bundan böyle şifre ya da kullanıcı adınızı yanlış girdiğinizde hata mesajı dönmeyecek.

9- Hatalı giriş sayısını sınırlayın

Wordpress, ne yazık ki kendisinden beklenmeyecek bir hareketle, admin paneline yapılan girişlerin bir kaydını tutmuyor. Yani kaç kez giriş yapılmış, kaç kez hatalı şifre girilmiş, “şu kadar kez hatalı şifre girilirse bu yapılsın” gibi döngüleri kullanmıyor.

Neyse ki bu eksiklik için 2 farklı çözüm mevcut. Login LockDown ve Limit Login Attempts. Bu eklentiler sayesinde, admin paneline girişleri sınırlayabilir ve kaç kez deneme yapıldığını kayıt altına alıp sonradan görebilirsiniz. Böylelikle otomatik şifre kırıcılara karşı güçlü bir önlem almış olacaksınız.

wordpress_login

10- Her zaman güncel kalın

Son olarak söyleyeceğim; Wordpress geliştiricileri sürekli ve hızlı olarak güvenlik açıkları üzerinde çalışıyorlar. Önceki sürümlerde olan bir güvenlik açığı yeni sürümlerde yüksek ihtimalle kapatılıyor. Bu nedenle en güncel Wordpress sürümünü kullanmaya dikkat edin ve bu meseleyi gerçekten ciddiye alın. Tüm eklentilerinizi ve ana wordpress sürümünüzü sürekli güncel tutun. Unutmayın ki kullandığınız her eklenti potansiyel birer güvenlik açığı tehdididir. Bu nedenle güncellemeleri kaçırmamaya özen gösterin.

Sıra sizde

Admin panelinizi korumak için neler yapıyorsunuz?

Kaynaklar:
Smashing Magazine
Hazırlayanlar: Sergej Müller ve Alex Frison (Kendileri wpSEO ve Antispam Bee nin yaratıcılarıdır. Ayrıca Alex Frison http://wpengineer.com‘un kurucularındandır.
Çeviri: Hakan YamanoğluTeknoloji Herşeyim

Blogumu komple silersem Pagerank’im ne olur?

Ocak 28, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Potato Patch Recipes adlı blogun sahibi olan arkadaş güzel bir soru sormuş: “Blogumu komple silersem Pagerank’im ne olur?”

Blog yazma ve yönetme işine yeni başlayan arkadaşların faydalanabileceğini düşündüğüm için bu soru ve cevabını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Potato Patch Recipes: Blogumda yazdığım içeriklerin türünü komple değiştirmek istiyorum. Bunu yaparken de mevcut domainimi ve hosting firmamı değiştirmek istemiyorum. Sorum şu: Eğer bu blogumdaki tüm yazıları, kategorileri, kısacası herşeyi silseydim ve fakat domain adımı, blogumun ismini ve hosting fimamı korusaydım, Google Pagerank’imde herhangi bir düşüş yaşarmıydım?

Bu sorunun cevabını, pagerankinizi etkileyecek 3 önemli faktörü hatırlatarak verelim.

  1. Backlink sayınız
  2. Backlinklerinizin kalitesi
  3. Backlinklerinizin, ürettiğiniz içerikle olan alakası

Eğer blogunuzda bulunan tüm yazıları, kategorileri ve sayfaları siler, yepyeni bir konu üzerine sıfırdan blog yazmaya başlarsanız, evet pagerankinizde önemli kayıplar verirsiniz. Böyle bir durumda Google’ın daha önce indexlediği tüm backlinkleriniz halen Google indexinde bulunacak ancak tüm sayfaları ve yazıları sildiğiniz için artık bu linkler var olmayan sayfalara çıkacak. Doğal olarak Google bu sayfaları kontrol ettiğinde 404 hatasını görecek ki Google 404 hatasını işaret eden “kırık link” mevzusundan hiç ama hiç hoşlanmaz. Bunun neticesinde derhal pagerankinize müdahale eder.

Ayrıca içeriğinizin türünü de değiştireceğiniz için, daha önce ürettiğiniz içeriklerle alakalı olarak kazandığınız ve ana domaininizi işaret eden tüm backlinkler artık bambaşka bir konuda üretim yapan bir bloga çıkacak. Bildiğiniz gibi Google Pagerank’leri ölçerken backlinklerin birbirleriyle alakasına son derece önem verir. Mesela önceden politika üzerine bir blog yazdığınızı varsayalım. Aldığınız backlinkler de politikayla alakalı içerik üreten sitelerden olsun. Siz tüm içeriği silip yerine misal yeme-içme üzerine bir blog yazmaya başlarsanız aldığınız onca backlink, artık çöpten başka bir şey anlamına gelmeyecektir.

Bu nedenle, eski blogunuzun içeriğiyle alakalı olmayacak olan yeni içerikleriniz için yepyeni bir domain satın almanız yerinde olacaktır. Zaten organik trafik istiyorsanız (Google’dan gelen ziyaretçiler) mutlaka yeni bir domain almak ve sıfırdan bir yapı kurmak zorundasınız.

Makale: Dailyblogtips

Recep İvedik’i çaldılar

Ocak 28, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Hep biz çalacak değilizya! Bu kez de yabancılar bizim halk kahramanı Recep İvediği çalmışlar. “Yiyecekler değil ama paketlemeleri iştahımı kabartır” sloganıyla yayınlanan yabancı bir reklamda, bizim Recep İvedik’in tıpa tıp bir benzeri kullanılmış. Buyrun kararı siz verin (:

recep ivedik

Wordpress’de resimleri alt domainde yayınlamak

Ocak 27, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Uzun zamandır yapmak istediğim ancak bir türlü fırsat bulup el atamadığım bu konuyu detaylıca paylaşacağım sizlerle. Wordpress’de bir yazı yazıp içerisine bir resim koymak istediğinizde Wordpress Media Editörü bu dosyayı varsayılan olarak wp-content/uploads klasörüne atar ve yüklediğiniz resmin linki http://www.teknolojiherseyim.com/wp-content/uploads/xxx.gif gibi bir adres olur. İsteyenler bu resimleri ay bazında klasörlere atarak daha derli toplu hale getirebilirler. Peki ya resim dosyalarını otomatik olarak bir sub domainde host etsek nasıl olurdu? Mesela yazınızın içerisine eklediğiniz bir resim dosyası otomatik olarak resim.alanadiniz.com adresine yüklense ve Wordpress de bu işten hiç rahatsız olmadan cillop gibi çalışmaya devam etse? Bu arada Google amcayı da hiç üzmesek?

Bu mümkün mü?

Evet, tamamı mümkün. Şimdi gelin nasıl yapacağımıza bakalım. Ancak yapacağımız işlemler veritabanınızda bazı güncellemeler gerektireceğinden dolayı, mutlaka veritabanınızın ve wp-content/uploads klasörünüzün birer yedeğini alın. -sadece önlem (: -

Bir alt domain (subdomain) yaratın

Bir alt domain yaratmak çok basittir. Bu işi Cpanel ya da kullandığınız hosting firması hangi aracı sunuyorsa onun üzerinden yapabilirsiniz. Ben burada konuyu Dreamhost’a göre anlatacağım.

Dreamhost panelinde Domains / Manage Domains bölümüne gelin, Add New Domain / Sub-Domain e tıklayın ve kendinize yeni bir alt domain yaratın. (Ör: resim.teknolojiherseyim.com) Ancak bu alan adını yaratırken bir şeye dikkat etmeniz gerekiyor. Alt alan adını barındıracağınız klasör, şu an hali hazırda kullandığınız wp-content/uploads klasörünü işaret etmek zorunda. Aksi taktirde bu uygulama hiç bir işe yaramayacaktır.

1

Wordpress ayarlarını güncelleyin

Sonraki adımda Wordpress’in resim dosyalarını depoladığı alanın yolunu değiştireceğiz. Bunun için Wordpress admin paneline giriş yapın ve Ayarlar/Çeşitli bölümüne gelin. Burada ilk satıra yani wp-contents/uploads yazan yere dokumuyoruz. Sadece Dosyalar için tam adres yolu yazan yere resim dosyalarımızı barındıracağımız alt alan adını giriyoruz. (Ör: http://resim.teknolojiherseyim.com)

Wordpress ayarları

Ayarları kaydedin. Bundan sonra yazılarınızın içine yeni bir resim eklediğinizde otomatik olarak resim.alanadi.com a yüklenecek. Teknik olarak aslında resimler halen wp-content/uploads klasörüne yükleniyor ancak alt alan adımıza linkleniyor.

MYSQL veri tabanınızı güncelleyin

Buraya kadar her şey güzel gitti ve artık resimlerimizi alt domainimizde barındırabiliyoruz. Ancak bu güne kadar yüklediğimiz binlerce resim dosyası ne olacak? Bu resim dosyalarının linkleri halen wp-content/uploads klasörüne gidiyor. Neyse ki Wordpress’in kompakt yapısı bu problemi kolayca aşabilmemizi sağlıyor. Wordpress, yüklediğiniz resim dosyalarının bilgilerini (resim adı, resim linki, upload klasörü adı vs.) SQL veritabınındaki bir tabloda tutuyor. Bütün yapmamız gereken aşağıdaki SQL sorgusunu çalıştırıp, eski resim dosyalarının kayıtlarını yeni alt domainimize göre güncellemek. Bunun için MyPHPAdmin’e girin ve şu sorguyu çalıştırın. Tabi çalıştırmadan önce ilgili alanları kendi domain isimleriniz ile değiştirin.

</p>

<p style="text-align: left;">UPDATE `wp_posts`
SET `post_content` = REPLACE(
`post_content`,
"http://<strong><span style="color: #ff0000;">alanadiniz.com</span></strong>/wp-content/uploads/",
"http://<strong>resim.alanadiniz.com</strong>/"
)

Ardından Media Editörünün, yüklediğiniz resimlere alt domaininizin linkini vermesi için aşağıdaki SQL sorgusunu çalıştırın.

</p>

<p style="text-align: left;">UPDATE `wp_posts`
SET `guid` = REPLACE(
`guid`,
"http://<strong>alanadiniz.com</strong>/wp-content/uploads/",
"http://<strong>resim.alanadiniz.com</strong>/")
<p style="text-align: left;">

Eski resim linklerini yeni alt domaine yönlendirin

Buraya kadar herşey yolunda gittiyse, son aşamamız olan Google amcayı memnun etme bölümüne geçebiliriz. Artık eski ve yeni tüm resim dosyalarımız yeni alt domainimizde barındığına göre, Google’ın halihazırda indexlemiş olduğu eski wp-content/uploads yoluna çıkan tüm linkleri yeni alt domainimize yönlendirmemiz gerekiyor. Zira aynı dosyanın iki farklı yolunun olması -ki burada binlerce dosyadan bahsediyorum- Google’ın hiç hoşuna gitmeyecektir. Bunu 301 yönlendirme fonksiyonunu kullanarak yapacağız. Bu nedenle Google’a şunu demeliyiz:

Eyy Google! Benim http://www.teknolojiherseyim.com/wp-content/uploads/ klasörümde barınan ve senin hali hazırda indexlediğin binlerce resim dosyamın linklerini resim.teknolojiherseyim.com alt domainime taşıdım. Lütfen eski indexlediğin linkleri, tek tek ve özenle yeni alt domaimdeki linklerle değiştir.Bunu yaparken de lütfen PR’ım, cartım curtum etkilenmesin.

Tabi ki bu söylediklerimizi tek bir satırlık kod ile halledeceğiz (:

.htaccess dosyanıza şu satırı ekleyin:

</p>
<p style="text-align: left;">RedirectMatch 301 ^/wp-content/uploads/(.*)$    http://resim.alanadiniz.com/$1</p>
<p style="text-align: left;">

Artık eski resimlerinizin linkleri otomatik olarak alt domaindeki ilgili linke yönlenecek. Google ve Wordpress’i memnun ettiğimize göre, artık yaptığımız işin keyfini sürmeye hazırız ;)

Resimlerdeki renk kodlarını çıkarın

Ocak 27, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Internette gördüğünüz bir resim üzerinde hangi renk kodlarının kullanıldığını nasıl bulabilirsiniz? Özellikle tasarımcıların çok işine yarayacak bir araçtan bahsedeceğim. Pic2color adlı bu araç, herhangi bir resim üzerinde hangi ana renk kodlarının kullanıldığını otomatik olarak çıkarıyor. Yani basitçe bir resim tanımlama yazılımı.

pic2colorÖzellikle web tasarımcıların hoşuna gidecek bir araç pic2color. Yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi, Teknoloji Herşeyim için hazırladığım logonun hangi ana renklerden oluştuğunu renk kodlarıyla birlikte basitçe çıkarabildim. Denemek için buraya..

Hotmail ve Live Mail hesaplarını POP3′e çeviriyoruz, ücretsiz!

Ocak 23, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Microsoft bir kaç gün önce bazı ülkeler için Hotmail ve Live Mail’in POP3 desteğini ücretsiz olarak kullanıma sunduğunu duyurmuştu. Bu ülkeler; Birleşik Krallıklar (UK), Kanada, Avusturalya, Fransa, Japonya, İspanya, Almanya, İtalya ve Hollanda. Ülkelerin arasında Türkiye’yi görememek sizi çok şaşırtmamış olsa gerek (!).

E peki biz ne yapacağız? Elin ecnebisi yıllardır kullandıkları Hotmail hesaplarını bedava POP3′e çevirirken elimiz armut mu toplayacak? Tabiki hayır :)

Öncelikle bir konuya açıklık getireyim. Burada bahsedeceğim yöntem Office Outlook Connector ile Outlook’a yama yapma yöntemi değildir. Bilindiği gibi Office Outlook Connector adlı eklentiyi yükleyerek Hotmail hesapları Outlook 2003 ve sonraki sürümlerde kullanılabiliyor. Ancak konumuz bu eklenti ile alakalı değil. Biz Hotmail ve Live Mail’deki bilgilerimizi, Microsoft’un POP3′ü serbest bıraktığı ülkelere göre değiştireceğiz.

  1. Öncelikle Hotmail ya da Live Mail hesabınıza giriş yapın ve arayüz dilini İngilizce olarak değiştirin.
  2. Daha sonra Options/More Options linkine tıklayın. Burada Manage Your Account bölümünden View and edit your personal information bölümüne gelin ve registered information a tıklayın.
  3. Burada ülke olarak Microsoft’un POP3 desteği verdiği yerlerden olan United Kingdom’ı seçeceğiz. Adres bölümlerini sallayın ve posta kodu bölümüne EH15 2JJ yazın. -Wikipedia‘dan buldum posta kodunu (:-
  4. Kaydedip çıkın.
  5. Daha sonra Outlook ya da hangi mail programını kullanıyorsanız şu ayarlar ile Hotmail hesabınızı ekleyin:
  • Gelen sunucusu (POP3 Sunucusu): pop3.live.com
  • Gelen sunucusu POP Portu: 995
  • Gelen sunucusu SSL kullan: Evet
  • SMTP sunucusu: smtp.live.com
  • SMTP Portu: 25
  • Güvenli bağlantı (SSL) kullan: Evet

Gönder/Al yapın ve Hotmail’de POP3′ün keyfini çıkarın (:

Not: Dilerseniz adres bilgilerinizi güncelledikten sonra Gmail hesabınızın içerisine hotmail hesabınızı direkt olarak ekleyebilirsiniz. Herhangi bir ayar yapmanıza gerek kalmaz.

Bugün benim doğum günüm :)

Ocak 21, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bir yaş daha yaşlanmışız yahu.. Önce blogum sonra da ben..

Neyse, nice yıllar bana :) )

Windows 7 eski taskbar

Ocak 19, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Windows 7′nin son betasını yüklediyseniz, yeni stil bir taskbark ile birlikte geldiğini de görmüşsünüzdür. Bu yeni taskbar kullanışlı olmasının yanında, bir çok Vista ve Xp kullanıcısının adaptasyon sorunları yaşamasına neden oluyor. Eğer Windows 7′de eski tarz tasbarı kullanmak istiyorsanız şu adımları takip edin:

  1. Supertaskbar’a sağ tıklayın ve Properties’e girin.
  2. Taskbar tabına geçin ve ‘Taskbar buttons alanını arayın. Bu seçenek varsayılan olarak “Always Combine” olarak işaretlidir.
  3. Never Combine seçeneğini seçin ve Apply yapın.

Artık eski taskbarı kullanabilirsiniz.

Sahte Stumbleupon mesajlarına dikkat!

Ocak 15, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bilmiyorum karşılaştınız mı ancak bir kaç gündür Stumbleupon Firefox eklentisi üzerinden Stumble yaparken karşıma aşağıdaki gibi bir mesaj çıkıyor:

Stumbleupon

Mesaja göre Stumbleupon’da çok fazla zaman geçirip servise çok yüklendiğim için hesabımın geçici olarak kapatıldığı görülüyor. Ancak bu gerçek bir mesaj değil. Şu adresin sahibi tarafından yapılmış bir hata sayfası bu. Ciddiye alıp, bu kişicana prim vermeyiniz efenim.

Firefox dosyayı nereye kaydedeceğimi sorsun?

Ocak 14, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bir çok kullanıcı tarafından farkedilmeyen bir özelliğini paylaşacağım Firefox’un. Eğer siz de Internet Explorer’ın, bir dosya indirmek istediğinizde dosyayı kaydedeceğiniz yeri sormasına alıştınız ve Firefox’un bir dosya indirmek istediğinizde dosyayı otomatik olarak Downloads klasörüne kaydetmesinden sıkıldıysanız bunu düzelmenin kolay bir yolu var.

Firefox ana penceresinde Araçlar/Seçenekler bölümüne gelin ve “Bana dosyaların nereye kaydedileceğini her zaman sor” seçeneğini işaretleyin. Artık dosya indirmek istediğinizde, tıpkı Internet Explorer’da olduğu gibi dosyayı nereye kaydedeceğinizi seçebileceksiniz.

firefox

Dreamhost bedava hosting dağıtıyor acele edin!

Ocak 12, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bir kaç gün önce Dreamhost‘a geçmeye karar verdim ve bir hosting kiraladım ancak ödemem Google Checkout’da takılı kaldığı için halen hesabımı aktiflemediler. Bu yüzden Dreamhost’a kızgınım biraz. Ancak bu adamlar bazen öyle kampanyalar yapıyorlar ki takdir etmemek elde değil. Yeni kampanyalarının adı ise “Bedava hosting!” Evet yanlış duymadınız bedava hosting dağıtıyor Dreamhost!

Ancak bazı şartlar ve kısıtlamalar eşliğinde..

Yazının devamı

İçeriğinizi çalanları nasıl tespit edebilirsiniz?

Ocak 11, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

İnsanı blog yazmaktan soğutan en büyük nedenlerin başında içerik hırsızları geliyor. Saatlerinizi vererek hazırladığınız yazıları sadece copy-paste yaparak çalıp, bir yerlerde tekrardan yayınlıyorlar. Ondan sonra ne yazma istediğiniz kalıyor ne de blog kelimesini duyma..

Ancak blog yazmak bir yaşam tarzıdır. Bütün bu çalıntıcılara rağmen biz işimizi yapmaya devam ediyoruz. Fakat bu içerik hırsızlarının yaptıklarını da yanlarına bırakmamak lazım. Bunun için bir takım yöntemler mevcut. Mesela içeriğinizi çalan akıllıyı(!) Google‘a bildirmek gibi.

Bir blog ya da internet sitesi Google ile karşı karşıya geldiği vakit bittiğinin resmidir. Çünkü Google’da yer almayan bir internet sitesi daha doğmadan ölmüş demektir. Şanslıyız ki Google içerik hırsızlarından hiç haz etmiyor.

Ancak bir problem var: Hangi içeriğimiz kim tarafından çalınmış ve bunu nasıl tespit edebiliriz?

Copyscape ile, içerikleriniz çalınmış mı kontrol edin

Copyscape servisi sayesinde, blogunuzdaki herhangi bir yazının başka sitelerde yayınlanıp yayınlanmadığını tespit edebiliyorsunuz. Servis, yazınızda kullandığınız özgün kelimeleri Google vasıtasıyla tarayarak kopyalanıp kopyalanmadığını tespit edebiliyor. İşin en güzel yanı ise bu iş için herhangi bir ücret ödemek zorunda değilsiniz. Ancak bir de kötü haber var: tüm bu işlemleri, her içeriğiniz için manuel olarak yapmak zorundasınız.

Copysentry

Copysentry, Copyscape servisinin ücretli sürümü. Servis tüm internet platformunu tarayarak sitenizi eser ve içerik hırsızlarına karşı koruyor. Yukarıda anlattığım tüm bu işlemleri sizin için otomatik olarak yerine getiriyor. Böylelikle herhangi bir içeriğiniz, başka bir web sitesi tarafından çalınırsa, Copysentry durumu size e-mail ile anında bildiriyor. Özellikle ticari blogculuk ile uğraşanlar için paha biçilemez bir servis. Ancak bu işlemler için belli bir miktar ücret ödemeniz gerekiyor. Copysentry servisine 2 tür üyelik gerçekleştirebilirsiniz: Haftalık ve günlük. Haftalık serviste, web sitenizdeki 10 adet içeriğiniz kopyalanma riskine karşı haftada 1 kez taranıyor ve herhangi bir web sitesi tarafından kopyalanırsa size haber veriliyor. Haftalık servisin ücreti ayda 4.95$. 10 sayfanın üzerindeki her korunması gereken sayfa için ise 0.25$ ödüyorsunuz.

Günlük serviste ise, bu işlemlerin hepsi her gün yapılıyor. Ayrıca üyelere gelişmiş bir teknik hizmet de sunuluyor. Günlük servisin ücreti ise 10 içerik için ayda 19.95$. Ayrıca her ekstra sayfa için 1$ ödemeniz gerekiyor.

Windows 7 Beta (build 7000) aktivasyon ve cd key

Ocak 11, 2009 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Windows 7 Beta‘yı kurduktan sonra 30 gün içinde aktivasyon yapmanız gerekiyor. Aksi takdirde 30 gün sonunda Windows 7 kullanılamaz hale geliyor. Aktivasyon yapabilmeniz için ise Windows 7 cd key‘ine ihtiyacınız var. Microsoft, Windows 7′yi beta test süresi boyunca kullanabilmek için ücretsiz olarak Windows 7 beta keyleri veriyor. Bunun için şu adımları takip edin:

  1. Öncelikle Technet‘e giriş yapın.(Sign bölümü) (Windows Live ID ile)
  2. Daha sonra internet tarayıcınızın adres 32 bit veya 64 bit Windows 7 için aşağıdaki adresleri yapıştırın ve Windows 7 keyiniz karşınızda.

Windows 7 32 bit: https://www.microsoft.com/betaexperience/scripts/gcs.aspx?Product=tn-win7-32-ww&LCID=1033

Windows 7 64 bit: https://www.microsoft.com/betaexperience/scripts/gcs.aspx?Product=tn-win7-64-ww&LCID=1033

Kaynak

Sonraki Sayfa »