Bataryası ölen iPad’ler yenisiyle değişiyor
Bu gerçekten iddialı bir haber. Böyle bir haberin altından Apple’ın çıkmasına ise şaşmamak lazım. Apple, iPad’lerin batarya değişim sürecini duyurdu. Ama buna tam olarak bir batarya değişim süreci demek yanlış olur. Çünkü değişen şey iPad’in komple kendisi!
Apple’ın yayınladığı iPad batarya değişim süreci gerçekten bir ilk. Eğer bir nedenle iPad’inizin bataryasının ömrü azalır ya da batarya kaynaklı bir sorun yaşarsanız, iPad’inizi 99$’a yenisi ile değiştirebilirsiniz. Gelin iPhone ile iPad batarya değişim süreçlerini bir kıyaslayalım:
iPhone: (Tamir olur)
“If your iPhone requires service only because the battery’s ability to hold an electrical charge has diminished, Apple will service your iPhone for a service fee.”
iPad: (Yeni bir iPad ile değişebilir)
“If your iPad requires service due to the battery’s diminished ability to hold an electrical charge, Apple will replace your iPad for a service fee.”
İşin özü, eğer bir şekilde iPad’inizin bataryası arıza çıkarırsa, Apple iPad’inizi 99$+kargo ücreti ile komple yeniliyor. Tabi içindeki verileri yedeklemeyi unutmamak gerekiyor, zira Apple’ın verilerinizi yedekleyip size vermek ya da yeni iPad’inize aktarmak gibi bir hizmeti yok. Zaten bu durumla ilgili madde, değişim şartlarında yazıyor.
“No. You will receive a replacement iPad that will not contain any of your personal data. Before you submit your iPad for service, it is important to sync your iPad with iTunes to back up your contacts, calendars, email account settings, bookmarks, apps, etc. Apple is not responsible for the loss of information when servicing your iPad.”
Türkiye’de de uygulanır mı bu süreç, belli değil..
Çalışanların %57’si akıllı telefonlarını banyoda kullanıyor
CareerBuilders’ın 5200 mobil çalışan ile yaptığı anketin sonuçları bir hayli ilginç. Anket sonuçlarına göre, mobil olarak çalışanların bir çoğu, akıllı telefonlarını kullanırken gerekli özeni göstermiyor.
Sonuçlardan dikkat çeken bazıları şöyle:
- Ankete katılanların %62’si akıllı telefonlarını yemek yerken kontrol ediyor. -Bunu hepimiz yapıyoruz-
- %60′lık bir kısım izinliyken telefonlarını kontrol ediyor. (İzinliyken kim sosyal medyada biraz zaman geçirmek istemez ki?)
- %50′lık bir kısım telefonlarını yatarken kontrol ediyor.
- %57′lık kısım telefonlarını banyoda kontrol ediyor. -Çok ilginç..
- - %50′lik bir kısım ise ne yazık ki araç kullanırken telefonlarını kurcalıyor.
Daha fazlası için InformationWeek‘e bakabilirsiniz.
iPhone’da çalışan programlar, iPad’de nasıl görünecek?
iPad’in piyasaya çıkış tarihi yaklaştıkça hakkındaki eleştirilerde aynı hızla artmaya devam ediyor.
Daring Fireball’dan John Gruber’ın iPad’de bulunması gereken Stocks, Calculator, Clock, Weather ve Voice Memos programları hakkında oldukça ilginç bir hikayesi var. Söylediğine göre bu uygulamalar iPad’da şu an için bulunmuyor. Bu gerçekten çok ilginç bir iddia çünkü şu saydığımız programların hepsi iPhone’da standart olarak bulunuyor. Hele ki saat, hava durumu gibi uygulamaların iPad’de olmaması garip.
Gruber’ın söylediğine göre, bu standart iPhone uygulamalarının iPad’de olmamasının nedeni ekran genişliği ve çözünürlüğü ile alakalı. Esasında, üçüncü parti olarak yazılan tüm iPhone uygulamaları iPad ile tamamen uyumlu olarak çalışabilecek. Bununla birlikte iPad’in ekran genişliği ve çözünürlüğü ile tamamen adapte olabilecek bu uygulamalar. Ancak Apple’ın varsayılan olarak sunduğu bazı iPhone uygulamaları, iPad’in çözünürlüğü ile uyumlu çalışmıyor olacak ki prototipi, bu uygulamaları kırparak görücüye çıkardılar.
Eğer bu söylenenler doğruysa gerçekten şaşılacak bir durumla karşı karşıyayız demektir. Çünkü bu saydığımız uygulamalar, çok basit yapıda, herkesin yaygın olarak kullandığı ve öyle aman aman bir mühendislik gerektirmeyen uygulamalar. Eğer Apple’ın kendi iPhone uygulamaları iPad’de doğru düzgün çalışmıyorsa, iPhone için yazılmış binlerce üçüncü parti uygulamanın iPad üzerinde %100 uyumlu ve sorunsuz çalışacağını kim garanti edebilir?
Anlaşılan iPad’in ilk versiyonu kullanıcılarına gerçekten mükemmel bir deneyim sunacak ancak bu deneyim Apple’ın söylediği kadar mükemmel olmayacak..
Resmi iPad reklamı yayında
Apple, yeni teknolojik oyuncağı iPad’in ilk resmi reklamını tüm dünyada yayına verdi. Ben şahsen reklamdan çok etkilendiğimi söylemeliyim. Kesinlikle benim de bir iPad’im olmalı diye düşünüyorum şu an. Reklam bende bu hissiyatı yarattı. Ya sizce? 3 Nisan’ı bekliyoruz, heyecanla..
iPad’in 4 potansiyel kullanım alanı
Geçtiğimiz haftalarda Apple, yeni teknolojik oyuncağı iPad’i tüm dünyaya tanıtmıştı. iPad çıkmadan önce, hakkında öyle dedikodular çıkmıştı ki kimse Apple’ın nasıl bir ürün sunacağını kestiremiyordu. Ürün, iPhone uygulamalarıyla tam uyumlu olmasının yanında, internette gezinti yapmaya ve geniş ekranı sayesinde, taşınabilir bir aygıtta kitap okumanın tadına varmanızı sağlıyor(Bkz. Amazon Kindle). 499$’dan başlayan fiyatı da, böyle bir cihaz için uygun sayılabilir. Tabi bu fiyat Amerika için geçerli. Ülkemizde nasıl bir fiyattan satılacağını Allah bilir.
Bütün bunlara rağmen, Apple’ın bu yeni oyuncağı, iş dünyasında kendine bir yer edinebilecek mi? Bir işveren olarak, ya çalışanlarınız için bu yeni oyuncağı hiç vakit kaybetmeden edineceksiniz, ya da iPad’in iş dünyası için kendini biraz daha geliştirmesini bekleyeceksiniz. iPad, bir bilgisayarın ya da iPhone’un sağladıklarını sağlayabilecek mi?
Ofis dosyalarını düzenleme: iPad için iWorks’ı uygulamalarını satın alıp (her uygulama 9.99$) word dosyalarını düzenleyebilir, excel’de tablo yapabilir ve sunumlarınızı gerçekleştirebilirsiniz. Bu sayılanları bir MAC ve ya da bilgisayarda çok daha hızlı bir şekilde yapabiliyorsunuz zaten ama iPad, tüm işler üzerinde düzenleme yapabilmek için akıllıca bir seçim olabilir.
Sosyal notlar: iPad, her iPhone uygulaması ile tam uyumlu. Yani bu demek oluyor ki, Evernote‘u iPad’de kullanabilir, bu sayede resim arşivinize erişebilir, kısa kısa sesli notlar alabilir ve bunları diğer ekip arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Bilindiği gibi Evernote, piyasadaki en iyi not alma yazılımlarından biri ve iPad sayesinde bu deneyim daha da mükemmelleşebilir.
Portatif ekran / Sunum makinesi: iPad, sunumlarınız esnasında, videolarınızı oynatabileceğiniz mükemmel bir ekrana sahip. Yani iPad’i bir sunum makinesi gibi kullanabilirsiniz. Ama yine de bir prize ihtiyacınız olacak.
Tam internet erişimi: iPad piyasaya çıktığında gerçekten güçlü bir web tarayıcısına sahip olacak. Apple’ın kullandığı A4 işlemcisi ise web sayafalarını hızlı bir şekilde yüklemeye yardımcı olacak. Geniş ekran sayesinde ise, ne aradığınızı kolaylıkla bulabileceksiniz. Özellikle 3G desteği ile hızlı internet erişimi, iş dünyasını en zayıf noktasından vurabilir. Çünkü günümüzde mobilite demek, her şey demek..
Blackberry Slider yolda mı?
Bugüne kadar RIM’in Slider tarzı bir Blackberry üreteceği söylentileri ortada dolaşıp duruyordu. Ancak bu durum artık söylenti olmaktan çıktı. Blackberry’nin Slider tarzı bir modelinin var olduğu ortaya çıktı. Hatta resimleri de var..
İlk resim biraz bulanık olduğu için, bu fotoğrafın gerçek olup olmadığına kadar vermek güç. Bu resmin gerçek olup olmadığına kafa yormayı bırakıp aşağıdaki yüksek çözünürlüklü diğer resme baktığımızda ise, QWERTY klavyeye ve kaydırmalı kapak mekanizmasına sahip yeni bir Blackberry görüyoruz.
Muhtemelen şu an kafanızda Blackberry Slider’ın, pazarda tam olarak hangi kitleye hitap edeceğini düşünüyorsunuz. Belki de Storm serisinin devamı, hatta Storm 3? Ya da Crackberry’den Kevin’ın söylediği gibi bu yeni model BOLD serisinin bir parçası olarak marketlerde yerini alacak. İki türlü de tam emin olmak mümkün değil.
Blackberry Slider’ı her ne kadar çalışır vaziyette göremesek de içerisindeki batarya, bugüne kadar Blackberry’lerin kullandığı bataryalardan hem yapı hem güç seviyesi olarak ayrılıyor. Bu batarya, turuncu renkte, keskin kenarlara sahip ve Blackberry’lerin kullandığı DX-1 türü bataryalardan biraz daha ince bir FX-1. Ve sadece 1050mAh gücünde.
Blackberry Slider’ın gövde tasarımı ise Storm-2′ye çok benziyor ama aynı kategoride cihazlar değiller. Örneğin; Blackberry Slider, Storm serisinin sahip olduğu SurePress dokunmatik ekran teknolojisine sahip değil. Bilindiği gibi SurePress teknolojisi, gerçek bir klavye hissiyatı veriyor ve ekrana gerçekten tıklayabiliyorsunuz. Yani ekrana tıkladığınızda, ekran hafifçe içe doğru hareket ediyor. Tıpkı bir klavyenin tuşları gibi..
Blackberry Slider, kullanıcılara halen yoruma açık bir kapı bırakıyor. Ve şu an için özellikleri hakkında detaylı bir bilgi yok. Ancak Bold ve Storm arasındaki yeni bir konsepti temsil edeceği kesin.
Steve Jobs’ın hayatı tiyatro oyunu oluyor
Steve Jobs’ın hayatı daha önce defalarca kitaplara konu olmuştu. Ancak bu seferki biraz farklı. Steve Jobs’ın hayatı çok yakında Broadway’de bir oyun haline gelecek. Fakat daha öncesinde Berkeley Repertory Tiyatrosu Steve Jobs hakkında, adı The Agony and the Ecstasy of Steve Jobs olan bir oyun sunacak.
Ancak bu oyun beklenenin aksine Steje Jobs’ın önlenemez yükselişini konu almayacak. Oyunun yapımcılarının söylediğine göre konu, Çin’deki fabrikalarda milyonlarca iPhone ve iPod üretilmesi için harcanan emeği ve yaşanan zorlukları anlatacak. Steve Jobs rolünü ise aktör Mike Daisey canlandıracak. Zaten kendisi teknolojiye pek uzak bir kişilik değil. Amazon.com’dan ayrılıp aktörlüğe soyunmasıyla ünlü (:
Youtube’da tüm zamanların en çok izlenen 10 videosu
Online Video çağını başlatan Youtube, her gün milyonlarca kez izlenen videolara ev sahipliği yapıyor. Peki tüm zamanların en çok izlenen videoları hangileri? Gelin bir bakalım..
Readwriteweb’in ilk kez 2007′nin Ağustos ayında hazırladığı bir top 10 listesinde o zamanlar birinci sırada komedyen Judson Laipply’nin hazırladığı Evolution of Dance vardı ve 56 milyona yakın kez izlenmişti. Hatta bu video yerli basında da bir çok kez yer almıştı. Daha sonra Eylül 2008′de bu liste tekrar güncellendi ve bu kez de Avril Lavigne’in Girlfriend adlı videosu 103 milyon kez izlendi. (Gerçi videoya yorum yapanlar bu sayıda sistemsel bir oynama yapıldığını düşünüyordu)
Peki şu an durum ne? Readwriteweb yeniden bir liste hazırlamış. Ancak ben sayıları direkt Youtube’dan alarak listeyi yeniden güncelledim. İşte tüm zamanların en çok izlenen 10 videosu:
Google’ın kendi SEO raporuna göz atın!
Az önce RSS bağlantılarım arasında gezinirken çok ilginç bir yazı ile karşılaştım. Bu yazı Google Webmaster Central Blog’unda yayınlamış ve adı Google’s SEO Report Card. Yani Google’ın kendi sayfaları için oluşturduğu SEO raporu.
Bu yazı, Google mühendisleri ve çalışanlarının, ürün sayfalarını arama motorları karşısında daha iyi optimize edebilmesine yardımcı olmak amacıyla yayınlanmış. Yani, evet.. Google SEO yapıyor!..
Bu raporda, sayfa ve site bazlı bir çok faktörün karşılaştırmasını görmek mümkün. Title, meta, başlıklar, doğal linkler, resim etiketleri ve linkler yönünden detaylıca işlenmiş bir rapor bu. Yani Google hangi sayfalarında meta tagleri kullanmış, hangi resimlerine tag atamamış hepsini görebilirsiniz.
Bu yazının en kullanışlı yanı ise, nerelerde SEO yönünden hatalar yapılmış, nerelerde doğru hamleler kullanılmış görebilmeniz. Yani Google SEO yaparken nerelerde doğru nerelerde yanlış yapmış görebilirsiniz
SEO ile ilgilenenler için bulunmaz bir kaynak niteliğinde olan bu raporu indirmek için tıklayın.
Virgin Telekom, Flash desteğini çekti
Steave Jobs’ın yeni teknolojik oyuncağı iPad’in Adobe Flash’ı desteklemeyeceğini açıklamasından sonra her yerde Flash’ın işi bitti dedikoduları duyulmaya başlanmıştı. Hatta Youtube bile kendini HTML5 için adapte etmeye devam ediyor.
Bu dedikoduların ardından ilginç bir gelişme daha yaşandı. Amerika’nın ünlü GSM operatörlerinden Virgin, iPhone kullanan abonelerinin, web sitelerini daha rahat gezebilmesi için, tamamı flash içerikleriyle dolu internet sitesini HTML5 altyapısıyla yeniledi. Virgin, web sitesinde tek bir Flash içeriği bırakmamış. Bunun tek nedeni, mobil platformlarının tamamına yakınının flash içerikleri desteklememesi. Mobilitenin önemli bir yer edindiği günümüzde, firmalar, web sitelerini mobil platformlar ile tam uyumlu hale getirmek için büyük çaba sarfediyor. Flash içerikleri ise bu uyumluluk için büyük bir engel durumunda.
Flash sizce kan kaybediyor mu?
Microsoft’un Android platformu için ilk uygulaması
Başlığa bakınca ne kadar garip bir durum olduğunu anlamak güç değil. Microsoft, bir çok alandaki en büyük rakibinin platformuna bir uygulama yazıyor!
Hatırlarsanız 2008 Aralık ayında Microsoft yine benzer bir sürpriz ile iPhone platformu için de bir uygulama geliştirmişti. Seadragon adlı bu uygulama ile kullanıcılar, sıfıra yakın bir zaman kısalığında çok yüksek boyuttaki resimlere zoom yapabiliyorlardı. Herkes bunun bir şaka olduğunu, Microsoft’un böyle bir şey yapmayacağını düşünürken, Seadragon’ın yayınlanmasından bir ay sonra Microsoft ikinci iPhone uygulaması olan Microsoft Tag‘i duyurdu. Bilindiği gibi Microsoft Tag, cep telefonlarında bir barkod okuyucu gibi çalışıyor ve bir web sitesinin adresini, yazdığınız bir metni ve bir kartviziti. barkod formatına dönüştürüyor. Bu uygulamayı kullanan akıllı telefonlar, ilgili barkodun resmini çektiğinde, sistem kişiyi otomatik olarak o barkod içerisine kodlanan içeriğe yönlendiriyor. Büyük bir niğmet..

Bunların dışında Microsoft’un Bing arama motoru için geliştirdiği bir kaç iPhone uygulaması daha bulunuyor.
Şimdi ise, Microsoft Tag uygulaması Android platformuna geliyor. Bu uygulama Microsoft’un Android platformu için yazdığı ilk uygulama olma özelliğini taşıyor. Microsoft Tag uygulaması halihazırda Windows Mobile, Java, Blackberry ve Symbian S60 tabanlı telefonlar için de kullanılıyor.
Esasında Microsoft’un bu hamlesi, Microsoft Tag’in geleceğine ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Android platformu için geliştirilen Microsoft Tag, bugünden itibaren Android Market’te ücretsiz olarak yerini alıyor.
Microsoft Tag’i indirmek için http://www.microsoft.com/tag
İndirdikten sonra aşağıdaki barkodun resmini çekmeyi unutmayın

Symbian platformu için Skype yayında
Uzun zamandır beta testleri devam eden Skype for Symbian bugün (03.03.2010) resmi olarak yayınlandı. Bu şu demek: Dünya üzerinde bulunan 200 milyon civarındaki Nokia marka telefon birbiriyle ücretsiz olarak haberleşebilir.
Skype, dünya üzerindeki milyonlarca kullanıcısını birbiriyle ücretsiz olarak görüştürüyor. Ayrıca istenilen bir sabit ya da GSM numarası da Skype üzerinden belirli bir ücret karşılığında aranabiliyor. İşte bu yeteneklerin hepsi artık Symbian platformu için geliştirilen Skype için de geçerli.
Ayda 1.5 milyon, saniyede 22 uygulama indirilen OVI Store üzerinden de yayınlanmaya başlayan Skype for Symbian’ın nasıl bir hızla Nokia kullanıcılarına ulaşacağını varın siz düşünün (:
Dahasını, Skype Ürün Müdürü Mark Douglas’dan dinleyelim..
Google Chrome ve otomatik dil çevirisi
Google’ın yeni nesil tarayıcısı Chrome’un en yeni beta versiyonu(4.1.249.1021) bir kaç güzel yenilikle birlikte geliyor.
İlki, otomatik dil çeviri hizmeti. Chrome, tarayıcınızda kullandığınız mevcut dilinizden farklı bir dilde web sayfası açtığınızda bunu otomatik olarak algılıyor ve ilgili sayfayı dilinize otomatik olarak çevirebiliyor. Bunun için karşınıza otomatik olarak açılır bir menü çıkıyor ve hangi dile çevirmek istediğinizi soruyor. Bu hizmet için tabiki Google Translate altyapısı kullanılıyor. Ancak ondan daha kullanışlı. Henüz denemedim ancak sistemin bir çok sayfayı otomatik olarak algılayabildiği söyleniyor. Ancak bazı sayfaları (özellikle çince olanları) algılamada sorunlar yaşandığı da bir gerçek. En kısa zamanda bu özelliği deneyip, deneyimlerimi yazacağım.
Diğer yenilik ise gizlilik ayarlarını özelleştirmek ile ilgili. Bu yeni özellik sayesinde Chrome’un, her web sayfası için ayrı ayrı gizlilik ayarı yapılabilmesine olanak sağlanıyor. Böylelikle her zaman girdiğiniz siteler için ayrı ayrı gizlilik ayarları yapabiliyorsunuz.
Bu yeni özellikler için aşağıdaki videolara da bakabilirsiniz.
Gmail güvenlik geliştirmeleri devreye alınıyor
Google, bir süredir Gmail için planladığı güvenlik geliştirmelerini bu hafta içerisinde devre alıyor. Hatta bazı kaynaklara göre bu güncelleştirmeler bugün içerisinde devreye alınabilir.
Google’ın devreye almayı planladığı bu güvenlik güncellemelerini, phishing ve hacking olaylarını minimuma indirmek için geliştirildiği biliniyor.
Duyumlara göre, Gmail için ön planda iki tane spesifik güncelleme var. Birinci geliştirme, kullanıcıların Gmail hesaplarının şifresini unuttuğu durumlarda devre girecek. Eğer Gmail hesabınıza en sık kullandığınız dışında yeni bir bilgisayardan erişirseniz, karşınıza “tek kullanımlık şifre” mekanizması çıkacak. SMS ile tarafınıza ulaşacak bu şifreyi Gmail arayüzüne girdiğinizde, sistem sizin “siz” olduğunuzu anlayacak ve yeni şifre alma işlemine devam edebileceksiniz. Böylelikle olası kötü niyetli kişilerin hesabınızı ele geçirme olasılığı ortadan kalkacak.
İkinci güvenlik geliştirmesi ise OAuth sistemi üzerinde olacak. (GMail kontaklarınızı export ederken kullanılan sistem) OAuth’un yerini ise muhtemelen OAuth Wrap alacak.
Tabi bunların hepsi şu an için söylenti. Google henüz bu bilgileri doğrulamadı.
Kaynak: Techcrunch
Nexus One 23 Mart’da Verizon’la piyasada mı?
Techcrunch’ın haberine göre Google’ın yeni mobil oyuncağı Nexus One, Verizon ile yoluna devam edecek. Hatta Verizon, lansman tarihini 2010 ilkbaharı olarak belirlemiş. Fakat yayılan dedikodulara göre Nexus One’ın Verizon ile birlikte çıkış tarihi 23 Mart 2010.
Techcrunch’daki amcalar Verizon’daki kontaklarıyla irtibata geçip bu durumu sormuşlar ancak kimseye doğrulatamamışlar. Bu dedikodu Verizon içerisinden yayılmamış görünüyor, Google’dan yayılmış olması daha muhtemel. 23 Mart tarihinin CTIA wireless conference‘a denk gelmesi de ayrıca ilginç.. Bu rastlantı, söylentileri daha da kuvvetlendiriyor. Bakalım Nexus One’ı ülkemizde ne zaman göreceğiz?












