Bir CD kopyalarsanız cezası 1.5$ milyon dolar

Ocak 31, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Bugün okuduğum bir habere göre, RIAA(Recording Industry Association of America), mevcut yasaların, korsan cd ve dvd lerin dağıtımının ve yarattığı milyonlarca dolarlık zararın önüne geçemediğine kadar vermiş. Öyle bir tasarı sunmuşlar ki dudak uçuklatacak cinsten; 1 korsan CD indirildiğinde bunun cezası 1.5$ milyon dolara kadar çıkacak.  Özellikle sürekli download yapan ve tabir yerindeyse interneti sömüren kullanıcıların IP leri de çeşitli yöntemlerle izlenecek ve korsan içerik indirilip indirilmediği tespit edilecek. Amerika‘daki kullanıcıları oldukça tedirgin edeceğe benzeyen bu yasa ile birlikte korsan içerik dağıtımında bir azalma olacak mı ya da özellikle torrent ağlarının durumu ne olacak henüz belli değil. Şu an Amerikan yasalarına göre, bir müzik cd sinden korsan olarak sağlanan her parça için 9000$ ceza kesilmesi mümkün. 1.5$ milyon dolar ile kıyaslandığında, bu cezanın ne kadar ağır olacağı daha da net ortaya çıkmış oluyor. Ev kullanıcıları çok sıkı takip edilecek mi bilinmez ama özellikle p2p ve torrent ağlarının bu cezalardan başları fena halde ağrıyacağa benziyor. Gerçi hangi torrent ya da p2p ağı Amerikada konuşlandıki bu güne kadar? Yanlış hatırlamıyorsam, vakti zamanında Razorback‘in sunucuları, küçük bir adada konuşlandırılmıştı ve yasaların hükmedemediği -ve adını hala hatırlayamadığım- bu adada oldukça uzun süre yayın yapmıştı Razorback sunucuları.

Korsanla baş edebilmenin en etkili yöntemi, makul fiyatlarla eserleri satmak olsa da, yapımcılar yıllardır olduğu gibi şimdi de bu fikre pek sıcak bakmıyorlar. Ülkemizde bile, tarihin en ucuz fiyattan çıkış yapan oyunu Crysis, ilk haftasında yalnızca 3000 adet satmıştı, o da oyunun tamamı Türkçe dublajlı diye zaten. Dışarıda ise bu rakam 100.000 ler seviyesinde. Ve Crysis‘in çıkış fiyatı hatırlarsanız 49YTL idi. Bu bile ülkemiz koşullarında, bir bilgisayar oyunu için oldukça yüksek bir rakam. - ülkemizdeki GSMH  göz önünde bulundurarak konuşuyorum-

Yazının devamı

Google bu kez de DELL ile mi cep piyasasına giriyor?

Ocak 31, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

google

Uzun bir zamandır Google‘ın iphone‘a rakip olarak bir cep telefonu çıkaracağı söylentileri konuşuluyordu. Ancak daha sonra Google bunu yalanlayarak “Sadece, mobil bir platform yaratma çabaları”‘nın olduğunu söylemişti.

Şimdi ise yine bir söylenti yayılmış durumda. Söylenti diyorum çünkü resmi kaynaklardan doğrulanan bir bilgi değil. Söylentiye göre Google, Dell ile birlikte, iphone‘a rakip olabilecek bir cep konsepti geliştiriyor. Dell bilindiği gibi genelde PDA tarzı cep telefonları üreten bir şirket. Önümüzdeki ay Barcelona’da yapılacak olan 3GSM Telekom Konferansı‘nda, Dell ve Google birlikteliğiyle ilgili bir açıklama yapılması bekleniyor.

Umarız bu söylenti de “GPhone” gibi beklentileri boşa çıkarmaz.

Windows 7 için Daha Çok Bekleyeceğiz

Ocak 31, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

windows-7_new.jpg

Son günlerde, Microsoft‘un 7. kuşak işletim sistemi hakkında ortalıkta oldukça fazla söylenti var. Hatta Windows 7 RTM adlı bir imaj dosyası, geçenlerde torrent sitelerine düştü ve bir anda binlerce kullanıcı bu fake dosyayı indirdi. Çünkü Windows 7‘den daha henüz bir haber yok. Zira yurtdışından gelen haberlere göre Windows 7 için daha çok beklememiz gerekecek.

Bazı kaynakların 2009 yılına kadar hazır olacağını öngördükleri Windows 7 daha uzun zaman bizlerle olamayacak. Söylentilere göre Windows 7 için en erken tarih 2011. WinVistaClub‘a, Microsoft‘a ait bir ip üzerinden atılan bir mesajda, Windows 7‘nin henüz gebelik döneminde olduğu belirtilmiş. Bu demek oluyorki; daha üzerinde çok fazla çalışma yapılacak yeni kuşak Windows‘un. Bir sonraki aşamada ise Windows 7‘nin ana hatları hazırlanacakmış ki bunun için en az 3 yıl zaman gerektiğini söylüyorlar. Eğer Microsoft, Windows 7 testlerini çok hızlı bir şekilde bitirip, RC sürümlerini de beta testerlara en kısa sürede yetiştirebilirse, en erken 2011 yılında tamamlanmış olacak Windows 7. Ama bu işin iyi tarafı.

Yazının devamı

Rakiple Dans Etmek

Ocak 30, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

jeffreyJEFFREY GITOMER‘i tanıyanınız var mı? Kendisi Satışın Kutsal Kitabı‘nın yazarı ve satış üzerine ihtisas yapmış önemli bir abi.

Satışın Kutsal Kitabı‘nı okumadıysanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Heleki satış ve pazarlama üzerine kariyer yapan biriyseniz çok şey kaçırıyorsunuz demektir bu kitabı okumamakla. O kadar güzel, ilginç fikirler ve deneyimlerle doluki.. Vakti zamanında Jeffrey‘in Satışın Kutsal Kitabı adlı eserinden faydalanarak bir sunum hazırlamıştım. Bu sunumu tabiki sizlerle paylaşacağım fakat öncelikle bu sunumda da kullandığım bir kaç yararlı taktikten bahsetmek istiyorum.

Geçen gün hatırlarsanız, Pazarlama, Türkiye ve Dünya’yı Sarsan Girişimler adlı bir yazı yazmıştım. Ve burada ICQ gibi bir devin nasıl tahtından indirildiğinden bahsetmiştim. Daha sonrasında onun yerini alan MSN‘nin de, Facebook tarafından tahtından indirilmek üzere olduğunu anlatmıştım. Ve pazarlamanın yani doğal olarak satışın ne kadar önemli bir rol oynadığını görmüştük. Öyle ya;

“Bir ürünü pazarlarsanız o ürünü satarsınız”

Jeffrey amca demişki; “Rakipleriniz hakkında ne biliyorsunuz?” Buyrun sunuma :) Yazının devamı

Tüketici Hakem Heyetine Nasıl Başvurulur?

Ocak 30, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Tükoder Logo

Son günlerde, hakkını arayan bir vatandaşın sayesinde bir çok kişi Turk Telekom‘un aldığı sabit ücretlere karşı Tüketici Hakem Heyetlerine başvurmaya başladı. Bu konu hakkında, geçenlerde yazdığım bir yazıdan sonra bazı okurlarım, dilekçelerini hazırladıklarını ancak nasıl ve nerelere başvuracaklarını bilmediklerini yazmış ve bu konuda yardım istemişler. Her ne kadar yorum yazan okuyucularıma cevap vermeye çalışsam da eminim ki bu haberleri okuyan bir çok kişinin de kafasında aynı sorular vardır. Bende bu nedenle ufak çaplı bir araştırma yaparak, başvuruyu nasıl ve nerelere yapmamız, başvuru sırasında nelere dikkat etmemiz gerektiği konusunda bazı bilgiler topladım.

Yazının devamı

Turkcell 2. Facebook Uygulamasını Duyurdu

Ocak 30, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

TurkcellDaha önce sizlere Turkcell‘in ilk Facebook uygulaması olan İştesöz aplikasyonunu duyurmuştum. Geçte olsa Türk firmaları Facebook‘un niğmetlerinden yararlanmaya başladılar. Biraz geç oldu ama son dilimden hala pay kapılabilir. Yazılarını severek takip ettiğim Arda Kutsal da bu konuya değinmişti. Facebook’un etinden sütünden yaralanmak için belkide son 1 yıl..

Facebook Developer Tools her kullanıcının, Facebook için özgün aplikasyonlar geliştirmesine olanak sağlıyor. Elini çabuk tutması gerektiğini anlayan, Türkiye‘nin lider GSM operatörü Turkcell‘de 2. Facebook Uygulaması olan Turkcell Super Lig Facebook aplikasyonunu kullanıcılarının hizmetine sundu. 3 ayrı başlık altında 3 farklı Turkcell Super Lig aplikasyonu sunan Turkcell, kullanıcılarına Facebook üzerinden hem etkileşimli bir ortam sunuyor hem de Facebook‘un niğmetleri olan,” birçok kullanıcıya hızlı bir şekilde yayılma” ve “bedava reklam olanaklarını sonuna kadar kullanmış oluyor. Turkcell Superlig Facebook uygulaması 3 başlıktan oluşuyor demiştik. Bunlar;

Yazının devamı

Pazarlama, Türkiye ve Dünyayı sarsan girişimler

Ocak 29, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Her başarılı girişimin arkasında zeki insanlar vardır ve dünyanın en iyi uygulamasına imza atsanız bile eğer pazarlama işini başaramıyorsanız bir hiçsiniz.

Bundan seneler öncesine -yaklaşık 10 yıl öncesine- dönelim. Dönemin anında mesajlaşma yazılımı ICQ yu hatırlayalım. Yeni kuşağın bir çoğu ICQ‘yu hatırlamıyor bile. Başında gece gündüz mesajlaştığımız ICQ unutuldu gitti. -ben unutmadım ilk ve tek icq numaramı hala hatırlıyorum 18262540- :)

Peki bundan 10 yıl önce birilerinin gelip ICQ‘yu tahtından indirebileceği aklınıza gelirmiydi hiç? Elbette hiç kimsenin aklına gelmezdi. Ama dünyadaki pazarlama kanunu böyle işliyor.

“Sizden daha iyi işler yapan birileri mutlaka vardır.”

“Daha iyi işler” diyorum çünkü, yarattığınız girişimin tek başına mükemmel olması yetmiyor. Onu çok iyi pazarlayabilmelisiniz. Kişisel görüşüm ve önemli otoritelerinde belirttiği gibi, MSN, ICQ ile kıyaslandığında aslında ICQ‘dan daha hızlı bir iletişim aracı değildi. Doğruyu söylemek gerekirse hala ICQ‘nun o sade reklamsız ve hızlı versiyonunu arıyorum. -Burada hız derken yazdığınız iletinin karşınızdaki kullanıcıya ulaşma hızından bahsediyorum-

Peki nasıl olduda dönemin kralı ICQ tahtından indirilebildi? Burada pazarlama stratejisi çok önemli bir rol oynuyor.

Bill Gates diyorki;

“Başarımı, kendimden daha zeki insanlarla çalışmaya borçluyum”

ICQ‘dan daha hızlı olmayan bir yazılım olan MSN, büyün dünyayı ele geçirdi ve bir fenomen oldu neredeyse. Bunun en önemli nedenleri; kompakt yapısı ve çok hızlı yayılması, yani pazarlanması idi. Artık MSN hesabı olmayanı dövüyorlar bile diyebiliriz :)

Şu kuralı unutmamak gerekiyor;

“Sizden daha iyileri daima vardır ve var olacaktır”

facebook1.jpgGünümüze dönersek bu günlerde MSN’nin de tahtı sallanıyor hemde aynı kulvarda olmadıkları bir rakibi yüzünden. Adı Facebook. Adını “paper facebooks” dan alıyor. Bu, ABD’de tüm okullarda öğrencilerin ve öğretmenlerin doldurduğu ve kendilerini tanıtan bilgileri içeren bir formun adı. 2004 yılında, Hardvard üniversitesinde okuyan Mark Zuckerberg Harvard‘lı öğrencilerin birbirleri ile haberleşebilecekleri bir sosyal ortam yaratıyor. Daha sonra bu ortam, Boston civarındaki tüm okullara yayılıyor. En nihayetinde Ivy Ligi üniversitesine de sıçrıyor ve 2 yıl içinde bütün Amerika‘ya yayılıyor. 2006 yılında ise Facebook, bazı yaş sınırlamaları konarak bütün mail adreslerinin kullanımına açılıyor. -daha önceleri sadece facebooka kabul edilen okulun mail adreslerinin uzantıları ile üye olunabiliyordu-

Şu an Facebook‘un 2007 verilerine göre 37 milyon civarında üyesi bulunuyor. Peki Facebook nasıl olduda hayatımızı bir anda alt üst etti? Daha önce Yonja gibi girişimler de vardı. Facebook‘un farkı neydi?

Tabiki yine zeki insanlar çok zekice bir projeyle piyasaya girdiler. Örneğin, Facebook‘a üye olmak istediğinizde, eğer izin verirseniz Facebook sizin mail hesaplarınızdaki kontak listenize bakıyor ve eğer arkadaşlarınız Facebook‘a üye ise onları buluyor ve anında sizi buluşturuyor. Hatta ortak arkadaşlarınız var ise bunları bile size söylüyor. Kolay ve pratik..

Şimdilerde kimse MSN kullanmaz oldu, ofisteki arkadaşlar bile birbirlerine Facebook‘tan mesaj atıyorlar. -aslında engelli ama açmanın türlü türlü yolları var- Ayrıca çokta iyi bir reklam aracı Facebook. Bu kadar çok kullanılan bir uygulamaya kim reklam vermek istemezki? Zaten daha önce bunun Türkiye’deki ilk örneğini yaratan Turkcell‘in İştesöz uygulamasını sizlere tanıtmıştım. Facebook‘un şuanki piyasa değeri ise 16$ milyar dolar civarında. Korkunç bir rakam.

Keşke diyorum bizlerden de böyle güzel projeler çıksa. Ama biz hazıra konmayı seviyoruz. Türkiye’deki beğendiğim bir kaç girişimden ikisi olan Blograzzi ve Sosyomat‘ı örnek gösterebilirim. Bunlar çok başarılı projeler ama dünya çapına yayılacak kadar değil. Sonuçta önce yabancılar yaptı biz taklit ettik. Aslında buna neden olan birazda ülke koşulları sanırım. Hatta biraz daha yazarsam eğitim sistemine kadar ineceğim.

Teknoloji Herşeyim‘in “Hakkında” bölümünü okuyanlar az çok bilirler zamanında Kondor adlı bir işletim sistemi yazmaya kalktık ama finanse edemedik, grubu bir arada tutamadık, destekleyen çok az oldu ve yetmedi. Ama dışarıda durum böyle değil. Örnek yine, Facebook‘un arkasında European Founders Fund gibi dev finans şirketleri var. Bize de birileri böyle destek olsaydı neden yazmayaydık ki Türkiye‘nin ilk işletim sistemini?

Aslında daha çok yazacak şey var ama konuyu fazla da dağıtmak istemiyorum.

Umarım, Avrupa‘nın 30 sene gerisinden gitmeyi bırakır ve bir an önce elimizdeki müthiş beyinlerde dünyayı sarsacak projelere imza atarız. Tabi bunun için katetmemiz gereken çok yol var orasıda işin başka bir boyutu.

Turk Telekom Sabit Ucret Tablosu

Ocak 29, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Turk Telekom Logo

Geçen gün yazdığım Telekom’a Sabit Ucret Davası Açmak adlı yazı büyük ilgi görmüş olmalı ki okuyucularımdan gelen maillerin sayısı azımsanamayacak derecede. Bugün, Turk Telekom‘un bizlerden, aylara göre ne kadar sabit ücret kestiğini gösteren bir tabloya rastladım. Buradan indirebilirsiniz.

Tüketici Hakem Heyeti‘ne başvuranların sayısı 1000 leri geçmiş duyduğuma göre ve fakat şöyle bir durum var, Turk Telekom da davayı kazanan vatandaşa karşı, davanın iptali için bir dava açmaya hazırlanıyormuş. Sanki bu ücretlerin mantıklı bir açıklaması varmış gibi bir de karşı dava açılıyor ne söylenebilirki? 1 YTL değilki kardeşim bu, 10YTL, el insaf!

I-Phone SDK sı internete sızdı

Ocak 29, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

iphoneApple‘ın iPhone‘u aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen hala adından çokça bahsettirmeyi başarıyor. Aldığım bir habere göre, Apple‘ın iPhone için hazırladığı SDK Key internete düşmüş. Bu şu demek oluyor; Bu güne kadar iPhone için bağımsız geliştiriciler herhangi bir uygulama yazamıyordu, nedeni ise ortada herhangi bir SDK olmamasıydı.

Son gelen haberlere göre bu SDK internete sızmış ve şu an birden fazla internet sitesinde yayınlanıyor. Bilindiği gibi I-Phone, I-Tunes ile entegre bir şekilde çalışıyor ve bu bizi Apple firmasına bağımlı hale getiriyor. Bu SDK Key‘in internete düşmesiyle birlikte artık yazılımcılar I-Phone için çeşitli güzellikler düşünecektir :)

Bu durum karşısında Apple‘ın ne yapacağını merak ediyorum.

14.000 Email hesabı yanlışlıkla silindi

Ocak 29, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

“Yanlışlıkla”!!

Charter CommunicationDüşünsenize, yıllardır kullandığınız, bütün arkadaşlarınızın bildiği, her yere dağıttığınız email hesabınız, servis aldığınız şirketin kullandığı yazılım nedeniyle yanlışlıkla ve geri döndürülemez bir biçimde silinse ne yapardınız?

Dünyada bunu başarabilen bir şirket var, adı: Charter Communications.

Charter, rutin olarak gerçekleştirdiği inaktif email hesaplarını temizleme operasyonunda, kullandıkları yazılımın azizliğine uğramış ve yanlışlıkla, inaktif email hesaplarının yanı sıra aktif halde olan yaklaşık 14.000 adet email hesabını silmişler. Şirketten yapılan açıklamada, sorunun yazılım kaynaklı olduğu ve yanlışlıkla yaklaşık 14.000 adet email hesabının silindiği belirtildi. Bunun yanı sıra, silinen hesapların yedeklerinin bulunmadığı ve bu nedenle geri döndürülemez bir hasar ile karşı karşı olduklarını açıklamışlar.

Bu arada Charter, öyle ufak çaplı bir şirket te değil. Merkezi Amerika‘da bulunan ve 2.6 milyondan fazla abonesi olan Yüksek Hızda Kablolu Internet sağlayıcılarından birisi. Ayrıca Kablo TV ve ön ödemeli TV yayınları da sağlıyor. Tabi bu 14.000 abone durumdan oldukça şikayetçi ama bilindiği gibi bu tarz yazılım hatalarından kaynaklanan problemler, yapılan sözleşmelerde açık bir şekilde belirtiliyor. Bu nedenle kullanıcıların herhangi bir hak iddia edebileceklerini sanmıyorum.

Yazının devamı

Google Adsense açıklarını kapatıyor

Ocak 28, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Google Logo

 Orjinaline şurada rastladığım habere göre Google bazı uyanıkların, Adsense üzerinden haksız kazanç sağladıklarını tespit etmiş ve buna neden olan açıkları kapatmış.

Bundan böyle 5 günden daha yeni olan domainler için adsense başvurusu kabul edilmeyecek. Nedeni ise, bazı şirketlerin domain alımı için deneme süresi sunması ve bu süreyi ücretsiz olarak vermesi. Mesela bir domain alıyorsunuz ve bunu 5 gün hiç ücret ödemeden yayınlayabiliyorsunuz ya da 5. gün sonunda eğer ödeme yapmış ve memnun kalmamışsanız paranızı iade alabiliyosunuz.  5. günün sonunda ücretini ödemezseniz domain kapatılıyor.

İşte bundan faydalanan uyanıklar, bu şekilde binlerce domain alıp, üzerlerine kendi adsense reklamlarını yerleştirmişler. Bu yöntemle 1 kişinin binlerce domain alıp, 5 gün bile olsa adsense reklamlarını bu domainlerde yayınladığını bir düşünsenize.. Korkunç gelirler elde edilebilir.

İşte bunun farkına varan Google, artık 5 günden daha yeni domainler için adsense başvurusu kabul etmeyeceğini açıkladı. Bence de iyi yaptı. Bünyesinde dünyanın en iyi mühendislerini çalıştıran Google’ı kandırmayı denemek bile büyük hata.

Lego nun 50. yıldönümü şerefine Google dan jest

Ocak 28, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Google Lego 

Bugün Google anasayfasını açtıysanız, Google‘ın Lego için yaptığı büyük jesti görebilirsiniz. Lego‘nun 50 kuruluş yıldönümü şerefine Google, Logo için bir Doodle hazırlamış. Google‘ın zaten önemli günler için yaptığı Doodle ları hepimiz biliyoruz. Hatta Google, bütün dünyadaki önemli günleri hatırlarken neden Türkiye‘deki önemli günleri ve olayları hatırlamıyor diye içerleyen bir grup başarılı girişimci arkadaşımız Google Bize Logo Yapsana projesini başlatmış, bir anda binlerce fanatiği oluşmuş ve Google‘ın önemli günlerimizi hatırlaması için ana sayfasına koymak üzere binlerce Doodle hazırlanmıştı.

Bu olaydan sonra Google artık Türkiye’deki önemli günlerede önem vermeye başladı ve nadiren de olsa Ülkemize özel Doodle‘ları yayınlıyor. Ama yeterli mi bence hayır..

Baksanıza Lego‘nun kuruluşu için bile jest yapan Google, Büyük Önderimiz Atatürk‘ün kurduğu Cumhuriyetimizin, kuruluş yıldönümünde bile, yapılan bu kadar girişimden sonra bir Doodle yayınlamıştı.

Umarız bu tarz jestler, ülkemizdeki önemli kuruluşların ve günlerin yıldönümlerin de de karşımıza daha sık çıkar.

Wordpress için Digg eklentisi, Gregarious

Ocak 28, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Günlerdir yerli yabancı bloglar arasında adam gibi çalışan bir Digg eklentisi arıyorum. untitled-copy.gifAma her bulduğum eklentiyi çalıştırmak istediğimde hüsranla sonuçlandı. Bilmiyorum, belki de benim kullandığım tema ile ilgili bir durum.

Neyse, azimle çalışanının neler yapabileceğini hepimiz biliyoruz :) Sonunda bir eklenti buldum. Hatta eklentiler paketi de diyebiliriz. Adı Gregarious.

Bu eklenti ile Digg‘in interaktif oylama ve durum butonunu sitemize entegre edebiliyoruz hem de sorunsuz ve zahmetsizce. Her zamanki gibi, sıkıştırılmış dosyayı plugin klasörüne atıyoruz ve eklentilerden aktif hale getiriyoruz. Daha sonra kullanıcı tercihlerinden özelleştirebiliyoruz. Zira bu eklenti Digg dışında bir çok sosyal imleme sitesinin de interaktif oylama butonlarını sitemize eklememizi sağlıyor.

Plugin‘in yaratıcısına buradan ulaşabilir ve eklentiyi indirebilirsiniz. Kendim denedim ve gayet güzel çalışıyor, kullanıcılar interaktif olarak sitenizden haberlerinizi Digg leyebiliyorlar ve kaç kişinin Digg lediğini, içeriğin yanındaki butondan takip edebiliyorsunuz. Ancak eklentiyi biraz denedim ve kaldırdım, neden derseniz; kullanılan scriptler sayfa açılma hızınızı çok fazla etkiliyor. Yine de meraklısına duyurulur :)

UFO dan sonra bir de Hayalet çıktı başımıza

Ocak 27, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

Abuzittin MarstaGeçenlerde hatırlarsanız gündem Nasa‘nın uzay aracının Mars’ta çektiği tek kare ile sarsılmıştı. Aslında sarsılacak birşey de yok, dikkatli bakan her göz o fotoğrafın fotomontaj ya da bir şeyin silüeti olduğunu anlayabilir. Ama yurdum insanı meraklı tabi, “abi marsta insan varmış, kayanın üstünde oturuyomuş, fotoğrafını çekmişler”

Sağolsun delinin biri kuyuya bir taş attı, kırk akıllı çıkaramadı yine. E tabi millet buldu malzemeyi şimdide Hayalet çıktı başımıza. Vay efendim neymiş, İngiltere‘de bir doğum günü partisi yapılmış.. eee?? bir fotoğraf çekilmiş.. eee? sonra bir bakmışlar alttan bir çocuk kafası görünüyormuş vay efendim bu hayaletmiş. Yahu el insaf. Hadi bizim yerli basına bir şey demiyorum çünkü halk böyle haberleri seviyor. Yakalamışlar bir tane fotoğrafı basmışlar altına “Hayalet” manşetini akla gelebilecek her yerde yayınlamışlar.

Ya yabancı basına ne demeli? Nasıl oluyor da tek kare fotoğrafı incelemeden etmeden “hayalet var” diye haber yapabiliyorsunuz ve bunu tüm dünyaya yayabiliyorsunuz?

 

Memlekette de zaten ana haber bülteni diye bir şey kalmadı, 2 tane politika, 2 tane spor haberi.. Gerisi magazin.. Fotoğrafı da koyuyorum buraya karar sizin. Bence o fotoğrafta “Alyen” var :)

alyen

Bu da alyen :)

49$’a DirectX 10.1 olur mu?

Ocak 27, 2008 tarihinde Hakan Yamanoğlu tarafından yazıldı

ATI Radeon HD 3450Bugün okuduğum bir habere göre, ATI, Radeon HD 3450‘nin fiyatını öyle bir belirlediki, NVIDIA gerçekten çok zor durumda kalacak. Başlıkta da okuduğunuz gibi Radeon HD 3450‘nin fiyatı 49$!

Radeon HD 3450‘de neler mi var? Neler yokki?  En başta ATI‘nin büyük önem verdiği ve 2008 yılında çıkaracağı neredeyse tüm kartlarında destekleyeceği -NVIDIA DirectX 10.1 gereksiz demişti- DirectX 10.1 desteğini sunuyor. Bunun yanında Shader Model 4.1 desteği de geliyor.

ATI Radeon HD 3450, RV620 GPU’sunu kullanıyor. RV620, daha önce bahsettiğim gibi, 55nm üretim mimarisi ile kullanıcılarla buluşuyor. Yani bu hem daha az ısınma, hem daha fazla transistör hem de daha az güç tüketimi anlamına geliyor. Fiyatına bakıp çokta dandik bir kart sanmamak gerekiyor Radeon HD 3450‘yi. Zira RV620‘nin çekirdek hızı 600mhz, ve bu NVIDIA 8400 ile kapışması için yeterli hızı sunuyor.

Yok bana 600mhz çekirdek hızı yetmez derseniz, üzerine 10$ daha fark verip 800mhz çekirdek hızıyla gelen ATI Radeon HD 3470‘de alabilirsiniz. -‘70′ eski Radeonlarda XT’ye denk geliyor-  Bu kart kesinlikle power user diye tabir edilen oyun manyaklarına yönelik yapılmamış burası açık. Ancak giriş seviyesi ucuz bir PC toplamak istendiğinde kesinlikle tercih edilebilecek bir kart. Şu an 2. el eski Radeon 9800XT‘lerin bile 50-60 ytl den aşağı satılmadığı düşünülürse, ne kadar uygun bir alternatif olduğu daha net ortaya çıkacaktır.

Üst düzey ekran kartları ile kıyaslandığında uçuk bir performans sergileyemeyeceği ayan aşikar olan HD Radeon 3450 ve Radeon HD 3470, buna rağmen, giriş seviyesinde harika sonuçlara imza atacak gibi görünüyorlar. Özellikle Radeon HD 3470, en azından bir çok oyun ve özellikle 3D Mark testlerinde NVIDIA 8500 GT‘den daha iyi bir performans sergileyecek gibi görünüyor.

Sonraki Sayfa »