Nisan PR Güncellemesi başladı ve PR3 olduk (:
Mayıs ayının 20 si gibi beklenen Google PR güncellemesi erken başladı. Şu an halen bazı dc ler eski PRları gösterse de bu sizi aldatmasın. Zira bir çok yerde “PR Güncellemesi başladı mı, başlamadı mı?” tartışmaları sürüp gidiyor. 1-2 güne kadar bütün PR lar güncellenmiş olacak. Son PR güncellemesi ile birlikte Teknoloji Herşeyim de PR0 dan PR3‘e yükseldi, vatana millete hayırlı olsun (:
Tabiki bu güncellemede herkes mutlu olamadı. PR5 olan ve tanıdığım bir kaç Türk Blogu PR3 seviyelerine gerilemiş. Umarım herkes hakettiği değerleri alır.
Google VisualRank Nedir?
Bilindiği gibi Google, bir web sitesindeki tüm sayfaların içeriğini çeşitli algoritmalar kullanarak puanlıyor ve bu sayede o sayfanın PageRank dediğimiz 10 üzerinden bir değeri oluyor. Google bu puanlamayı yaparken, web üzerinde o sayfaya verilen linkleri baz alıyor. Yani basit olarak içeriğinize diğer web sitelerinden ne kadar çok link verilmişse, o içeriğiniz Google’ın gözünde o kadar değerli oluyor.
Gelelim Google’ın yeni prototipi olan VisualRank sistemine. Google bir süredir resim tanımlama sistemleri üzerinde yoğun olarak çalışıyor. Bunun bir örneğini de Gmail de görüyoruz. Gmail posta kutunuza resim ile bütünleşik gelen spam mesajları için Google OCR (Optik Karakter Tanıma) teknolojisini kullanıyor ve gelen içerik sadece bir resim ve üzerindeki yazılardan bile oluşsa bile içeriğin spam olup olmadığını anlayabiliyor.
VisualRank’ın temel amacı bir resimde kimin olduğunu resim dosyasını tarayarak tanımlamak değil. VisualRank’in yapmak istediği; resimde bulunan bir öğenin (bu bir ünlü ya da bir nesne olabilir) resmin tamamını ne kadar kapladığı. Örneğin: bir resim arıyorsunuz ve Tarkan yazdınız. Pat diye Tarkan etiketli resimler karşınıza geldi. Arama sonuçlarında bir de Tarkan’ın posteri önünde resim çektiren 10 tane gencin olduğu bir poster düşünün. Burada Tarkan’ın posterinden daha fazla ön plana çıkan ve resmin daha büyük bir bölümünü kaplayan şey 10 gencin bulunduğu kare. İşte Google, VisualRank ile bu ayrımı yapmaya çalışıp resim aramalarında daha net sonuçlar verebilmeyi hedefliyor. Yani Tarkan yazdığınızda, Tarkan posterinin önünde resim çekinmiş bir topluluğun resmini göstermek yerine sadece Tarkan’ın bulunduğu kareleri daha ön plana çıkartmak istiyor.
Google’ın VisualRank sistemi işe yararsa arama sonuçlarında aynı etikete sahip olan 1. resim, 2. resimden daha önde çıkacak.

Şimdilik prototip aşamasında olan bu teknoloji geliştiğinde, resim arama sonuçlarında daha fazla doğruluk payı olacağı kesin. En azından Google Image Search’a Wordpress yazınca Wordpress logosu yerine, üzerinde Wordpress logosu basılı tişörtler görmekten kurtuluz belki
Kaynak: Shiftdelete, Nytimes
Onlar meğer çalışıyormuş!
Şimdi göreceğiniz fotoğraflar Google’ın Zürih ofisinde çekildi. Recep İvedik diyorya: “Abi bunlar insansa ben yemin ediyorum hayvanım“, aynen o misal. Belki inanmayacaksınız ama bu insanlar çalışıyor!
Yazının devamı
Twitter spamlarından kurtulmak
Son dönemlerin en popüler Web 2.0 oyuncaklarından olan Twitter özellikle, blog yazarlarını hayatlarını kolaylaştırmanın yanında başımıza türlü türlü işler de açabiliyor. Bu sorunların en başında Twitter üzerinden yayılan spam mesajlar var. Eğer siz de bu spam mesajlardan bıktıysanız Twitter Black List tam size göre.
Sistem şöyle işliyor. Öncelikle Firefox’un en son sürümünü indiriyoruz. Daha sonra GreaseMonkey adlı Firefox eklentisini kuruyoruz. Twitter Black List scripti üzerine kurulu GreaseMonkey’in yaptığı iş basit. Eğer spamcı olduğu tespit edilen bir Twitter kullanıcısı sizi listesine ekler ve mesaj atmaya çalışırsa, bu eklenti kişinin spamcı olup olmadığını tespit ediyor ve sizi uyarıyor. Siz de spamcı olduğunu düşündüğünüz Twitter kullanıcılarını rapor edebiliyorsunuz. Böylelikle blackliste alınan Twitter kullanıcılarının kaydedildiği bir veritabanı yaratılıyor. Şu ana kadar 117 Twitter kullanıcısı “spamcı” olarak işaretlenmiş durumda. Tabi ki her kafasına eseni blackliste ekletemiyorsunuz. Bunun için bir puanlama sistemi var. Eğer kişi bir spamcı gibi davranıyorsa blackliste ekleniyor.
Wordpress 2.5.1 geldi, yeni neler var?
Daha 2.5 sürümü çıkalı çok az bir zaman olmasına rağmen Wordpress geliştiricileri 2.5.1 numaralı yeni sürümü 25.Nisan.2008 tarihinde duyurdular. Wordpress 2.5 çıktığından bu yana, bir çok blog yazarı -ben de dahil- yaşanan performans ve bilinen bazı sorunlardan dolayı yeni sürüme bir türlü ısınamamıştı. Bununla ilgili benim de değindiğim bazı problemlerin yanında özellikle IE6 ile yaşanan problemler insanı çileen çıkarır cinstendi. Örneğin IE6 üzerinden admin/yeni yazı bölümüne girmeye çalışırsanız, tıkladıktan sonra yazı editörü o kadar yavaş açılıyor ki bir çay içip gelecek kadar vaktiniz oluyor. Yeni sürümde bu problem kısmen de olsa giderilmiş. Hatta şu an bu yazıyı IE6 kurulu bir bilgisayardan yazıyorum ve yazı editörü 2.5′e göre oldukça hızlı açılıyor.
Wordpress 2.5.1 ile gelen 70′den fazla iyileştirme ve bug-fix var. En önemli iyileştirmeler ise şunlar:
- Admin paneli, yeni yazı yazma penceresi ve yorum düzenleme penceresindeki yavaşlık problemleri giderildi.
- Media Uploader sorunu giderildi. -Admin panelinden medya dosyası yükleyemeyenlere müjde (:-
- TinyMCE 3.0.7 içerik editörü güncellemesi. -Yeni yazı ekleme ve yorum editlemedeki problemlerin iyileştirilmesi için-
- Widget yönetiminde karşılaşılan problemler giderildi.
- 70′den fazla çeşitli iyileştirme ve bug-fixler.
- IE de yaşanan yerleşim problemleri giderildi.
Eğer sadece güvenlik güncellemeleri için 2.5.1′e geçmeyi düşünüyorsanız wp-includes/pluggable.php, wp-admin/includes/media.php ve wp-admin/media.php dosyalarını mevcut dosyalarınızın üzerine yazarak güncelleştirmeyi tamamlayabilirsiniz. Yok olmadı ben komple Wordpress 2.5.1′e geçeceğim diyorsanız yeni sürümü şuradan indirebilirsiniz.
Dikkat edin üzerinize hayali şirket kurmasınlar!
Normalde kimliğinizi kaybettiğinizde, kimliğinizin hükümsüz olması için Emniyet‘e başvurmak hatta işi sağlama almak için gazeteye kayıp ilanı vermek çözüm olabilir. Ancak hepsi bununla bitmiyor. Kimliğiniz çalındıysa, çalan kişi/kişiler sizin kimliğiniz üzerinden sahte bir kimlik düzenleyip, o kimlikle de sizin üzerinize hayali bir şirket kurabiliyorlar. Bunun önüne geçmek için; Emniyet’e başvurduktan sonra size verilen tutanağın yanına konuyu açıklayan bir dilekçe ekleyip herhangi bir vergi dairesine başvurduğunuzda, çalınan kimliğinizle ilgili bilgiler merkezi sisteme giriliyor ve daha sonra birisi sizin bilgileriniz üzerinden bir şirket kurmak üzere vergi dairesine geldiğinde görevli memurun ekranına bir uyarı geliyor ve sahte kimliğe el konuluyor.
Bu uygulamayla ilgili daha detaylı bilgiyi www.gelirler.gov.tr den alabilirsiniz. Uygulamayla ilgili bilgi VERGİ KİMLİK NUMARASI İÇ GENELGESİ SERİ NO: 2007/ 1‘de şu şekilde geçiyor:
A-Nüfus Cüzdanlarının Kaybolduğu Veya Çalındığına İlişkin Olarak Alınan Dilekçe Üzerine Yapılacak İşlemler
Gerçek kişilerin, nüfus cüzdanlarının kaybolduğunu veya çalındığını belirterek kaybettikleri yada çaldırdıkları nüfus cüzdanlarıyla vergi dairelerince mükellefiyet tesisi yapılmasının engellenmesini talep ettikleri dilekçeleri ile;
Vergi mükellefiyetini terk edenler ile vergi mükellefiyeti bulunmayanların (Potansiyel vergi kimlik numarası bulunanlar dahil) herhangi bir vergi dairesine,
Vergi mükellefiyeti bulunanların bağlı bulundukları vergi dairesine
müracaat etmeleri ve dilekçeleri ekinde, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları ve nüfus cüzdanlarının kaybedildiğine veya çalındığına dair gazete ilanının/emniyet birimlerince düzenlenmiş belgenin aslını ibraz etmeleri halinde; GİB/Sicil İşlemleri/Gerçek Kişi/Kaybedilen Veya Çalınan Nüfus Cüzdanlarına İlişkin Bölüme dilekçe ile müracaatta bulunan gerçek kişinin, adı ve soyadı ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası bilgi girişi yapılacaktır.
Sicil programı aracılığıyla MERNİS/Kimlik Paylaşım Sisteminden kişinin çalınan veya kaybolan nüfus cüzdan bilgileri sorgulanacak sorgu sonucu MERNİS’ den gelen Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, adı, soyadı, baba adı, anne adı, doğum yeri, doğum yılı bilgileri vergi dairesince kontrol edilip onaylandıktan sonra MERNİS’den gelen bilgiler ile nüfus cüzdanlarının kaybedildiğine veya çalındığına dair gazete ilanı/emniyet birimlerince düzenlenmiş belgenin tarih ve/veya sayısının bilgi girişi yapılacaktır.
İşlemi biten dilekçe ve ekleri; mükellefin bağlı olduğu vergi dairelerinde mükellefin tarh dosyasında, vergi mükellefiyetini terk edenler ile vergi mükellefiyeti bulunmayanların müracaat ettiği vergi dairelerinde ise açılacak klasörlerde tarih sırasına göre saklanacaktır.
B- Nüfus Cüzdanı Bilgileri İle Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numaralarının Bilgi Girişinde Dikkat Edilecek Hususlar
Vergi dairesine müracaat ederek;
Mükellefiyet tesisi yaptırmak isteyen Türkiye Cumhuriyeti tabiyetindeki gerçek kişilerin,
Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarını vergi kimlik numarası olarak bildiren, mevcut ve yeni kurulacak sermaye şirketlerinin ortakları, yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile genel müdürlerinin ibraz ettikleri nüfus cüzdanı bilgilerinin bilgi girişi yapılacaktır.
Bilgi girişi yapılması üzerine mükellefiyet tesisi yapılmadan ve/veya dosya numarası verilmeden önce bilgi girişi yapılan nüfus cüzdanın kaybedilmiş veya çalınmış olup olmadığı sistem tarafından otomatik olarak kontrol edilecektir.
Bu kontrol sonucunda;
İbraz edilen nüfus cüzdanındaki bilgilerde uygunsuzluk bulunmadığı ve nüfus cüzdanının kayıp/çalıntı olmadığının tespit edilmesi halinde mükellefiyet tesisi yapılacak ve/veya dosya numarası verilecektir.
İbraz edilen nüfus cüzdanının kayıp/çalıntı olduğunun sistem tarafından tespit edilmesi halinde bilgisayar ekranında ibraz edilen nüfus cüzdanının kaybedildiği veya çalındığını belirten bir uyarı mesajı görülecektir.
Bu mesaj üzerine ibraz edilen nüfus cüzdanındaki kişi adına mükellefiyet tesisi yapılmayacak ve/veya dosya numarası verilmeyecektir. Ayrıca ibraz edilen nüfus cüzdanı iade edilmeyip durumu anlatan bir yazı ekinde ilgili nüfus müdürlüğüne gönderilecektir.
Cep telefonuyla arabanızın kapısını açın
Son günlerde internette öyle efsaneler dolaşıyor ki güler misiniz ağlar mısınız bilmiyorum. Ben gülüyorum çünkü aklı selim bir insa asla böyle hikayelere inanmaz. Aynı zamanda üzülüyorum çünkü insanların büyük bir çoğunluğu bu spam zincirinin parçası ve aslı astarı olmayan hikayelere inanıyor ve demeye çalışıyor. Hatta o da yetmiyor gidip üreticilerin teknik servislerini bu gereksiz sorularla meşgul ediyorlar.
Efenim son efsanemize göre; Arabanızın uzaktan kumandalı anahtarını araç içinde unuttuğunuzu varsayalım. Yarım saat sonra anahtarı arabada unuttuğunuz aklınıza geldi ama o da ne! Aracın güvenlik sistemi, kapılar uzun süre açık kaldığını için kapıları otomatik olarak kilitlemiş. Üstelik şehir dışındasınız ve yedek anahtarınızda evde. Peki ne yapacağız? Hemen cep telefonunuzdan eşinizi arıyorsunuz ve eşiniz arabanızın yedek anahtarını kendi cep telefonuna yaklaştırıyor. Tam bu sırada siz de kendi cep telefonunuzu aracınızın kapısına yaklaştırıyorsunuz vee aracınızın kapısı yedek anahtarınızın yaydığı radyo sinyalleri ile bir anda açılıveriyor. Ama unutmayın cep telefonunuzun markası mutlaka Nokia olmalı yoksa bu yöntem işe yaramıyor
Bu hikayeyi yazanlar gerçekten çok yaratıcı ve bir çok insanı da kandırmayı başarıyorlar. Ne diyeyim bunlara inanıp da cep telefonuyla arabasının kapısını açmaya çalışanlara Allah akıl fikir versin
TDK ya birisi Türkçe öğretsin!
Günlük hayatta sık sık yazım hataları yapıyoruz haliyle. Hatta bazen yabancı jargondan dilimize girmiş kelimeleri kullandığımızda tepki çekiyor ve hemen TDK (Türk Dil Kurumu) olaya müdahale ediyor günlerce gündemi meşgul ediyorlar sağolsunlar. Peki acaba TDK Türkçemizi düzgün kullanabiliyor mu?
Bugün okuduğum bir haberden sonra açıkcası bundan şüpheliyim. TDK Başkanı Prof. Şükrü Akalın’ın Türk Dili Dergisi’nde yayınladığı bir yazısı evlere şenlik cinsten. Yayınlanan yazıda o kadar çok yazım hatası ve anlam düşüklüğü var ki insana pes dedirtiyor. Yazıdan bir paragraf şöyle:
“Ülkenin aydınları, yazarları, şairleri, bilim adamları ve Türkçe sevdalısı her yaştan insanlar, hatta köylüler Türkçe’yi ve Türkçenin geleceğini konuşmak, tartışmak üzere ilk kez böylesine geniş katılımlı bir toplantıda bir araya gelmişlerdir.”
Yazıdaki “Köylüler” bölümüne dikkati çekmek istiyorum. Yazıdaki “insanlar” kelimesinden sonra ”hatta köylüler” ifadesinin kullanılması, “köylüler insan değil ama onlar bile toplantıya katılmış” gibi bir anlam ortaya koyuyor. Ve bu yazı bir çok dil uzmanı tarafından denetlenerek yayına veriliyor. Bence o dil uzmanlarını da bir denetlesinler. Koskoca Türk Dil Kurumu Başkanı’nın yazısı, yazım ve anlam hatalarıyla dolu. Bu kabul edilebilir bir durum değil. TDK başkanı da bunu yaparsa, blog yazarı yazım hatası yapmış kim ne diyebilir ki? [via]
Dünya sesimizi duyuyor, yeterki üretelim
Hep yakınıp duruyoruz, “biz üretmiyoruz, tüketiyoruz, araklıyoruz” diye. Bunu söylerken haksız da değiliz. Neden yurdum insanı sürekli bir şeyleri taklit etme, araklama çabasında anlamak mümkün değil. Ya yabancılarda çalıyor olsaydı? O zaman biz kimden araklayacaktık? Çalıntı içerikten, tekrar çalıntılamak mümkün müdür?.. Bu ve bunun gibi sorularla kafamız bu kadar meşgulken halen kimse çıkıpta “Kardeşim biz de birşeyler üretelim” demiyor. Diyenler de bir elin parmakları kadar ya var ya yok. Örneğin; elin İran’lısı bile kendi otomobilini üretip bütün dünyaya satıyor, koskoca 70 milyonluk Türkiye’nin bırakın bir otomobil tasarımını, ürettiği bir benzinli motoru bile yok. Rahat bir millet olduğumuz için, ecnebilerin ürettiği herşeyi afiyetle tüketmeye devam ediyoruz.
Bloglar aleminde de durum farklı değil. Allah aşkına kim çıkıpta diyebilir ki “Türk bloglarının %80′i özgün içerik üretiyor?” Yok böyle bir şey efendim. Var diyen de külliyen yalan söyler. Gözlemlerime dayanarak söylüyorum ki Türkiye’deki toplam blog sayısının yalnızca %5‘i özgün içerik üretiyor. Bu %5‘lik kısımın en az yarısı da düzgün SEO tekniklerini ya bilmedikleri ya da kullanmaya üşendikleri için, ürettikleri içerikleri ya sadece kendileri okuyor ya da kısıtlı bir okuyucu kitlesiyle paylaşıp, kaliteli içeriklerinden diğer okurları mahrum bırakıyorlar. %5‘in geri kalan yarısını ise; bloglar alemiyle haşır neşir olan herkesin en az bir kez duyduğu, özgün içerik + SEO tekniklerini doğru kullanan ve kaliteli içerik üreten bloglar oluşturuyor.
Üzülerek belirtiyorum ki bu yüzde %5′lik dilimin dışındaki bloglar ya tamamen çalıntılama üzerine bir sistemle blog yazdıklarını sanıyor ya da eften püften değersiz şeyler yazıyorlar ve haliyle okuyucuları da olmuyor. Bu konuda o kadar çok konuşuldu, yazıldı, çizildi ki… Ama sonuç hep aynı, hep aynı! Adam üşenmeyip “Hakkında” sayfasını bile virgülüne dokunmadan çalıp kendi blogunda yayınlıyor ne söylenebilir ki?
Bu kadar olumsuz şeyin arasında bazen üretkenliğin ülkemize neler kazandırabileceğini görmek gurur veriyor. Bugün çok güzel bir örnekle karşılaştım ve gerçekten gurur duydum. Ürün İnceleme bir Türk donanım inceleme ve test sitesi. 2006 yılından bu yana yayında olan Ürün İnceleme’nin başında daha önce bir çok ürün incelemesine imza atan Özgür Çetin bulunuyor. Öncelikle Ürün İnceleme sitesi hakkında biraz bilgi vereyim:
2006 yılının Şubat ayında okuyucularıyla buluşan uruninceleme.com, kullanıcıların teknoloijik ürünlerle ilgili inceleme, araştırma ve fikir edinme ihtiyaçlarına cevap vermek için açıldı. Yurtdışında onlarca örneği bulunan son kullanıcıya yönelik detaylı incelemeler sayfalarının Türkiye’deki versiyonu olan uruninceleme.com, ayrıntılı, detaylı ve tarafsız incelemelerin bulunduğu bir teknoloji portalı.
Fikir babalığını Özgür Çetin (İçerik Yönetmeni) ve Fatih Murat Eyioğlu’nun (Proje Yönetmeni) yaptığı sayfaların yazılım altyapısı ise Arif Emre Cerit tarafından hazırlanmıştır.Özgür Çetin kimdir? (İçerik Yönetmeni)
1974 yılında Bursa’da doğan Özgür Çetin, İstanbul Üniversitesi Fizik bölümü mezunu. 1999 yılından beri NTV’de, 2000 yılından beri de NTVMSNBC’de çalışan Çetin, 6 yıldır NTVMSNBC’de ürün incelemeler yapıyor. Bugüne kadar 200′e yakın ürün incelemesi yapan Çetin hakkında detaylı bilgiye www.ozgurcetin.name.tr adresinden ulaşabilirsiniz.Fatih Murat Eyioğlu kimdir? (Proje Yönetmeni)
1978 yılında İstanbul’da doğan Fatih Murat Eyioğlu, Anadolu Üniversitesi İşletme fakültesinde öğrenim hayatına devam etmektedir. 2003 yılından itibaren Doğuş İletişim bünyesinde online ve ofline projeler üzerine çalışmalarına devam etmektedir.
Uruninceleme.com‘un tasarımı Fatih Murat Eyioğlu tarafından yapılmıştır. [via]
Ürün İnceleme sitesinin yapmış olduğu MSN Wind Ultra Taşınabilir PC Testi Türkiye’de ilk olmakla birlikte dünya da bu ürünün yapılan ilk testleri arasında bulunuyor. Bu test yapıldıktan sonra, yurtdışında PC donanımları ve teknolojileri alanında bir otorite konumunda olan Fudzilla Teknoloji Sitesi, Ürün İnceleme ekibinin yaptığı testi Turkish journos get hold of MSI Wind sample başlığıyla bütün dünyaya duyurdu.
Demek ki üretince sesimizi bütün dünya duyabiliyor. Bravo diyorum Ürün İnceleme ekibine.
Biliyorum bu yazıyı bizim çalıntıcı ve araklamacı blog yazarları kesinlikle kaale almayacaklardır ama yine de söylüyorum; “Ürettiğimiz sürece önümüzde hiç bir engel yok”.
Çalıntılama konusunda ben ve bazı blog yazarı arkadaşlarımın yazdığı diğer yazılara da göz atmanızı tavsiye ederim.
Çalıntı İçerikle Mücadele Yöntemleri
Yalnızca tüketim değil, güçlü bir üretim toplumu olacağımız günleri en kısa zamanda görebilmeyi diliyorum.
Media Markt Ankara Şubesi açıldı

Şubat ayında sizlere duyurduğum Media Markt Ankara şubesi bugün itibariyle Optimum Alışveriş Merkezinde açıldı. Ankara şubesi ile Türkiye’de toplam mağaza sayısını 5′e çıkaran Media Markt ilk gün ne tarz indirimler yaptı bilemiyorum çünkü bu kez uyanık davranıp açılışı hafta içi yaptılar
2007 yılı cirosu 17.1 milyar dolar olan bu teknoloji devinin Ankara şubesinin açılması şüphesiz ki Mavi Bilgisayar ve Vatan arasında kızışan rekabeti daha da körükleyecek. Çünkü Media Markt her gün bir ürüne odaklanıp, o ürünün fiyatı üzerinde ciddi indirimler yapan -%50 bile oluyor bazen- bir firma. Ben bir Ankara’lı olarak Media Markt’ın gelmesinden mutluluk duydum. İşten güçten fırsat bulabilirsem hafta sonu mutlaka ziyaret edeceğim.
Ankara’da asıl rekabet şimdi başlıyor..
Lost – The Shape of Things to Come yarın yayınlanıyor
Her bölümde bilinmeyenlere bir yenisini eklerken aynı zamanda her yeni bölümde hiç bir gizemi açıklamayarak merak uyandıran ve bir fenomen haline dönüşen Lost, yarın (24.04.2008) itibariyle 1 aylık aradan sonra 4. Sezon 9. bölüm olan The Shape of Things to Come bölümüyle ekranlara geri dönüyor. The Shape Of thigs to Come için yayınlanan promo ve resimler bizi yarına kadar idare edecektir. Spoiler vermek istemiyorum çünkü hem heyecanı kaçar hem de spoilerları ben de okumadım
Google 23 Nisan Logo Yarışması Sonuçlandı

Google’ın 23 Nisan için özel olarak düzenlediği Logo Yapsana yarışması sonuçlandı ve birinciliği şu an Google anasayfasında da yayınlanan Aytuğ Fidan’a ait Doodle kazandı. Ben şahsen çok beğendim bu Doodle’ı. Eline, emeğine sağlık Aytuğ Fidan. Ayrıca 1. gelen Aytuğ Fidan, 24″ Apple iMac’in de sahibi oldu. Yarışma da ilk 30′a giren diğer logolar da şu şekilde:
Feedburner sayacını yazı olarak göstermek
Daha önce Feedburner Chicklet Özelleştirme hakkında yazdığım yazıda sizlere FeedBurner’ın kişiselleştirilebilen bazı özelliklerinden bahsetmiştim. Feedburner bilindiği gibi dünyadaki en iyi RSS yönetimi sağlayıcılarından birisi. Feedburner’ı diğerlerinden farklı kılan en önemli özelliği, içerisinde barındırdığı sayısız özelliğin yanında bunları isteğimize göre de özelleştirebiliyor olmamız. Bu özelleştirme işlemini yaparken FeedBurner API den yararlanıyoruz.
Feedburner Counter’ı bir çok blog yazarı bloglarında kullanıyor. Bu sayede kaç tane RSS okuyucuları olduğunu diğer ziyaretçilerle paylaşabiliyorlar. “RSS okuyucu sayımızı paylaşmanın bize ne gibi bir avantajı var?” diyebilirsiniz ancak bir blogun okuyucu sayısı ne kadar çok ise, Google’dan blogunuza ilk kez gelen kişi bu okuyucu sayısına göre blogunuza kafasında bir puan verecek ve yüksek ihtimalle o da takipçileriniz arasına katılacaktır. Böylelikle RSS okuyucu sayınız günden güne artacak ve kendi okuyucu portföyünüzü yaratmaya başlayacaksınız. Bu da size daha fazla bilinirlik ve okunurluk sağlayacak.
Feedburner’ın RSS okuyucu sayısını gösteren sayacını isteğimize göre özelleştirebiliyoruz. Hatta FeedBurner API kullanarak, sayacı standart grafiksel görüntüsünün dışına çıkarıp text biçimimde de görüntüleyebiliriz. Bunun için bir çok Wordpress eklentisi mevcut ancak eklenti kullanmadan da sayacımızı özelleştirebiliyoruz. Öncelikle aşağıdaki kodları, sayacı kullanacağınız sayfa içerisinde uygun bir alana tanımlayın.
<?php
$whaturl=http://api.feedburner.com/awareness/1.0/GetFeedData?uri=FeedburnerBeslemeAdı;
$ch = curl_init();
curl_setopt($ch, CURLOPT_RETURNTRANSFER, 1);
curl_setopt($ch, CURLOPT_URL, $whaturl);
$data = curl_exec($ch);
curl_close($ch);
$xml = new SimpleXMLElement($data);
$fb = $xml->feed->entry['circulation'];
?>
Daha sonra FeedBurner sayacınızın görünmesini istediğiniz yere şu kodu ekleyin:
<?php echo $fb;?>
Sonuç, bu yazının altında kullandığım örnek gibi olacak. İsterseniz CSS ile sayacınızı daha da şekillendirip, ziyaretçilerinizin dikkatini çekebilirsiniz.
Ücretsiz 10 yıllık Chip dergisi arşivi

Türkiye’deki en büyük ve en doyurucu içeriğe sahip bilgisayar ve teknoloji dergilerinden birisi olan Chip, 1996 ve 2006 yılları arasındaki 10 yıllık arşivini, kendi internet siteleri üzerinden bedava olarak kullanıma sundu. Hatırlıyorum da 1997 yılında Chip’in bir sayısı 300 küsü sayfaydı, ansiklopedi gibi resmen. Bende bir arşiv hastalığı var ki sormayın, Chip, Pc Magazine, PCWord ve Byte dergilerini neredeyse 10 yıldır alırım ve bunları halen bizim bodrum katta saklarım. Bazen içlerinden 1 tanesini alır, okur nostalji yaparım. Hey gidi günler..
Biraz nostalji için böyle buyrun.
Paris Hilton’un resimleri Facebook’tan sızdı
Bu kadar mal mülkün tek varisi olmasına karşın, aykırı bir yaşam süren Paris Hilton hanımefendinin resimleri Facebook’tan internete sızmış. Kanadalı bilgisayar uzmanı Byron NG Facebook’un bir açığından yararlanarak, aslında genele açık olmayan bu fotoğrafları, genele açık hale getirmiş ve Paris Hilton’un parti fotoğrafları internete sızmış.
Google’a Paris Hilton Facebook Pictures yazınca çıkan 400.000 küsür sonuç, bunun bir reklam kampanyası olduğu kanısını güçlendirse de -zira Paris abla reklamı, sükse yapmayı çok sever- Facebook’un bu durumdan çokda memnun olacağını düşünmüyorum. Çünkü, kamuya mal olmuş (!) bir kişinin güvenli bölgede yer alan fotoğraflarının bu şekilde internete sızması Facebook için büyük bir prestij kaybı yaratacak.






